İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Çulım Türkleri

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Çulım  Türkleri Tatar, Çulım, Melets, Kezik, Melez gibi isimlerle de bilinir ve anılırlar. Haklarında en eski bilgi, bölgeye 16. Yüzyıldan itibaren akın akın gelen Rus sömürgecilerden alınmıştır. Çin ve Hint kaynaklarından elde edilen, daha eski bilgiler var ise de bu bilgilere kuşku ile bakılmaktadır. 

16. yüzyılın sonlarında, Rus Çarlarına vergi ödemeye başlayan Çulımlar,  17. yüzyıl boyunca sayıları gitgide artan Rus yerleşimcilerin baskısı altında kaldılar. Nihayet 1720 yılında, silah zoruyla Hristiyan yapıldılar. 1822 yılında, “Rus asıllı olmayan” statüde “vatandaş” sayıldılar. Genellikle göçebe olan ve avcılık, balıkçılık, hayvancılık ile geçinen Çulım Türkleri, Rus yöneticilerin baskıları ve koydukları ağır vergilere rağmen, 1930 yılına kadar eski yaşamlarını sürdürdüler. Bu tarihten sonra, Çulımlar yerleşik hayata geçirildiler. Komünist yönetim tarafından bölgede kollektif çiftlik (Kolhoz) kurulmaya başlandı. Bu çiftliklere malzeme sağlamak için, çok sayıda zengin Çulımların, mallarına el konuldu ve o arada mal sahibi olan birçok aile bireyleri katledildiler!…

Sovyet komünist yönetimi, halkın geleneksel yaşam tarzlarına son verdiği gibi, dinsel konularda da ağır bir baskı rejimi kurdu; ibadetlerini yerine getirmelerine izin verilmedi. İşyerlerinde, okullarda, devlet dairelerinde Rusça zorunlu dil oldu. Çulım Türkleri ana dillerini ancak köylerinde ve evde aile içinde kullanabildiler. Bu nedenle ve Ruslar ile evliliklerin artması sonucu, bilhassa genç nesil arasında günlük konuşma dili Rusça oldu. Toplam nüfusun yarısından fazlası anadilini konuşamaz hale geldi.

***

Adlarını Çulım Nehrinden alan Çulımlar, Rusya Federasyonu’nun Tomsk ve Krasnoyarsk Bölgelerinde yaşıyorlar. Çulım Nehir havzasında aşayan Çulım Türkleri kendilerini ya Rusların eski adlandırmalarına dayanarak “bizim insanlar, bizimkiler” ve “Ös/İyus (Nehri) halkı” veya “Ös/İyus insanları” olarak adlandırmaktadır. Krasnoyarsk Bölgesindeki bazı Çulım Türklerinin kendilerini “Hakas” olarak adlandırdıkları da tespit edilmiştir. Ös ve İyus adlandırmalarıyla ilgili etimolojik tartışmalar da vardır. Buna göre, Çulım nehrinin, yerli halkın dilindeki adı olan İyus ile Çulım Türklerinin kendi adlandırmaları olan Ös sözcüklerinin İyus nehir adından veya Türkçe öz “kendi” sözcüğünden gelip gelmediği de tartışılmaktadır. 

Burada Türkologların ve diğer bilim insanlarının bu Türk halkına ve onun farklı alt gruplarına verdiği adlara da değinmek isterim. Örneğin Orta Çulım Türklerinden Tomsk’ta yaşayanlara “Tutal” , Krasnoyarsk’ın Tühtet ilçesindekiler ise “Melet” olarak adlandırılmaktadır.

Çulım Türkleri’nin Şamanist inanç sistemiyle yaşamlarını sürdürürken, Devletin büyük bir baskısıyla uğraşlar vermektedirler Hristiyanlaştırılmaları 1720 yılında vuku bulmuştur. Ancak, Çulımlar, Şamanizmi, hiç bir zaman tamamen bırakmamışlardır. Balıkçılık ve avcılıkla hayatlarını sürdüren bu halk Şaman geleneklerine göre de ot toplayıp onlardan şifa sunmuşlar. Doğaya ve ruhlara inanarak onlara tapmışlar. Boncuklarla işlenmiş beyaz baş örtüsü Çulımlarda kutsal sayılmış. Beyaz baş örtü saflığın ve iyiliğin simgesi olarak algılanmış. Kadınlar geleneksel inanışlarını uygularken başlarını bu örtüyle muhakkak örtmüşlerdir.

Dini inançlarına göre kadınlar kuş tüyleri, erkeklerse tavşan postunu kullanmışlar. Bunların ailelerini ve evlerini koruyup kolladıklarına inanmışlardır.

Artık yaşatabilecekleri ve aktarabilecekleri çok az gelenekleri olmasına rağmen bu uğurda büyük Çulımlar kendilerine özgü geleneksel çiğ çamur ya da tahta evlerde yaşarlar. Yazın hafif elbise, kaftan ve bol miktarda süs aksesuarları, kışın da büyük baş hayvancılık ve balıkçılık ile uğraştıkları için hayvan derisinden yapılmış kıyafetler giyerler. 
Çulım dili hiç yazıya geçmemiştir ve okutulmamıştır. Sadece çok az bir kısım kendi dillerini konuşurlar. Genelde anadili olarak Rusça'yı kullanırlar.

Geçen yüzyılın sonralarındaki saptamalara göre, Çulım Türklerinin % 38’i ateist, % 20’si Ortodoks, % 37’si de ateizm ve Ortodoksluk arasında kararsızdırlar.Bir başka saptamaya göre 1930’lara kadar Şaman gelenek ve görenekleri yaygındır. 

8. yüzyıldan itibaren bütün tarihî kayıtlarda Çulım Türklerinin balıkçılık, avcılık, toplayıcılık ve kısmen büyükbaş hayvan besiciliği ve çok nadiren de tarımla uğraştıkları yazılıdır. Başka bir yazı da Çulım Türkleri’nin artık, artık, Sibirya’nın yerel halklarından olduğu,  bu coğrafyaya özgü geleneksel geçim koşullarına da kısmen bağlı oldukları yönündedir.

1912 tarihli belgelerde Çulım Türklerinin büyük ölçüde geleneksel geçim yöntemleriyle yaşadığını rakamlarla ayrıntılı olarak ortaya koymakta, günümüzde ise büyük bir çoğunluğun emekli ve işsizlik maaşıyla geçindiğini, çok azının ise işletmelerde ve kendi işinde çalıştığını, balıkçılık ve avcılığın hobi olarak yapıldığını, pek çok Çulım Türkü için bu işlerin erişilirliğini kaybettiğini ve aralarında işsizlerin de bulunduğunu ifade etmektedir. 
Günümüzde hiçbir yerleşim biriminde Çulım Türkleri nüfus bakımından çoğunluğu oluşturmuyor.  

Sovyetler Birliği döneminde Çulım Türkleri ayrı bir etnik grup olarak olarak nüfus  kayıtlarına geçmemiş, Hakas nüfusuna dâhil edilmişlerdir. İlk defa 1996 yılı nüfus sayımında Çulım Türkleri ayrı bir etnik grup olarak kayıtlara geçmiştir. “Ayrıca Ket Nehri kıyısında yaşayan az sayıda Çulım Türkü kendilerini ‘Karagas’ olarak adlandırmışlardır. 

Şu gerçeği de önemli ve özellikle belirtmek gerekir ki, SSCB döneminde ve hatta öncesinde, Rusya topraklarında yaşamakta olan Türkler ile ilgili sağlıklı bir sayım yapılmamış, rakam saptanmamıştır. 

Bilinen bir gerçek de odur ki, Türk kökenli insanlarla, Ruslar arasında çok sayıda evlilikler yaşanmış ve maalesef o evliliklerle Rus sayısı artarken, Türk sayısı sürekli azalmıştır!...
Öte yandan Çulımlar’ın, Hakas Türkleri arasında da eriyip gitmiş oldukları da bilinen gerçeklerdendir. 
 

Yazarın Diğer Yazıları