Azerbaycan Cumhuriyeti başkenti Bakü’de toplanan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi olan ülkelerin hükümet yetkilileri Ortak bir Bildiri yayımladılar. Bu bildiriden de anlaşılacağı gibi, Türk Devletlerini yönetenler, artık bir fikir birliği, bir güç birliği içinde toplanarak, daha güçlü olmaya karar vermişlerdir.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye ülkelerinin hükümet başkanları ve yardımcılarının Bakü’de gerçekleştirdikleri bu ikinci zirve toplantısının ardından yayınlanan ortak Bildiride; enerjiden yapay zekaya, ulaşımdan yeşil dönüşüme kadar pek çok stratejik alanda tam mutabakat sağlandığı kaydedildi.
Küresel Belirsizliğe Karşı "Stratejik Kenetlenme"
Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov’un ev sahipliğinde; Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, KKTC ve Türkmenistan temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen zirvede, üye devletler Azerbaycan’ın TDT dönem başkanlığına tam desteklerini yineledi.
Bildiride, değişen jeopolitik dengeler karşısında Türk dünyasının barış ve istikrarın anahtarı olduğu vurgulanırken, Nahçıvan Anlaşması ve "Türk Dünyası Vizyonu-2040" belgelerine olan bağlılık teyit edildi.
Ekonomide Engeller Kalkıyor, Yatırımlar Artıyor
Ortak bildirinin en dikkat çeken maddelerinden biri, üye devletler arasındaki ticaret hacmini artırmak için atılan somut adımlar oldu:
Tarife Dışı Engeller: Ticaretin önündeki bürokratik ve tarife dışı engellerin kaldırılması taahhüt edildi.
Sanayi Birliği: Sürdürülebilir bir ekonomik model için sanayi sektörlerinde iş birliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı.
Yatırım İklimi: Üye ve gözlemci devletler arasında iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için ortak projelerin teşvik edilmesi kararı alındı.
Enerjide "Yeşil Koridor" ve Nükleer İş Birliği
Türk Dünyası, enerji güvenliğini sağlamak ve küresel iklim kriziyle mücadele etmek için stratejik bir yol haritası belirledi:
Yeşil Enerji: "Yeşil Enerji Koridoru" projesine güçlü destek verilirken, yenilenebilir enerji kaynaklarının iletiminde sağlanan ilerleme memnuniyetle karşılandı.
Hidrokarbon ve Madenler: Petrol ve doğalgaz altyapısının verimli kullanımı ile kritik mineraller (nadir toprak elementleri) konusunda iş birliği fırsatlarının araştırılması çağrısı yapıldı.
Barışçıl Nükleer Enerji: Nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımı noktasında iş birliği imkanlarının değerlendirilmesi kararı alındı.
Geleceğin Teknolojisi: Yapay Zeka ve Uzay
Zirve, Türk dünyasının teknolojik bağımsızlık hedefini de ortaya koydu:
Dijital Dönüşüm: İnovasyon, yapay zeka ve dijitalleşme stratejik öncelik olarak kabul edildi.
Uzay Teknolojileri: Uzay araştırmalarında ortak girişimlerin destekleneceği belirtildi.
Türkistan Zirvesi: Kazakistan’ın 2026 yılında Türkistan’da düzenleyeceği "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma Gayri Resmi Zirvesi" girişimi büyük takdirle karşılandı.
Ulaşımda "Trans-Hazar" Hamlesi
Lojistik alanında, Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Koridoru (Orta Koridor) Geliştirme İş Birliği Anlaşması'nın önemi bir kez daha altı çizilerek; dijital bağlantı altyapısının oluşmasına tam destek verildi.
Bakü'de kabul edilen bu tarihi bildiri, Türk devletlerinin sadece bir kültürel birlik değil; ekonomik, teknolojik ve askeri-stratejik anlamda dünyanın yeni çekim merkezi olma kararlılığını tüm dünyaya ilan etti.
Bakü'de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Hükümet Başkanları ve Başkan Yardımcıları Toplantısı'na katılan Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Kırgızistan Başbakanı Adılbek Kasımaliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkmenistan Başbakan Yardımcısı Nökerguli Ataguliyev ve TDT Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev toplantıdan sonra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’I ziyaret ettiler.
Aliyev, burada yaptığı konuşmada, ülkesinin TDT'nin gelişimine büyük katkı sağladığını ve sağlamaya devam edeceğini söyledi.
TDT çerçevesindeki işbirliklerinin geliştirilmesinin Azerbaycan'ın dış politikasında öncelikli konulardan biri olduğunu vurgulayan Aliyev, "Defalarca çeşitli platformlardan açıklamıştık ki, Türk Dünyası bizim ailemizdir, başka bir ailemiz yoktur. Bu aileyi geleceğe taşımak için ortak çabaların gösterilmesi elbette çok önemlidir." değerlendirmesini yaptı.
Aliyev, TDT'nin dünya çapında büyük itibar kazandığını ve uluslararası konumunun güçlendiğini ifade ederek şunları kaydetti:
"Ortak çabalarımızla TDT'nin konumunu daha da güçlendirmeliyiz. TDT, dünyanın önde gelen uluslararası kuruluşları arasında yer almalıdır. Bu, bize bağlıdır. Ne kadar çaba gösterir, birlik olursak, önemli projeleri hayata geçirir ve aynı zamanda ortaklarımız için de önemli fırsatlar yaratırsak, uluslararası itibarımız, konumlarımız ve imkanlarımız o ölçüde artacaktır."
Dünyada etnik kökenler üzerine kurulan kuruluşların sayısının çok fazla olmadığını, bunun da TDT'nin avantajı olduğunu belirten Aliyev, "Bizi birleştiren etnik aidiyetimizdir. Bu, birinci etkendir. Onun ardından coğrafyamız, ülkeler arasındaki çok iyi ve samimi ilişkiler, ortak hedefler gelir. Bu nedenle, tüm bu unsurları göz önünde bulundurarak teşkilatımızı daha yüksek bir seviyeye taşımalıyız." dedi.
Aliyev, TDT üyesi ülkelerin Karabağ ve Doğu Zengezur'un yeniden inşasına sağladığı desteklerden bahsederek şu ifadeleri kullandı:
"Biz de her zaman gereken desteği vermeye hazırız ve bunu yapıyoruz. Türkiye'de yaşanan o yıkıcı depremden sonra Azerbaycan, kardeşlik desteğini göstermiştir ve Azerbaycan'ın finansal imkanlarıyla Kahramanmaraş'ta 100 milyon dolar değerinde 'Azerbaycan Mahallesi' inşa edilmiştir. Birbirimize sağladığımız yardımlar iyi niyetimizi gösterir."
Ekonomik konular ve yatırım meselelerinin yanı sıra bugün TDT ülkelerinin önünde duran temel konulardan birinin de ulaşım, lojistik ve transit imkanların genişletilmesi olduğunu belirten Aliyev, "Ülkelerimizden geçen Orta Koridor her birimizin çıkarına hizmet ediyor. Özellikle mevcut jeopolitik durumda Orta Koridor, Trans-Hazar Koridoru, Zengezur Koridoru ve bu yöndeki diğer projeler büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bilindiği gibi, Türkiye ile Azerbaycan arasında son derece önemli ilişkiler vardır. Ancak, öteki Türk Cumhuriyetlerinin ilişkilerimize dört elle sarılmadıkları da bir gerçektir. Hatta kimi zaman yetkililerin ağızlarından çıkan sözler, Hükümetlerinin kimi uygulamaları, Türkiye’de yaşayan soydaşlarının hoşlarına gitmeyecek seviyedir. Örneğin geçen yıl, Kıbrıs’la ilgili bir konuda, Türk Cumhuriyetlerden üçünün eylemleri, T.C.’nin çıkarlarına ters düşülmüş olması bir yana Yunanistan çıkarını destekler mahiyette idi.