Lokman Özkul

Savaşın Stratejik Noktası: Hürmüz Boğazı

Lokman Özkul

Bir önceki yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, savaş ABD ve İsrail tarafından üstünlük açısından İran’a geçti. Şu anda savaşta söz sahibi İran ve oyunu onlar kuruyor. İki koalisyon gücü pes etmek üzere. Epstein skandalı sicilli pedofili sapık, 5 gün ateşkes ilan etti tek taraflı olarak. İran’la konuştuk anlaştık diyor ama İran’ın bundan haberi yok alenen gerçekleri saptırıyor. Katil İsrail çok büyük darbeler aldı, halk izlediğimiz görüntülerde İran’a yalvarıyor, ne olur saldırıları durdurun savaşı bitirin diye. Yok öyle yağma, ektiklerinizi biçeceksiniz, mazlumların ahı çıkacak hepinizden. Katil ve vampir Neteayahu öldü büyük olasılıkla ama gizliyorlar, yapay zeka ürünleri görsel ve videolarla hayattaymış gibi gösteriyorlar. Bunlar Ariel Şaron’un ölümünü de tam 7 sene gizlemişlerdi. Şimdi geçelim Hürmüz Boğazı analizine..

Tarih TEKERRÜR mü Ediyor.

“Hürmüz boğazı Amerika'yı bitirebilir. 500 yıllık imparatorluk tarihini inceleyen, milyarlarca doları yöneten Ray Dalio bir makale yayınladı. Ray Dalio kimdir?

Dünyanın en büyük hedge fonu Bridgewater Associates'ın patronu ABD'li Ray Dalio, korona virüs salgınıyla birlikte dünya düzeninin liderliğinin ABD'den Çin'e geçeceğini söylemiş bir analist. O taraftan birinin analizleri daha çok dikkat çekiyor.

Söyledikleri içindeki tek bir cümle her şeyi açıklıyor.

"Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü kaybetmek Amerika için 1956'da Süveyş Kanalı'nın İngiltere için olduğu şey olabilir."

Bu cümleyi anlamadan önce size 1956'yı anlatmam lazım. Çünkü 1956'da ne olduysa şimdi aynısı olabilir. 1956: İngiltere'nin sonu

İngiltere 200 yıl boyunca dünyanın süper gücüydü. Sterlin dünya parasıydı. Donanması okyanusları kontrol ediyordu.  Gücünün en kritik noktası: Süveyş Kanalı.  Dünya ticaretinin büyük bölümü bu kanaldan geçiyordu. Kim kanalı kontrol ederse dünya ticaretini kontrol ederdi. 1956'da Mısır kanalı millileştirdi. "Artık bizim" dedi. 

İngiltere tehdit etti. "Açın yoksa geliriz" dedi.

Mısır açmadı. İngiltere, Fransa ve İsrail ile birlikte saldırdı. Ama bir şey oldu. Amerika "dur" dedi. Sovyetler "dur" dedi. BM "dur" dedi. İngiltere geri çekilmek zorunda kaldı. Ve o gün dünya bir şeyi gördü. İngiltere artık dünyanın süper gücü değil. Ne oldu sonra?

Sterline güven çöktü. Müttefikler uzaklaştı. Sömürge devletler bağımsızlık ilan etmeye başladı. Sermaye İngiltere'den kaçtı. 20 yıl içinde İngiltere sıradan bir ülkeye dönüştü.                                                                 200 yıllık imparatorluk tek bir kanal yüzünden bitti. Tek bir kanal değil aslında. Tek bir algı yüzünden bitti. "Bu ülke artık güçlü değil." 

Bu algı oluştuğu an para kaçar. Müttefikler döner. Sistem çöker. 

Ray Dalio diyor ki: Şimdi aynı şey Amerika'nın başına gelebilir. Hürmüz boğazı neden bu kadar kritik ?

Dünya petrol arzının %20'si bu boğazdan geçiyor. Suudi Arabistan'ın petrolü buradan çıkıyor. BAE'nin petrolü buradan çıkıyor. Kuveyt'in petrolü buradan çıkıyor. Irak'ın petrolü buradan çıkıyor.

Boğaz kapanırsa ne olur? Şimdi kısmi kapandı zaten. Petrol fiyatları yükselir, yükseliyor. Dünya ekonomisi durur. Körfez ülkeleri ihracat yapamaz. Avrupa enerji krizi yaşar. Asya'nın fabrikaları durur.

Şöyle düşünün.  Bir otoyolun tek tüneli var. Tüm kamyonlar bu tünelden geçiyor. Gıda, yakıt, ham madde.  Her şey bu tünelden.  Birisi tünelin girişine oturdu. "Ben izin vermeden kimse geçemez" diyor.

İşte İran şu an bunu yapıyor. Ve Dalio diyor ki: Amerika bu tüneli açamazsa her şey değişir. Dalio'nun tarihsel formülü:

Dalio 500 yıllık tarihi incelemiş. Her büyük imparatorlukların yükseliş ve çöküşünü araştırmış. Ve bir kalıp bulmuş. Kalıp şu: Her zaman aynı şekilde bitiyor.

Bir süper güç var. Dünyanın parasını kontrol ediyor. Deniz yollarını kontrol ediyor. Herkes ona güveniyor.  Sonra daha küçük bir güç kritik bir ticaret yolunda meydan okuyor.

Süper güç tehdit ediyor. "Aç yoksa gelirim" diyor.

Ve tüm dünya izliyor. Eğer süper güç o yolu açarsa güç teyit edilir. Herkes güvenmeye devam eder. Para akmaya devam eder. Sistem sürer. Eğer süper güç o yolu açamazsa her şey tersine döner.

Güven çöker. Müttefikler kaçar. Para kaçar. Borç krizi başlar. İmparatorluk biter. Portekiz böyle bitti. Hollanda böyle bitti. İngiltere böyle bitti. 

Dalio'nun sözleriyle: "Süper güçler aşırı borçluyken askeri ve finansal kontrolünü kaybettiğini gösterdiğinde müttefiklerin ve alacaklıların güvenini kaybetmesini, rezerv para birimi statüsünü kaybetmesini, para biriminin özellikle altına karşı zayıflamasını izleyin"

Bu cümleyi bir daha okuyun. Şimdi Amerika'ya bakın. Amerika'nın durumu:

Borç: 38 trilyon dolar.

Faiz ödemesi: Yılda 1 trilyon dolardan fazla. Toplanan her 4 dolar vergiden 1'i faize gidiyor.

Vietnam'da kaybetti. Afganistan'dan çekildi. Irak'ta 20 yıl harcadı, kaos bıraktı. Dünya artık Amerika'nın güçlü olmadığını düşünüyor. Ve şimdi İran ile savaşıyor. 

Trump ne dedi?

"Mayınlar koyarlarsa ve hemen kaldırılmazsa askeri sonuçları daha önce görülmemiş seviyede olacak."

Dalio ne diyor?

"Diğer ülkelerdeki üst düzey politikacıların özel sohbetlerde şunu söylediğini sık sık duyuyorum: 'Trump iyi konuşuyor ama işler zorlaşınca savaşıp kazanabilir mi?'"

Öyle olmadığını bütün dünya görüyor. Dünyada dengeler değişiyor. ABD süper güç olma durumunu kaybetmek üzere. Rusya ve Çin desteğiyle İran savaşı kazanıyor, ABD ve katil İsrail kaybediyor, onlar için sonun başlangıcı İran’da başladı, ikisi de tepetaklak gidiyor.  Pedofili sapık, Epstein skandalı şantajıyla hem kendisinin hem ülkesinin hem de katil İsrail’in sonunu hazırladı. 

Yazarın Diğer Yazıları