Küçük yaşta gözüken suç makinelerinin sabıka kayıtları kabarmaya devam ediyor. En son İzmir’de 16 yaşında çocuk diye ifade edilen, aslında ne çocuğu eşşek gibi bir adamın iki emniyet mensubumuzu şehit etmesiyle bu olaylar doruğa çıktı. Şehitlerimize rahmet ailelerine sabır diliyorum. Eskişehir’de de bir kadın polisimizi yine böyle eşşek gibi bir yaratık şehit etmişti. Eşeklere hakaret etmek için bu kelimeyi kullanmıyorum, bunların çocuk olmadığını vurgulamak için özellikle seçtim. 15-16-17 yaşlar çocuk yaşları değildir bunlar artık genç bir bireydir. Suç ehliyetine sahiptirler. 18 yaş altının çocuk muamelesi görmesi bir an önce kaldırılmalıdır, ivedi bir düzenleme ile suç ehliyeti yaşı 15 ten başlamalıdır.

Kendileri suç olan bu yaratıkları yasadışı oluşumlar bu yasal düzenlemeden hareketle kullanabiliyorlar. Bu yönden suça sürüklenmiş çocuklar denebilir ama hepsi öyle mi?
Değil tabii ki. Ahmet Minguzzi’yi katledenler kendileri bile isteye yaptılar. Genç milli sporcu Berkay’ı katledenler bile isteye yaptı keza genç Hakan’ı da.. Örnekleri artırabiliriz suç makinelerinin işlediği cinayet ve yaralama haberleriyle..
Suça sürüklenen çocuk demek bana normal gelmiyor.. 15 yaşında 50 suç kaydı olan çocuk suçludur. Ona çocuk demek adaleti yaralar ve bu yaralar asla iyileşmeyecek başka hasarlara ve felaketlere yol açar.
Suça sürüklenmiş diyelim genel eğilimle bir anlığına. Kim sürüklemiş peki?
Aile mi? Bu terimi kullananların sözde çocukların ailesini suçladıklarını görmedim. Çevre mi? Aşiret mi? İçinde bulundukları gruplar mi? Kim sürüklemiş, ne sürüklemiş?
Bu terimi (SÇS) kullananların bu soruya cevap verdiklerini duydunuz mu? Ben duymadım.
Suça sürüklenen çocuksa, sürükleyenler neden yok ortada? Sürükleyen neden davaya konu edilmiyor ekseriyetle? Çocuk diye ifade edilenler konuşursa onlar da sorgulanır da, onlar da büyük oranda onların isimlerini vermiyor. Kanuni haklarını biliyorlar veya onlara öğretiliyor. 3-5 ay.. yatar çıkarız, sonra kaldığımız yerden devam ederiz diyorlar zannımca. Görüntüleri izlediğimde hiçbirinin pişmanlık yaşadığını görmedim. Eskişehir’de kadın polisimizi şehit eden pis yaratığın pis pis sırıtışı gözümün önünden gitmiyor.

Söylemek istediğim şu; suça sürüklenmek başka, suçu bile isteye tercih etmek bambaşka bir şeydir. Bir çocuğun eğitimsizlik, yoksulluk, ihmal, istismar, aile içi şiddet gibi.. sebeplerle kötü yola düşmesini anlarım. Fakat planlı, vahşi, organize bir cinayet işleyip ardından tehditler savurup, mezar tahrip edip pişmanlık göstermeyen birini “çocuk” diyerek cezadan kurtarmayı anlayamam. Bu benim düşünceme göre adalet değildir.
Çözüm olarak; ağır suçlarda failin yaşı değil, suçun ağırlığı esas alınmalı. Çünkü bazı suçlar vardır ki, onları işleyen birinin topluma geri dönmesi herkes için bir tehdittir. Bir caniyi çocuk diye topluma geri salmakla masum insanları, çocukları, gençleri koruyamazsınız.
Yetişkinler olarak; biz de çocuk olduk. Bazımız yaramazdı, üstelik inanmazsınız hatta çok çok yaramazdık. Ele avuca sığmazdık, komşuları kızdırırdık, annemizi delirtirdik belki, öğretmenimizden azar yerdik, arkadaşlarımızla bazen kavga eder daha sonra barışırdık, bazımızın ailesi sorunluydu hepimiz öyle el bebek gül bebek falan büyümedik yani dayak da yedik icabında.
Amaa... Bir insanı öldürmek?
Hadi canım oradan aklımıza gelebilecek bir şey değildi. Bile isteye kimseye zarar vermek istemezdik. Vermedik de..
Bir insanı öldürmek "sürüklenebilecek bir şey" değildir normal bir çocuk! için. Bir düşünün siz de çocuk oldunuz. Yapıyorsa o çocuğun ruhunda, kişiliğinde düzeltilemeyecek, ıslah edilemeyecek bir problem vardır ve o topluma kazandırılamaz, ıslah edilemez. Bu ifadeleri kullandığım için çok üzgünüm ama realite böyle.
Benim kanaatime göre istisnalar dışında suça sürüklenen çocuk yoktur. Suçlu genç, katil delikanlı, olmamış çocuk, mahluk çocuk (genç) vardır.

Onlarca suç kaydı olan çocukların ifadelerini gördüğümüzde, ne kadar pişkin olduklarını müşahede edebiliyoruz. Çok çok pişkinler. Ayak üstü 40 tane yalan söyleyebiliyorlar. Maalesef sisteme de hakimler. Bugün içeri alınsalar dahi yasal mevzuat gereği üç beş.. ay veya yıl sonra çıkacaklarını biliyorlar. Kışı içeride geçirmek için özellikle suç işleyenleri de biliyor toplum.
Sadece bu suça sürüklenmiş diye tarif edilenler değil, özellikle ağır suç işleyenlerin cezaevi şartları ağırlaştırılmalı. Bir kez cezaevine giren kişinin çıktıktan sonra “bir daha buraya düşmemeliyim” demesi şart. Yoksa ne SSÇ biter, ne suç biter, ne de suçlu biter.
Yüce Meclisimiz bir kanun düzenlemesiyle, bir an önce suç işleme ehliyetini 15-16 lara çekmelidir, ondan sonra bunların ne kadar azaldığını hep birlikte görürüz..