Lokman Özkul

TOPLUM BÖYLE ÇÜRÜDÜ

Lokman Özkul

Bu yazımızda düşünür- yazar İsmet Özel’den tespitlerle bu çürümeye açıklık getirmeye çalışacağız. Tespitler ve  açıklamalar:

  • “Bal tutan parmağını yalar” dedik hırsızlığı mübah gösterdik..

Yanlış bir sözü kimi kesimler referans aldı ve hak etmediği konularda haksız kazançlar elde ettiler, helal haram duygusunu ortadan kaldırdılar.

  • “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” dedik devleti soymayı mübah gösterdik..

Bu çok tehlikeli bir anlayış, devletin malında tüyü bitmedik yetimlerin hakkı vardır, devletin malı insanın kendi malından daha üstün tutulmalıdır.

  • “Yemeyenin malını yerler” dedik dolandırıcılığı mübah gösterdik..

Herkesin kazancı malı kendinedir, dini ve sosyal sorumlulukları vardır, bunları yerine getirir getirmez bilinmez lakin, o kazancını malını yemiyor diye diğer insanların onun kazancı ve malı üzerinde hak  iddia etmesi doğru bir anlayış değildir

  • “At binenin, kılıç kuşananın” dedik gaspçılığı mübah gösterdik..

Gaspçılık dolandırıcılık bunlar yasalarla da dinen de yasaklanmış fiillerdir. At binenin, kılıç kuşananın gibi.. sözlerle meşrulaştıramayız.

  • “Kol kırılır, yen içinde kalır” dedik tacizleri tecavüzleri mübah gösterdik..

Aile içinde veya açığa çıkmasında hiçbir maslahat olmayan konular için bu söz ifade edilebilir lakin yasalarla suç kapsamında olan fiillerin mutlaka ilgili yerlere intikal ettirilmesi gerekir, bu mevzular kol kırılır yen içinde kalır’ sözüyle doğru gösterilemez. Aile içi, akrabalar arası veya töre cinayeti denilebilecek bir şekilde cinayete kurban gitmiş bu aramızda kalsın gibi.. bir düşünce olamaz veya taciz tecavüz olayı bu şekilde geçiştirilemez. Bu  konularda hereks sorumluluk almalı ve gereğini yasal kapsamda yapmalıdır.

  • “Söz gümüş ise sükut altındır” dedik ortamı yalancıya bırakmayı mübah gösterdik..

Sükut konuşulanı onaylama anlamına da gelir aynı zamanda. Bilmeyen insanlar ahkam kese dursun bilen insanlar sükut etsin bu anlaşılabilir bir durum değildir. Bilgisi olasn konuşacak bilgisi olmayan susacak ve dinleyecek. Ortalık her şeyi bilen zırcahillere bırakılmayacak. Biliyorum diyerek de insanları kandırma ayağına gitmeyecek, gideceklere de fırsat verilmeyecek.

  • “Komşuda pişer bize de düşer” dedik hazırcılığı mübah gösterdik..

Komşunun pişirdiği veya onda olan belki kendine yetecek veya başka şekilde değerlendirecek. Bizler komşuda olan hakkında hak iddia edebilecek durumda değiliz. Kendileri gönül rızası ile vermek isterlerse ayrı yoksa  ‘gören gözün hakkı var’ deyip de kimsenin bahçesinden evinden mülkünden bir şey alma hak ve hürriyetine sahip olamayız.

  • “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” dedik menfaatçiliği mübah gösterdik..

Bu da çok tehlikeli bir söz. İnsanları rüşvete, iltimasa, haksız kazanca..  yönlendiren, günümüz ifadesiyle doğru veya yanlış fark etmeden  ‘kazan kazan’ anlayışına uygun bir anlayış.

  • “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” dedik yalan söylemeyi mübah gösterdik..

Yalanın hiçbir gerekçesi olamaz, yalan gerçeği gizlemektir, dokuz köyden kovuyorlarsa doğru söyleyenleri , bizde onuncu köyü kuracağız. Beyaz , pembe turuncu gibi.. renklerle yalanı mübah hale getirmeyeceğiz.

  • “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedik bencilliği mübah gösterdik..

Çok bencilce bir söz ve insanın sorumluktan kaçtığı yalnız o yılanın bir gün kendisine de dokunacağı gerçeğini göz ardı ederek böyle bir yaşamı kendine felsefe edinenlerin ürettiği anlamsız ve yersiz ifadeler..

  • “Üzümünü ye bağını sorma” dedik haramı mübah gösterdik..

Asıl bağını sormadan üzümü yemeyeceğiz, kaynağı belli olmayan, legal mi illegal mi, meşru mu gayri meşru mu, helal mi haram mı bilmeden balıklama atlamayacağız tabir-i caizse.

  • “Köprüden geçene kadar ayıya dayı de” dedik kurnazlığı, takiyyeyi mübah gösterdik..

Ayı dayı olayları bu da çok yaygın. Birine işi düştüğünde, sevmediği haz etmediği biri dahi olsa, işini yaptırıncaya kadar, ağam paşam ondan sonra o adam değil, beş para etmez herifin veya kadının teki gibi söylemler.. İkiyüzlülüğün paçadan aktığı vıcık vıcık durumlar.

Sonra toplum neden bozuluyor..

Bozulmasın mı?

‘Toplum bozuldu diyenler buna gerekçe olarak kendi bozukluğunu göstermiyorsa yalan söylüyordur’  diyor İsmet Özel. Önce özeleştiri yapmak gerekir, sonra da çuvaldızı başkasına batırmak gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları