“Yine mi aynı konu” diyebilirsiniz.
“Propagandada tekrar esastır” ilkesini yaşayan, gören, hisseden birisi olarak, kendim usanana kadar, sizi de usandırana kadar, ilgililer de “yeter artık, bir el atalım bu işe” diyene kadar, demek yetmez; yapılanları kamuoyuyla paylaşıncaya kadar “Kent Ekonomileri Forumu” kitabından bahsedeceğim.
Bilmeyenler için hatırlatalım: Adalet ve Kalkınma Partisi, 81 kentin kendi yerel kaynaklarının harekete geçirilmesi için “Kent Ekonomileri Forumu” isimli toplantılar düzenledi. Afyonkarahisar’ın da ihtiyaçları, eksiklikleri, avantajları ortaya konuldu. Bu toplantılardan edinilen izlenimler, sunulan raporlarla karşılaştırıldı; bütün veriler bir süzgeçten geçirilerek her il için ayrı “planlamalar” kâğıda döküldü.
Kent Ekonomileri Forumu kitabında Afyonkarahisar’ın gelişiminin temel noktasının “termal turizm” olduğu görülüyor. Buna bağlı olarak çeşitli etkinliklerin de yapılması, “Afyonkarahisar” isminin termal alanda bir marka hâline dönüştürülmesi hedefleniyor.
Bu doğrultuda, daha önce Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Mustafa Sandıkçı’nın gündeme getirdiği “03.03. Afyonlular Günü” önerisi de “Kent Ekonomileri Forumu”nda yerini almış.
Bir şehirle özdeşleşecek güne sahip 12 vilayetten biriyiz. 01.01. Adanalılar Günü, 12.12 de Bingöllüler Günü olarak ilan edilebilir.
O illerde henüz böyle bir öneri tartışılmıyorken Afyonkarahisar’ın 3 Mart’ı Afyonlular Günü olarak ilan etmesi, “bir adım önde” olmanın şartları için altyapı sağlayacaktır.
Burada, Türker Göksel Hocam’dan dinlediğim bir hikâyeyi aktarmak isterim:
Bir Alman ile bir Japon, aslan avına çıkmışlar. İkisinin de tüfeklerinde 5’er mermi varmış. İkisi de 5’er mermiyi sıkmışlar, ıskalamışlar. “Av” peşine düşme sırası aslana gelmiş. Japon, sırtındaki çantayı yere koymuş. Avcı postallarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymiş. Alman, “Ne yani, aslandan hızlı mı koşacağını zannediyorsun?” deyince Japon, “Seni geçsem yeter” demiş.
Afyonkarahisar, “Seni geçsem yeter” diyor mu komşularına? Kaldı ki Afyonkarahisar’ın “Seni geçsem yeter”le mutmain olmaması lazım.
En başa güreşmek, bu şehrin hakkı değil mi?
3 MART, NASIL KUTLANABİLİR?
Allah, bu memlekete yerin üstünde, yerin altında sayılmaz nimetler nasip etmiş. Mermerinden kirazına, tarihinden, kilimine öyle çok alanda, öyle çok zenginlik var ki Afyonkarahisarlı olmasam imrenirdim.
Buradan yola çıkarak hayal kuralım:
3 Mart Afyonlular Günü’nü en az iki şehirde kutlama yapılıyor. “Kutlama” dediysem, tabii ki milletin katılımının sağlanacağı bir merasim ve şölenden bahsediyorum. Aksi hâlde kravatlı amcaların, büyük kelimelere bezenmiş nutuklarını dinlemek için bayram icat etmeye lüzum yok.
“İki şehir” dedim. Bunlardan birisi Afyonkarahisar, diğeri İstanbul. Feshane, “şehir” şölenleri ile adını duyuran bir mekân olmaya başladı. 3 Mart Afyonlular Günü için Feshane kullanılabilir.
2015’te iki şehirde kutladığımız Afyonlular Günü, hemşehri derneklerinin girişimiyle talep gelen diğer illere de yayılabilir.
Peki neler yapılıyor Afyonlular Günü’nde?
Öyle bir senaryo yazılıyor ki, sabahtan akşama kadar Afyonluluk yaşatılıyor.
Feshane’deyiz…
Büyük bir çadır düşünün. O çadırda kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği veriliyor.
Meselâ, sabah manda kaymaklı sofralar kuruluyor; o sofrada keşkek, sucuk, Bal Ormanı’ndan mamulü bal, hediyelik olarak bile takdim edilen “ev ekmeği”, Başmakçı’da üretilen yumurtalar, mutlaka bulunuyor.
Öğleyin sakala çarpan çorbası, patlıcan böreği, ağzıaçık ve bükme ikram ediliyor.
Akşam yemeğinde ise kırmızı etli ve tavuklu olmak üzere iki çeşit Afyon Kebabı ve kaymaklı ekmek kadayıfı ile ziyafete nokta konuluyor.
Afyonkarahisar, elbette yeme-içmeden ibaret değil.
Büyük çadırın dışındaki alanda Türk Kızılayı Maden Suları, termal otellerin stantları, termal su örnekleri, termal çamur numuneleri, kirazlar, vişneler tanıtılıyor. Her stantta Afyon Lokumu ikram ediliyor.
Bir stant, yalnızca Sultan Divânî Hazretleri’nin hizmetlerine ayrılmış…
Bir stantta, Taş Medrese’de üretilen kolyeler, hediyelik eşyalar, kemik taraklar…
Bir stantta ise “Marka” isimli, tek sayfalık gazete. Manşet dışındaki 10-15 küçük duyuruda, Afyon’un önde gelen markalarının tanıtımı… Manşette ise standı ziyaret eden vatandaşların çektirdiği fotoğraf ile tasarlanmış “İyi ki varsınız” başlıklı bir metin…Saklanacak bir hatıra…
Büyük yemek çadırının dışında kurulan stantların karşısında ise bir sahne…
Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan öğrenciler, gün boyu Afyon Türküleri çalıp söylüyor. Zeybekler, haşmetleriyle kollarını açıyor.
Sahnenin bir tarafında sağ tarafında Karahisar Kalesi’nin, sol tarafında ise Mustafa Kemal Paşa’nın Kocatepe’deki “markalaşan” fotoğrafının kabartması…
Saat 18’de sahneye Ömer Yarşi ile Aşık Yoksul Derviş çıkıyor.
Biri efe türkülerini söylüyor, diğeri deyişlerini…
“Karahisar Kalesi” türküsünde düet yapıyorlar…
Akşam yemeğinin ardından Alimoğlu Kültür Sanat Araştırma Derneği’nin düzenlediği “Ruh’un Dansı” gösterisi, izleyenlerin tüylerini diken diken ediyor.
Bu hayalin telif beklentisi yok.
Bu satırlar, tamamıyla kamunun.
İsteyen, dilediğince kullanabilir.
Var mı hayalimize katkı sağlamak isteyen?
3 MART, CUMHURİYET İÇİN DE ÖNEMLİ
3 Mart, Cumhuriyet tarihi bakımından önemli. 3 Mart 1924’te, Halifelik kaldırıldı, Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarıldı. Bu uygulamalar, Cumhuriyet’in temel nitelikleri bakımından ipucu veriyor. Şimdi birileri sorabilir: “Biz 3 Mart’ta Afyonlular Günü kutlarsak, yanlış anlaşılmaz mı?”
Niye yanlış anlaşılsın?
Devrim Kanunları’na aykırı bir durum yok ki. Hatta Cumhuriyet’in “ulus-devlet” hedefine de uygundur, Afyonkarahisar’ın İstanbul’da birbirinden farklı memleketli vatandaşlara tanıtılması.
BİR FOTOĞRAF YARIŞMAMIZ OLSUN
Fotoğraf yarışması düzenlemek, şehrin en kolay yoldan tanıtımı için bir fırsat. Çevre illerdeki fotoğraf meraklılarını şehre getirebilmek mümkün. Fotoğraf aşıkları, hiçbir karşılık beklemeden sırf fotoğrafa olan düşkünlükten, en iyi kareyi yakalayabilmek adına şehirde konaklayacaktır.
Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu’nun internet sitesine bakıyorum. Şehir temalı yarışmalar görüyorum. Ordu, Amasya, Ankara, Adana gibi illerde gerek belediyeler, gerek Valilik, gerekse demokratik kitle örgütlerinin açtığı fotoğraf yarışmaları mevcut. Bununla birlikte Hacılar, İncesu, Yıldırım, Karesi gibi belediyelerin de fotoğraf yarışmaları düzenlediklerine dikkat çekmek isterim.
“Büyükşehir” olma iddiasını taşıyan Afyonkarahisar’ın da bir fotoğraf yarışması olabilir. Frig Vadisi gibi 3 vilayetin tanıtıldığı değil, Karahisar’a özgü bir fotoğraf yarışmasını vurgulamaya çalışıyorum.
Mustafa Kemal Paşa’nın Kocatepe’deki “markalaşan” fotoğrafını Etem Tem çekmiş.
Fotoğraf yarışması için ismi bulmuş olalım:
Afyonkarahisar Etem Tem Fotoğraf Yarışması…
MESAJ, YERİNE ULAŞTI
Gazeteniz Kocatepe, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Afyonkarahisar ziyareti öncesinde “Afyonlular, Başbakan’dan ne talep ediyor?” diye sormuş, vatandaşın taleplerini iletmişti. Haberde, Ankara-İzmir Otoyolu’nun inşa sürecinde Afyonkarahisar’ın ihmal edilmemesi, kentin gelişmesi için konulan 5 milyon turist hedefine ulaşılması, Yüksek Hızlı Tren’in Ali Çetinkaya Garı’na da uğraması, 1 milyar dolar ihracat hedefi için yeni yatırımların getirilmesi, ekonominin canlanması için şehirde askeri birlik kurulması talepleri aktarılmıştı. Öğrendiğimize göre, bu mesajlar yerine ulaştı. Gazeteniz Kocatepe’deki haber metni, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yakın mesai arkadaşları tarafından not edildi ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na iletildi.