Murat Arısoy

7 kişilik eylem – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

25 Ocak 2011 Salı 02:00:00
  Önce bildiğim konudan başlayayım. Bir kaç gün önce bir derneğin gençlik kolları, ardından da siyasi bir partinin gençlik kolları PTT önünde basın açıklaması yaptı.
Buluşma mekanı Ziraat Bankası’nın karşısındaki PTT binasının önüydü ki genelde Afyonkarahisar’da basın açıklamaları bu mekanda yapılırdı.
Basın mensupları bekledi, bekledi, bekledi. Derneğin gençlik kollarının açıklamasında 7, partinin gençlik kolları açıklamasında 9 hadi biraz da fiş almasak diyelim bizim hatırımıza 10-11 kişi toplandı. Her iki eylemde de sivil ya da üniformalı polis sayısı daha fazla.
Bu konuda önerim şu: Eğer 20 kişiden az kişi toplanacaksa basın açıklaması için, “sokak eylemi” yerine “büro” eylemi yapılsın. Zengin gösterir. Yani sokağa çıkmayı eğer 7 kişi basın açıklaması yapmak olarak anlıyorsak, o başka. Ama benim bildiğim sokağa çıkmak, kitleleri peşinden sürüklemekle olur. 170 bin merkez nüfusu olan bir kentte 7 kişi basın açıklaması yapmak, komik duruma düşmekten öte gitmez. Bunu benim kadar eylemi yapanların da bilmesi gerekir. Onlar bilmese, “büyük”lerinin yol göstermeleri gerekir. Protestonun da eylemin de bir adabı vardır çünkü. Gündeme gelmek için illa taş-sopa-yumurta üçgeni kurmanız gerekmez. Ha, reklamın iyisi kötüsü olmaz deniyorsa, o zaman çıkar 3 kişi, 7 kişi, 9 kişi açıklama yaparsınız. Sonra da hakkınızda yapılan “Polis, eylemcilerden kalabalıktı” haberlerini izlersiniz.
Ha, çıkar tek kişi öyle bir eylem yapar ki bırakın Afyon’u, Türkiye’de de o eylem konuşulur. Ama bunun için de alelacele yöntemlerden ziyade uzun süreli fikir alışverişleri gerekiyor. Öyle yöntemler kullanılabilir ki hem polisi rahatsız etmezsiniz, hem vatandaşı tedirgin etmezsiniz, hem de vermek istediğiniz mesajı net, açık ve kahvelerde bahsedilecek şekilde verirsiniz.
Büro eylemi önerdim, evet. Bazı dernekler bu yöntemi kullanıyor ve mahalli basın kuruluşlarında yer buluyor. Nasıl mı? Dernek yöneticisi kendi fotoğrafı ile birlikte basın metnini de yolluyor. Muhabir ya da editör de sayfanın durumuna göre açıklamayı haberleştiriyor. 7 kişi ile eylem yapacağına bir dernek, büroya toplasa 7 kişiyi, en azından “büroya sığmadı” izlenimi bile verilebilir. İlimizde bulunan iki televizyonu da büroya davet edip basın açıklamasını okuduğunuzda eğer çok yanlış bir şey söylemediyseniz iki televizyonun haber bültenlerine girme ihtimaliniz de var.
Günümüzde siyaset biraz da “imaj” üzerinden yürüyor. Ve eğer kendinizi siyasi anlamda güçsüz, muhalefette kalmış, yalnızlaştırılmış hissediyorsanız, bu imaj çalışmasına biraz daha özen göstermenizde yarar var.

Kıyafetler hakkında bir istirham
Bu da bilmediğim konuyla ilgili. Sadece büyük şehirlerde olduğunu zannederdim. Afyon’da da gördüm. Genç kızın başı kapalı, ama dar bir kot giymiş… Ayakkabısı da yüksek topuklu. Bir kere topukların sesi bile dikkat çekiyor. “Giyim tarzı” deyip saygı duyulabilir lakin örtünmenin maksadıyla ters düşen bu “moda”, dindarları da dindar olmayanları da rahatsız ediyor. Örtünmenin maksadı vücut hatlarının belli olmaması ve dolayısıyla bir erkeğin bir kadına tabir caizse yan gözle bakmaması. Başörtüsü takan genç kızımızın bu maksadı içselleştirdiği önka-bulü ile yazıyorum bu bölümü. Bu maksat içselleştirildiğinde ne dar kot pantolonun giyilmesi ne de topuklu ayakkabı, vicdanı ikna edebilir.
Başını örtenlere de örtmeyenlere de diyecek sözüm yok. Saygı duyulmalı, özgür olmalı. Bununla birlikte “ne örterim ne örtmem” tarzı kıyafetler konusunda dikkatli olunmalı.

Yazarın Diğer Yazıları