Murat Arısoy

Basın kuruluşlarının kabahati var – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

16 Şubat 2015 Pazartesi 02:00:00
  Mersin’de, 20 yaşındaki bir kızın nasıl öldürüldüğünü hepimiz okuduk.
Okudukça içimiz yandı.
Lanetler ettik o cinayeti işleyenlere.
Haklı olarak “İdam cezası getirilsin” diye düşündük.
Belki idam az bile!
Kadına yönelik şiddetin, kadına yönelik istismarın birçok boyutu var.
Hükümet üyelerinin kadınları aşağılayan konuşmaları, bu şiddeti tetikliyor olabilir.
Ekonomik buhran, psikolojik baskı insanları çığırlarından çıkarıyor olabilir.
Fakat bu tür cinayetleri değerlendirirken, basın kuruluşlarının riyakârlığına hiç değinmemek, önemli bir eksiklik.
“Tek sorumlu basın kuruluşları” demiyorum; ama “sorumlu”luk duyan basın kuruluşları, basın mensuplarını da arıyorum doğrusu.
Basın kuruluşları, “halkın afyonu” olarak cinselliği ve vahşiliği kullandıkça, bu tür olaylar meşrulaşıyor.
Çok basit bir örnek vereceğim:
Özgecan Aslan ile ilgili dehşet verici haberin yazıldığı günün ertesine gidelim. Büyük bir gazetenin internet sitesinde, ilk 3 haber Özgecan Aslan ile ilgili. Peki ya diğer haberler? Bilmem kimin elbisesi dikkat çekmiş, bilmem kim bar çıkışında görüntülenmiş, bilmem kim eski kocasına mesaj göndermiş, bilmem kim hangi barda neler yapmış…
Bir kere riyakârlığı bırakmalıyız.
Bir taraftan en üzücü şekilde haberleri işlerken, diğer taraftan kadınları böyle “madde” gibi göstermek neyin nesi? Gençlerin, gençleri geçelim yetişkinlerin bilinçaltları, hangi mesajlarla dolu?
Bir konuyu her ayrıntısıyla yazmak, okuyucunun ilgisi çekebilir; ancak şiddeti de sıradan hâle getirir.
Bir başka örnek:
Yine Özgecan Aslan ile ilgili haberlerin yayınlandığı günün ertesinde, ulusal bir kanalda yayınlanan “Ev Kuşu” programında kimin evine gidildi? Türk filmlerinde “kötü” karakter olarak rol yapan T. Coşkun’un!
Bu tezata ne kadar tepki gösterdik, ya da tepki gösterdik mi?
Televizyon dizilerinde gayrimeşru çocuklar, üvey babaların aklından geçen binbir hainlik, gençlerin “özgürlük” kelimesini cinsellikte araması…
Bültenlerde, güvenlik kameralarının görüntüleri üzerine hiçbir yorum yapmadan sunulan “kadına şiddet” haberleri…
Saysak neler çıkar…
Bence asayiş haberlerinin verilme şeklinin de değişmesi lazım.
Bir asayiş olayı meydana geldiğinde olayı tüm sıcaklığıyla vermektense, ‘olayın sonunda neler oldu’ sorusuna cevap bulmalıyız.
Karısını döven adamı dakikalarca ekranlarda göstermekten ziyade, karısını döven adamın aldığı cezayı haberleştirmeliyiz.
Ki toplum biraz kendine gelsin.

Yazarın Diğer Yazıları