Belki bitmeye yüz tutan bir tartışma sayılır; fakat sosyal medyada hâlâ izi sürüyor. Konu, eski bir milletvekilinin hiçbir bilgiye dayanmadan sosyal medyada yazdığı, kendini kulis haberlerinde “marka” olarak sunan bir gazetecinin de bu konuyu yaymasıdır.
Gerçekle ilgisi olmayan bu iddiaya göre göre Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Valilik makamındaki Atatürk fotoğrafını kaldırtmış, yerine de Valilik logosunu astırmış.
Mesnetsiz iddiada birkaç akıl tutulması var: Birincisi, Afyonkarahisar Valiliği makamında Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları yan yana, isteyen ziyaret edip görebilir.
İkincisi, Vali Yiğitbaşı’nın misafirlerini ağırladığı bölümde Atatürk’ün Milli Mücadele dönemiyle özdeşleşmiş kalpaklı fotoğrafı duruyor.
Üçüncüsü, bu mesnetsiz iddia varsayalım ki doğru… Valilik logosunun ortasında yer alan Utku Anıtı, zaten Milli Mücadele’de zafer kazanan Türk Milleti’ni ve Atatürk’ü simgelemiyor mu?
Bütün bunların dışında, Vali Yiğitbaşı’nın özellikle milli bayramlardaki konuşmaları ve mesajlarında Atatürk vurgusu hep olmuştur.
Vali Yiğitbaşı’na yönelik bu kasıtlı propaganda, Afyon siyasetinde farklı bir tartışmayı da beraberinde getirdi: AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, Afyonkarahisar’da 31 Mart seçimlerinden sonra Atatürk heykel ve rölyeflerin kaldırıldığını açıkladı. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Faruk Duha Erhan da heykel ve rölyeflerin koruma altında olduğunu, en kısa zamanda sergileneceğini aktardı. Her iki açıklama da makul. Ancak Erhan’ın açıklamasında yer alan şu “Ne Burcu Köksal’ın ne de herhangi bir Cumhuriyet Halk Partili’nin Atatürk sevgisini sorgulamak size düşmez” ifadesi dikkatimi çekti…
CHP’lilerin Atatürk sevgisini sorgulamak AK Partililere düşmez, kime düşer?
Vali Yiğitbaşı’nın Atatürk sevgisini sorgulamak kime düşer?
Bu cümle “Ben sorgularım, kimse beni sorgulayamaz” anlayışının yansıması ise, sanırım CHP, AK Parti’de görüp eleştirdiği hataları tekrarlayacak…
Bu cümle “Özgürlük” üzerine kurulmuşsa, o zaman da kimsenin kimseyi siyasi yaklaşımları ve hayat tarzları açısından sorgulamaması gerekir.
Bildiğim kadarıyla elimizde “Atametre” gibi bir cihaz yok. Birisinin yanına yaklaşıp da ateşölçer gibi bir cihazı üzerine tutup “Hımm, yüzde 60’ın üzerinde Atatürkçülük var”, “Bu arkadaş biraz Atatürkçülükten uzak” gibi bir teşhis koyamıyoruz.
Belki ileride böyle bir cihaz da icat edilir. Atatürkçülük kavramının tüm bilgilerini cihaza yükleriz, sonra da bu kavrama ilişkin bazı sözler söyleyip “kalp atış hızı”nı ölçeriz… Fakat buradaki sorun şu: Atatürk gibi büyük bir liderin hangi dönemini, hangi özelliğini esas alacağız?
Mesela, Atatürk’ün Milli Mücadele döneminde çıkardığı ve kendisinin de başyazı yazdığı Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’ndeki “Anadolu Komünizmi”ne mi yakın duracağız, yoksa Milli Mücadele kazanıldıktan sonra toplanan İzmir İktisat Kongresi’ndeki “ekonomide özgürlükçü ve yatırımı teşvik eden” yaklaşımı mı esas alacağız?
Hiç kimsenin Atatürkçülüğünü ölçemiyoruz. Ölçemediğimiz bir konu hakkında yorum yapmayı ise çok seviyoruz.
Düşüncelerimizi, önceki bilgilerimize dayanarak geliştirdiğimiz önyargılarımız şekillendiriyor.
Kendi çerçevemizden bakıyor, yankı odalarımızdaki seslerden “tümevarım” yapmaya çalışıyoruz.
Penceremizi biraz daha açalım, iletişim kuralım.
TEKİRDAĞ BELEDİYESİ HANGİ PARTİLİ?
AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 90’ncı Danışma Meclisi Toplantısı’nda AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve Afyonkarahisar İl Koordinatörü Mestan Özcan’ın söylediklerini haberleştirdik. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı doğrudan hedef aldığı söylemler CHP’lilerin tepkisine neden oldu; bazı AK Partililer ise “Neden böyle haber yapıyorsunuz” deyip gazetecileri eleştirdi.
Gazetecileri eleştiren kişilere, önce özeleştirilerini yapmalarını öneriyorum.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve Afyonkarahisar İl Koordinatörü Mestan Özcan’ın söylemini ayrıntısıyla irdeleyecek değilim. Bir kişinin tansiyon ya da başka bir rahatsızlık dolayısıyla bayılma ihtimalinin bulunması normal, bunun üzerinden siyaset yapmak normal değil. Bir de Özcan’ın hedef aldığı kişi erkek olsaydı bu kadar sert konuşabilir miydi, o da ayrı tartışma konusu.
Benim dikkat çekmek istediğim nokta farklı: Afyonkarahisar’daki AK Partili siyasetçiler 31 Mart 2024’ten bu yana görece itidalli yaklaşıyor, birkaç konu dışında sert söz söylememeye gayret gösteriyordu. Bu sırada Tekirdağ’dan milletvekilinin gelip farklı tarzda cümleler kurması tansiyonu artırdı.
Tabii insan merak etmeden duramıyor: Tekirdağ’da hangi parti Belediye’yi kazanmış?
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP’li Candan Yüceer. Yüceer’den önceki Belediye Başkanı Kadir Albayrak da, Albayrak’tan önceki Belediye Başkanı Adem Dalgıç da CHP’li. AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve Afyonkarahisar İl Koordinatörü Mestan Özcan, 2023’te Milletvekili seçilmiş ama yıllardır AK Parti’nin çeşitli kademelerinde görev almış.
Özcan, Afyonkarahisar’daki durumu eleştireceğine neden Tekirdağ’da AK Parti’yi güçlendirmemiş?
Denilebilir ki “Tekirdağ sosyaldemokrat yapıya sahip…”
Hemen yanındaki Kırklareli de öyle, ama 2024 seçimlerinde MHP’li Derya Bulut, Cumhur İttifakı’nın çalışmasıyla Belediye Başkanı seçildi.
Afyonkarahisar’dan da ilerleyebiliriz: Muhafazakâr siyasi görüşün çoğunlukta olduğu varsayılan Afyonkarahisar’da CHP Belediye Başkanlığını kazandıysa, Tekirdağ’da da AK Parti Belediye’yi kazanabilirdi.
Milletvekili Özcan, özellikle sosyal medyada AK Partililer tarafından kendisine yöneltilen eleştirilere karşılık mı Afyonkarahisar’da böyle bir çıkış yaptı?