Murat Arısoy

Ne büyük nimetmiş – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

14 Kasım 2014 Cuma 02:00:00
  Ne büyük nimetmiş insanın bilinci açık şekilde nefes alıp vermesi. Narkozun üçgen uzantısına bağlı kalmadan yaşamayı başarmak, ne büyük nimetmiş.
Ne büyük nimetmiş ağrı sızı duymadan sırtüstü yatabilmek, sağa sola dönebilmek. Uyuyabilmek derin derin ve deliksiz, ne büyük nimetmiş.
Ne büyük nimetmiş vücutta bir sancı hissetmeden konuşabilmek, biraz da sesli gülebilmek. Mecal denilen kelimenin kıymeti, olmayınca anlaşılıyormuş.
Zaten bir şeyi varken değerli görmek de büyük nimet.
Ne büyük nimetmiş iyi günde, kötü günde yanında olan bir eş. Sağlıklı zamanında birlikte yemek yediğin kişinin hastalıkta sana yemek yedirmesi ne güzel bir hediye.
Ne büyük bir nimetmiş insanın bir ailesinin olması. Annenin duası ne güzelmiş. Hatta evlenince iki anne, iki babaya kavuşmak ne kadar mutlu edermiş insanı.
“Kardeşin duymaz el oğlu duyar” diye hayıflanmak kolaycılıkmış. Her dakika arayan iki ağabeyinin, onların ailelerinin olması ne büyük nimetmiş. Yine evlendikten sonra bir kardeşi daha olması, onun da hatır sorması ne iyiymiş.
Akrabalar arasında olmak ne büyük şansmış. “Ah” dediğinde koşup gelen ve yalnız bırakmayan akrabalar…
İş yerinde aile ortamı ne büyük nimetmiş. Sen duyurmazken kimseye, iş yerindeki büyüklerin ve küçüklerin seni ziyaret edip de fotoğraf çekerler. Herbiri kulağına eğilir de sorar bir ihtiyacın olup olmadığını.
Ne büyük nimetmiş vefasızlık yaptığın arkadaşlarının varlığı ve seni sıkıntılı zamanında araması. Onca duyarsızlığına rağmen seslerinde aynı şefkat ve sahiplenme hissini yansıtmaları ne büyük nimetmiş.
Bazen sorguluyoruz ama aslında ne büyük nimetmiş gazetecilik mesleği. Bu meslek sayesinde tanıdıklarının olması, bazı tanışıklıkların dostluğa, ağabey-kardeş muhabbetine dönmesi ne büyük nimetmiş.
Yürümek, koşmak, oturmak, kalkmak ne büyük nimetlermiş insana verilen. Farkında olmak verilen nimetlerin ve verilmeyen nimetlerde de bir hikmet aramak ne muştuymuş.
Ne güzelmiş Allah’a sığınmak tüm korku ve tedirginliklerinden.
Ve gülümsemek nimetleri gördükçe.
TEŞEKKÜR EDERİM
Afyonkarahisar Devlet Hastenesi’nde tıp bilimine göra sıradan sayılabilecek bir kasık fıtığı ameliyatı geçirdim. Ne kadar sıradan gibi gözükse de 30 yılda ilk kez bıçak altına yatan birisi için oldukça heyecanlı bir süreçti. Bu süreçte bana moral veren dostların isimlerini tek tek yazarsam birisin unuturum diye çekinirim. O yüzden dostlara topyekün bir teşekkürü borç biliyorum.
Şunu belirteyim ki ameliyattan önce ve sonra Devlet Hastanesi’nde gördüğüm güleryüz ve tatlı dili unutmayacağım. Benim ameliyat günümde kendi doğumgününü unutup yardıma koşan Hasta Bakıcı Mustafa Ortanca’nın “Hadi paşam yürümen lazım artık” demesini nasıl unutabilirim ki? Sabah 5’te başlayan mesaisi gece 12’de bitmişti Mustafa Ortanca’nın ve evine giderken hâlâ gülümsüyordu.
Keza pansuman görevlisi Eray Hancı’yı zikretmemek mümkün mü? O kadar samimi davrandı ki hastanede değil de misafirlikteymişim gibi hissettim kendimi.
Hemşireler Münevvere Tokyürek, Şükriye Gözalıcı, Damla Şendoğan, Zümrüt Küçükköstepen, Sevim Kıran, Adem Canavar’ın isimlerini anmadan geçemeyeceğim. Bir bana değil tüm hastalara yaklaşımlarıyla büyük bir teşekkürü hakkediyorlar.
Ameliyathane çalışanlarının, ameliyat sürecinde görev yapan ve isimlerini bilmediğim kişilerin de gayretleri ve davranışları takdire şayandı.
TERCİHİM DEVLET HASTANESİ
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin onca haberini yapıyoruz, herhangi rahatsızlık anında da elbette Devlet Hastanesi’ni tercih edeceğiz.
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne giderken artık biliyoruz ki makineler ve teçhizat konusunda bir sıkıntı yok.
Biliyoruz ki hasta misafir olarak kabul ediliyor.
Biliyoruz ki aynı muamele özel hastalere göre daha ucuz.
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin bu başarısında Afyonkarahisar Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Ayhan Erenoğlu’nun katkısı mühim. Kendisi, onca koşuşturmasına rağmen gece hastaya vakit ayırıp hastaneye gelecek kadar da mütevazi. Teşekkür ederim.
Hastane Yönecisi Hasan Arslan ile Özel Kalem Mehmet Okçu’ya, emekleri için teşekkür ederim.
Hekimim Serdar Boztekin ise bana sürekli moral verdi. Serdar Boztekin rahat davranmasa ve benimle ilgilenmese, süreci iyi atlatamazdım, teşekkür ederim.

Yazarın Diğer Yazıları