Başlıktaki sorunun farklı çeşitlerini duymuşsunuzdur mutlaka. Daha çok memleket meselelerinde karşılaştığımız bu soru, bir futbol takımının aldığı kötü sonuçlar dolayısıyla da sorulur.
Bugün aynı soruyu Afyonspor için soralım:
“Ne olacak bu Afyonspor’un hâli?”
Cevabı merhum Cem Karaca’nın “Bindik Bir Alamete” şarkısında, ara geçişte geçen bir sözle verelim mi?
“Döneceğiz, döneceğiz, aynı yere geleceğiz.”
Afyonspor’u 2009’dan bu yana takip etmeye çalışırım. Bir yönetim gelir, takım ivme kazanır. Takım puan kaybederse o yönetim istifaya davet edilir… Bu şehrin TBMM Üstün Hizmet Ödüllü işadamı bile tribünlerin protestosu ile karşılaştı.
Çoğu işadamı, önceki dönemlerde ödenmemiş vergi ve sigorta borçları dolayısıyla haciz işlemleri ile karşılaştı.
Böyle bir ortamda zaman zaman dile getirilen “Bir işadamı taşın altına elini koysun da kulübü toparlasın” anlayışı doğru değil. İşadamı, kendi parasıyla rezil olmak istemez.
Pekiyi ne yapmalı?
“Ne yapmalı” sorusuna aradığımız cevap, aslında “Biz Afyonspor’un ne olmasını istiyoruz” sorusuna verilecek cevapla bağlantılı.
• Biz, liglerde başarılı olan, hatta şartları zorlayarak Avrupa Kupaları’na katılan bir Afyonspor mu istiyoruz?
• Bulunduğu ligde kalan, ama saygın bir Afyonspor mu istiyoruz?
• Şehre katma değer sağlayan, şehirde ailece takip edilen bir etkinliğin merkezindeki Afyonspor mu istiyoruz?
Sıra sıra gidelim:
Liglerde başarılı olmak için bir üst lige alışık futbolcuları, teknik adamları getirmek gerekiyor. Her yıl bir üst ligi hedeflemek güzel bir hayal… İl Genel Meclisi’nin önceki dönem Başkanları’ndan Salih Sel başkanlığında bu hedefe ulaşmak üzereydik; AFJET A.Ş.’nin desteğinin çekilmesinin ardından bu hedeften vazgeçtik.
Güçlü ve Avrupa Kupaları’nı isteyen bir takım oluşturmak için Afyonkarahisar’daki dinamikleri harekete geçirmek gerekiyor. Trendyol Süper Lig’deki Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor dışındaki takımların önünde güçlü firmaların isimlerini görüyoruz. Reeder Samsunspor, Corendon Alanyaspor, Bellona Kayserispor, Sipay Bodrum FK gibi örnekleri verebiliriz. Var mı böyle bir şirketimiz? Olsa da firma yöneticileri, yukarıda bahsettiğim riskleri alır mı?
Saygın bir Afyonspor mu istiyoruz? O zaman tercih ettiğimiz sloganlardan başlayacağız. ‘Af-Yok’ sloganını seçtiğimizde daha maça çıkmadan rakip taraftar ve futbolcuların radarına giriyoruz. Saygın bir takım için, az faullü oynayan, rakiple dalaşmayan, hakeme itiraz etmeyen, maç öncesi ve sonrasında itidalli açıklamalar yapan bir ekibe ihtiyaç var. Aslında saygın bir kulüp, başarı kazanmasa da büyük kulüptür; sahaya çıkar, oyununu oynar. Hatta takım, “temiz” oyununu güzel futbolla süslemeye çalışır. Bunu başarmak her zaman elimizde…
Afyonspor’u şehre katma değer sağlayan, aynı zamanda ailece takip edilebilir etkinliklerin merkezindeki takım yapmak da büyük bir karar. Bu konuda yatırım yapabilirsek, İngiltere’deki, Almanya’daki örneklerde gördüğümüz gibi kulüp para kazanır, aynı zamanda şehrin vazgeçilmez unsuru olur.
Öncelikle Afyonspor altyapısını sağlam temeller üzerine kurmalıyız. Valilik ve Belediye tarafından ihtiyaç sahibi olduğu tescillenmiş ailelerin çocuklarına ücretsiz, bu listelerde olmayan ailelerin çocuklarına ücretli altyapı okulları oluşturmalıyız. A Takım’da çalışacağımız teknik direktör ise ilk 11’ini kurarken altyapıdan yetişen gençlere öncelik vermelidir.
Afyonspor’un ailece takip edilmesi için, Afyonspor Müzesi kurulabilir. Bununla birlikte her hafta sonu çocukların ve gençlerin düşük bir meblağ ile katılacağı penaltı yarışmaları, kalecilik yarışmaları, yarı sahadan şut oyunları düzenlenebilir. Müze ve oyun alanlarını bir bütün olarak düşündüğümüzde, kulübün ciddi bir gelir kazanacağını görürüz.
Saydıklarımın dışında, Afyonspor’un ayakta kalması için 4 büyük kulübün pilot takımı olmak için de gayret gösterebiliriz. Böylece hem isim yapmış kulüplerin futbol kültürünü Afyonkarahisar’da yaygınlaştırabiliriz; hem de kiralama usulüyle Afyonspor’da oynayacak futbolcuların bundan sonraki transferlerinden “yetiştirme ücreti” alabiliriz.
Seçenek çok, değerlendiren de olur mutlaka.
TEVAFUKA BAKIN
Bir haftada ne oldu buluyor musunuz?
Afyonspor, kendi ligindeki Bulut Yeşil İnşaat Adana 01’e 10-0 yenildi. Tevafuka bakın ki Beşiktaş da 1989-1990 sezonunda Adana Demirspor’u 10-0 yenmiş ve bu galibiyet lig tarihinin en farklı galibiyeti olarak kayıtlara geçmişti. Afyonspor, Adana takımından aldığı ağır yenilgiyle başka bir Adana takımının kötü rekoruna ortak oldu.
Bitti mi? Bitmez… Hayat güzel sürprizler yapar bize…
Trendyol Süper Lig’in son sırasındaki Adana Demirspor, geçen hafta Beşiktaş’ı mağlup etti. Nesine 2’nci Lig Beyaz Grup’ta Afyonspor’un rakipleri arasında olan Kırklarelispor da önceki gün Ziraat Türkiye Kupası maçında Adana Demirspor’u eleyerek gruplara kaldı.
Özetle, Kırklarelispor’un yapabildiğini biz de yapabilirdik…
BAŞKAN TAKIMA SAHİP ÇIKIYOR
Kim demiş “Başkan takıma sahip çıkmıyor” diye?
Cumhuriyet Halk Partili Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Bölgesel Amatör Lig’de yer alan Eskişehirspor’u destekliyor. Konakcı, geçen günlerde statta çekilen bir fotoğrafla şu notu paylaştı:
“Şampiyon olacaksın başka yolu yok bunun. Sezonun en kritik virajlarından birini kazasız dönen ve Manavgat Belediyespor'u sahasında 2-1 mağlup eden Eskişehirspor'umuzu canı gönülden kutluyorum. Eskişehirspor taraftarının seyirci rekoru kırdığı bu özel günlerinde tribünde bu heyecana ortak olduğum için de ayrıca çok mutluyum.”
NÜKTE
Malum, Afyonspor için “5 yılda Süper Lig” sözü var. Diyorlar ki “Sözünüzü tutun”…
Takım böyle yönetilmeye devam ederse zaten bu söz tutulacak gibi duruyor.
2024-2025 sezonunda 2’nci Lig.
2025-2026 sezonunda 3’üncü Lig.
2026-2027 sezonunda Bölgesel Amatör Lig.
2027-2026 sezonunda Süper Amatör Lig.
Ligin yanında “Süper” kelimesi var mı, var…
Lütfen artık bu konuyu kapatalım.