Murat Arısoy

Yeni Anayasa için önerilerim – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

7 Nisan 2012 Cumartesi 03:00:00
  Afyonkarahisar Barosu Başkanı Turgay Şahin, 31 Mart’taki o acı saldırıdan bir gün önce, 30 Mart’ta bir basın toplantısı düzenlemiş ve Yeni Anayasa hakkındaki görüşlerini açıklamıştı. Aslında bu sadece Şahin’in görüşü değil, Afyonkarahisar Barosu’nun kendi içinde yaptığı istişarenin sonucunda ortaya çıkan anabaşlıklardı.
Baro Başkanı Turgay Şahin, basın mensuplarının da Yeni Anayasa hakkında ne düşündüğünü Ankara’ya iletmesinin faydalı olacağını söylemişti.
Hatta Afyonkarahisar’daki basın mensuplarının Ankara’ya böyle bir fikir beyanı yapmasının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu’nun da dikkatini çekeceğini söylemişti.
Ben açıkçası, Baro Başkanı Şahin’den cesaret aldım. Yeni Anayasa için Türkiye Büyük Millet Meclisi internet sitesinde yer alan bölüm üzerinden önerilerimi yazdım. Hatta Baro’nun “Türkiye’nin tam bağımsızlığı vurgulanması” önerisinden esinlendim ve ben de benzer bir cümleyi kurdum.
22 Temmuz 2007’den bu yana bir türlü hızlandırılamayan sürece, zaman zaman “Niyet Anayasa hazırlamak değil” düşüncesine neden olan tutuma rağmen, Yeni Anayasa için Meclis’in internet sitesinde, ilgili bölüme yazdığım önerileri paylaşayım:
Öncelikle meslek seçim kısmında “gazetecilik”in bulunmaması dikkat çekici.
Yeni Anayasa çalışmalarına seçim sistemini değiştirmekle başlanmalı. Şu anda TBMM’de milletin temsilcileri olarak görev yapanlar arasında, milletvekili olmadan önce asgari ücret alan bir tek kişi yok. Keza ev hanımı, çiftçi, küçük esnaf milletvekili bulmak da zor. Ayrıca seçilme yaşı, her ne kadar 25 ise de Türkiye şartlarında geçinme yaşının 30 olduğunu hatırlatmak isterim. Kaç üniversite öğrencisi Meclis’te? Hiç yok. Halbuki Türkiye genç bir ülke. Nüfusunun önemli bir kısmı asgari ücretli, öğrenci, küçük esnaf ve ev hanımı. Yeni Anayasa’da “gerçek temsil” sağlanmalı.
Bununla birlikte, yüzde 10’luk barajın uygulandığı bir seçim sisteminde gerçek demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Seçim barajı, aşamalı olarak yüzde 5’e, daha sonra da yüzde 2’ye düşürülmeli.
Yeni Anayasa’da basın mensuplarının haber alma hakkı kesin olarak sağlanmalı. Devlet kurumları, en ufak olaylarda bile “Benden bilgi alamazsınız” tavrını takınmamalı. Yine, basın sektöründe sendikalaşma için 212 üzerinden sigorta yatırılması şartı kaldırılmalı. Buna ek olarak Sarı Basın Kartı’nda da bu zorunluluk kaldırılmalı. Kaldırılmıyorsa işverenlerin çalıştırdıkları kişileri 212 sigortası üzerinden sigortalamaları zorunlu hale getirilmeli.
Yeni Anayasa, bütüncül olmalı, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözüne ya da Bilge Kaan’ın “Açları yedirdim, tokları giydirdim” cümlesine atıf yapılabilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir” sözü eksen olarak belirlenebilir.. Ayrıca “muassır medeniyet seviyesi” yerine, Türk milletinin ülküsü, açık ve net olarak yazılmalı. Zira “muassır medeniyet” işlevsiz ve amacı belli olmayan bir hayale dönüşmek üzere. Yine, başlangıç ilkelerinde Türkiye’nin her anlamda tam bağımsız olduğu vurgulanmalı. hükümetler bağımsızlıkla örtüşen politikalar üretmekle sorumlu tutulmalı.
Yeni Anayasa’da kültürel değerler tarif edilmeli, bu kültür değerlerinin korunması ve geliştirilmesi için genel öneriler yapılmalı.
Öneri demişken… Anayasa, “dikte ettirilen bir devlet aygıtı” değil, “tavsiye eden bir aile büyüğü” diliyle yazılmalı. İnsan, Anayasa’ya uymadığı takdirde ceza çekeceğini bilmeli, ancak “ürkmek” yerine vicdanı sızlamalı.
Yeni Anayasa, açık, net, güzel bir Türkçeyle yazılmalı.
Vatandaştan ne istendiği, devletin yetkisi kesin olarak belirlenmeli.

Yazarın Diğer Yazıları