Prof. Dr. İrfan Görkaş

İslam Felsefesi Ve Kocatepe'de Felsefe

Prof. Dr. İrfan Görkaş

Öncelikle burada kullanılan terimlerin günlük siyasetle bir ilgisi bulunmamaktadır.
İslam felsefesi bir addır ve bir varlık alanını imlemektedir. İslam felsefesi, parçası olduğu felsefenin tanımları gibi çoklu tanıma sahiptir. 

Bazıları onu varlık, bazıları bilgi, bazıları değer olarak tanımlamaktadır. Bu üçlü İslam felsefesi:

1.İslam varlık felsefesi (İslam ontolojisi)

2.İslam bilgi felsefesi (İslam epistemolojisi)

3.İslam değer (ahlak, siyaset, aile, iktisat, sanat, vb.) felsefesidir.

Yine bazıları onu, İslam’ın bir din olması sebebiyle bir din felsefesi, bazıları onu yazıldığı dilden dolayı Arap felsefesi, bazıları üretildiği coğrafya ve medeniyetten hareketle medeniyet felsefesi olarak adlandırmaktadır. İkinci üçlü İslam felsefesi:
1.İslam din felsefesi

2.İslam Arap felsefesi

3.İslam Medeniyet felsefesidir.

Bunların hepsi doğrudur, ama onlar İslam felsefesinin tamamı değildir, dolayısıyla bu tanımlar eksiktir. Bir örnek verelim İslam bir dindir, ama o bir filozof gibi, mesela “Farabi felsefesi” deyiminde yer alan Farabi gibi bir felsefe yapmaz. Aksine bir filozof dini ve dinleri, felsefe açısından ve felsefenin yöntemiyle ele alabilir. O nedenle din felsefesi bir dinin değil dinlerin ortak temalarının felsefesidir. 

Bazı felsefe eserlerinin tarihte Arapça yazıldığı doğrudur, ama hepsi değildir, eksiktir. Zira bazı eserler Farsça, bazı eserler Türkçe yazılmışlardır. O nedenle İslam felsefesi, hem Arapça felsefedir, hem Farsça felsefedir, hem Türkçe felsefedir. Öznesi bakımından Mısırlı felsefeci Macit Fahri’nin işaret ettiği gibi hem Arapların, hem Türklerin, hem Farsların ve hem Berberiler’in felsefesidir. Ona farklı milletler eserleriyle katkıda bulunmuşlardır, hatta katkıda bulananlar arasında Yahudiler ve Hıristiyanlar vardır. 

Yine dünyanın birçok coğrafyasında felsefe yapılmıştır. Grek felsefesi grek coğrafyasında, Kıta felsefesi Avrupa kıtasında yapılan felsefe olması gibi. Bu anlamda İslam bir coğrafya ve medeniyettir. İslam coğrafyasında yapılan ve yukarıda özneleri belirtilen felsefelerin hepsi İslam felsefesidir. Onların aralarındaki ortaklık, İslam din ve kültüründen hepsinin izler taşımasıdır. Her bir felsefe tanımına ait belirtilen eksiklik ve tamolmaması sebebiyle, burada biz İslam felsefesine iki tanım daha eklemeliyiz. Tanımlardan birisi Kuran temellidir.

Kuran’dan ve Kuran çalışmalarından bakıldığında, İslam felsefesi ikiye ayrılmaktadır. Birincisi hilafet felsefesi, ikincisi muhalefet felsefesidir. Birincisi meleklerin bilmediği ama Tanrı’nın bildiği, ikincisi hem meleklerin bildiği-şeytanın uyguladığı, hem Cenabı Hakk’ın bildiği felsefedir. 

Birincisi aynılık, ikincisi gayrılık felsefesidir. Yine birincisi birlik, ikincisi ayrılık/ayrukluk felsefesidir. Ontolojik ifadesiyle her iki felsefe de varışın felsefesidir. İlki “tümele varışın”, ikincisi “tümelden varışın” felsefesidir. 

Varış, varlık-amaçlı varıştır. Varlık, varı soylamak, kendi varlığından vara ulaşmak ve bütünleşmek için var yolunda olmaktır. İkinci varış, ben-amaçlı varıştır, rekabetin ve muhalefetin göstergesidir. 

Türkçeden ve Türkçe yazılan eserlerden bakıldığında, İslam felsefesi ikiye ayrılmaktadır. Birincisi düzyazı (prose) felsefe, ikincisi şiirsel (poetik) felsefedir. Birincisi klasik dönem kelam ve tasavvufun mahtut felsefesi ile Meşrutiyet sonrası Türkçe matbuat felsefesidir. İkincisi hem mahtut hem matbu mesnevi ve divanların felsefesidir. Kocatepe’de felsefe ise, meşrutiyet sonrası Türkçe mahtut ve matbu felsefe temelinde başlayan ve zamanda ortaya çıkacak potansiyel felsefedir. 
Bir potansiyel felsefe olarak Kocatepe’yi üçe ayırmak mümkündür. Bu üçlü şunlardır:

1.Üniversite felsefesi, 

2.Gazete felsefesi,

3.Tepe felsefesi. 

Üniversite felsefesi, biri İlahiyat fakültesi felsefe anabilim dalları felsefeleri (İslam felsefesi, mantık, felsefe tarihi ve din felsefesi), diğeri Fen Edebiyat felsefe anabilim dalları (İslam düşüncesi, felsefe tarihi, sistematik felsefe ve mantık ile bilim felsefesi, gibi) felsefeleridir.  

Gazete felsefesi, bir yazı felsefedir. Yazı sözden gelmekte, sözdeki varlığı göstermektedir. O nedenle yazı, varlığın tezahür mahallerinden birisidir. Bu gazetede yazılan ve yazılacak olan felsefe yazıları, potansiyel gazete felsefesidir. Bu yazı gibi.
Tepe felsefesi, üç Kocatepe’nin en özel olanıdır. Tepe, kurtuluşu, yani başlangıcı imlemekte, onun arkasında kurucusu yer almaktadır. Bu kurucu, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Tepe felsefesi, özel anlamıyla Atatürk’ün felsefesi olacaktır.  Bu felsefe, Atatürk’ün sözlerinde ve yazılarında ortaya çıkan felsefe olduğu gibi, döneminde varolan ve Atatürk’te etkileri görülen felsefedir. “Kayahan, C., Görkaş, İ., & Palalı, B. H. (2023). Atatürk Dönemi Finans Felsefesi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 25(100. Yılında Cumhuriyet Özel Sayısı), 363-384. https://doi.org/10.32709/akusosbil.1345791” örneğinde olduğu gibi.

Yorumlar 1
vatandaş 07 Ekim 2025 00:14

kaleminize sağlık hocam.

Yazarın Diğer Yazıları