Agah Bıyıkoğlu

Quo Vadis Afyonspor?

Agah Bıyıkoğlu

Bu köşede daha çok ilimizdeki “amatör futbol” konularında çeşitli yazılar yazdım; Afyonsporla ilgili yazılar yazmamaya özen gösterdim. Futbol konusunda oldukça yoğun birikimimi paylaşma fırsatı bulamadım.

Yaklaşık yirmi yıldır teknik sorumluğunu yaptığım Afyonkarahisar Demirspor, TÜFAD Afyonkarahisar Şube başkanlığı görevleri nedenleriyle hafta sonları Afyonspor maçlarını izleyemiyordum; Afyonspor’u yönetenlerce benim gibi yıllarca Afyonspor’a futbolcu, yönetici antrenör olanların hiç dikkate alınmamaları adeta yok sayılmaları bu tutumumda etkili olmuştur diyebilirim…

Son birkaç aydır yolda belde çarşıda pazarda beni görenler arasında “Ne olacak bu Afyonspor’un hali?” diye soranların sayısı çoğaldı… Hatta “Hocam geç şu takımın başın”  diyenler de yok değil…

Sponsorluk nedeniyle son iki sezondur “Hes İlaç Afyonspor” adıyla TFF 2.  Lig  Beyaz Gurupta Liglere katılan takımımız idari, mâli sıkıntılar ve bunların getirdiği çeşitli olumsuzluklar yüzünden yaşadığı krizler nedeniyle geçen sezon sonunda kıl payı kurtulmuştu küme düşmekten…

 2024-2025 sezonu başında, takımın kişilere ve kurumlara borçlu olduğu anlaşılmış ve bu nedenle de transfer yasağı gelmiş, takım eldeki genç futbolcularla “hazırlık dönemi” yaşamadan, hazırlık maçları bile yapamadan 2024-2025 futbol sezonunun ilk maçına İstanbul Sarıyer’de çıkmak zorunda kalmıştı. Bu maçtan 3-0 yenilgiyle dönen Afyonspor 9 Eylül Pazartesi günü de İskenderunspor’a kendi sahamızda 2-1 kaybetti…

O gün saat 18.30’da bir maraton bileti alıp tribünlere çıktığımda takımın Afyon Demirspor’dan futbolcum ve halen Beden Eğitimi ve Spor Fakültesi’nde görevli Sabri Birlik’in ısıttığını görünce umutlandım… Ancak maç başlayıp dakikalar geçince takımın yeterli hazırlık yapamadığını gördüm. Buna rağmen ilk 15 dakika rakip kaleye gidemeyen Afyonspor ilk atağında gol attı… Ancak rakip takımın bize göre daha deneyimli ve maçlara iyi hazırlanmış futbolculara sahip olduğu açıktı… Nitekim ilerleyen dakikalarda İskenderunspor, futbol litaratürüne “park thebus” denen katı defansımızı delmek için oyunu sahaya yayıp oyun alanını geniş tuttu, oyunu kanatlara yayaydı; yani kanatları kullan arak 2. Devre attıkları 2 golle yendi bizi…

Afyonspor’da oynayan futbolcular “canlarını dişe takarak oynadılar” maç boyunca… Top rakipteyken alan daraltılar, sert oynadılar; fakat savunmadaki baskı sırasındaki pozisyon hataları sonucu yedik golleri; futbolcularımız, rakip takımın kaybettiği topları da olumlu kullanma imkanı bulamadılar… Onlara kimsenin söyleyecek bir olumsuz sözü olamaz… Çünkü yeterli hazırlık imkanları yoktu…

15 Eylül Pazar günkü Afyonspor-İnegöl maçını da “maratondan” izledim yine. Genç bir kadrosu var İnegöl’ün; ancak bize göre daha derli toplu oynayan, bloklar arasındaki bağlantıları ve iletişimi olumlu, bize göre daha çok atak yapan bir takım.

Bizim takım geçen haftaki maça göre daha bir atak daha bir cesur futbol oynadı… Baskı –kademe-oyalama –denge destek toparlanma- gibi savunma önlemleri oldukça katıydı; ancak, “çakılı bir savunma da” olmadı maç boyunca. Özellikle maçın son dakikalarında iki takım da kazanmak için oynadı. Net üç gol pozisyonunu gole çeviremedik. Rakip takım da üç dört net pozisyon buldu, çünkü bizim takım atak oynayınca savunmada dengesiz yakalandık… Uzatma dakikalarında zincirleme pozisyon hatalarıyla yedik golü… Taç atışından gelen topu savunma uzaklaştıramayınca kale dibindeki 4 nolu İnegöllü futbolcu (Batuhan Çakır) vurdu kafayı…

Her iki maçta da tribünler, maç sonuna kadar destek verdi takıma… Bu bilinçli olumlu bir davranış… Umarım sezon boyu sürer...

Yukarıda da belirttiğimiz gibi futbolcularımız çok fedakarca oynadılar; ancak bu iş, kapasite deneyim ve futbol oyununun ilkelerini daha iyi uygulayan takımlar sürdürüyorlar yaşamlarını…

Anlaşılıyor ki transfer yasağı kalkana kadar bu takımla çıkacağız maçlara; o zaman bu takımın kondisyon teknik taktik ve özellikle psikolojik verim düzeyini artıracak çareler üretmek, daha kötüye gidişe karşı önlemler almak lazım…

Kısa vadelik yapılacak plan bu olur…

Bu arada antrenör arayışları yapıldığını, transfer çalışmaları olduğunu duyuyoruz. Madem Afyonspor hepimizin; biz de bilelim kimler kimlerle görüşüyor… Kimler ne yapıyor?

“Biz”den kastım Futbol taban birlikleri, Afyonspor’da çalışmış antrenörler, futbolcular, eski yöneticiler, başkanlar, futbol adamları, spor basını, taraftarlar ve de AKÜ Spor Bilimleri Fakültesi…

Afyonspor, ciddi, ekonomik kriz içinde… “Gömleğin ilk düğmesi yanlış ilikleniyordu yıllardır” çünkü… “Ayağını yorganına göre uzat”, “evlek evlek satarsan böyle böyle batarsın” sözlerine kulak tıkarsan deneyime ve liyakate değer vermezsen deniz biter bir yerde…

Eskişehir, Bursa, Denizli, Aydın, Muğla… Sanayi ve ticarette ve de futbolda Afyon’dan daha önde iller… Bu illerin takımlarının “hâl-i pür melâlini “ görüyoruz… “Hesapsız kasap” misali hepsi de

Hemen belirtelim ki Profesyonel kulüp başkanlığı, yöneticiliği hiç de kolay değildir, hele Afyon gibi bir Anadolu kentinde… Antrenörlük desen o daha da zor… Dışarıdan bir antrenörün yönetimine hiç ses çıkmaz; yerli bir antrenör, ilk puan kaybında protesto edilir…

“Her sorun bir fırsattır” aynı zamanda; dilerim bu süreç, Afyonlu genç futbolcular için, Afyonlu antrenörler için fırsat olur…

“Ya bir yol bul ya da bir yol yap” demişler... “İmkânsız diye bir şey yok mucize biraz geç gelir.”

Yazarın Diğer Yazıları