Süleyman Güneş

Gıda Güvenliğinde Yeni Dönem

Süleyman Güneş

Kamu Yönetim Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman Güneş yeni bir yazı kaleme aldı. Güneş kaleme aldığı yazısında Gıda Güvenliğinde Yeni Dönem: STT (Son Tüketim Tarihi) ve TEET (Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi) Ayrımının Yerel Yönetim Denetimlerine ve Hukuki Mevzuata Entegrasyonu konulu yazısında önemli bir konuyu aktardı.

    Güneş’in Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihinde Ayrımın Yerel Yönetim Denetimlerine ve Hukuki Mevzuata Entegrasyonu konulu yazısı.
    Sürdürülebilir kalkınma modelleri, yeşil ekonomi dönüşümü ve küresel gıda krizinin derinleştiği günümüz konjonktüründe, gıda arz zincirindeki kayıplar ile israfın önlenmesi ulusal ve uluslararası politikaların merkezine yerleşmiştir. Gıda etiketleme rejiminde uzun yıllardır süregelen kavramsal belirsizlikler hem ticari işletmeler hem de denetim organları açısından ciddi yetki ve uygulama karmaşalarına sebebiyet vermiştir. 
    Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 08.05.2026 tarihli ve E-16647434-622.02-24743075 sayılı "Görüş (STT-TETT hakkında.)" konulu idari talimatı, Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) dolan gıdaların piyasadaki hukuki durumunu kesin esaslara bağlamıştır. Bu makalede; merkezi idarenin belirlediği yeni kriterler ışığında, yerel yönetimlerin asli icra organı olan belediye zabıtasının 5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Zabıta Yönetmeliği kapsamındaki denetim sınırları; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik hükümleriyle mukayeseli olarak incelenmektedir. 
Çalışmada, gıda güvenliğini tehlikeye atmaksızın, milli servet niteliğindeki gıdaların "özel reyon" modeliyle ekonomiye geri kazandırılmasında yerel denetim birimlerinin üstleneceği proaktif rol ve geliştirilmesi gereken otokontrol mekanizmaları analitik olarak tartışılmaktadır.
Halk sağlığının, kamu düzeninin ve gıda güvenliğinin muhafazası, egemen devletlerin ikame edilemez asli ödevleri arasında yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde vücut bulan "Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür" ilkesi, gıda maddelerinin üretim safhasından son tüketiciye ulaşana kadarki tüm aşamalarında devletin koruyucu ve denetleyici kolluk yetkisini kullanmasının anayasal meşruiyet zeminini inşa eder.

Türkiye’de bu alandaki temel yasal çerçeve, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve bu kanunun çizdiği sınırlar dahilinde çıkarılan ikincil mevzuat havuzu ile yürütülmektedir.
Ancak yürürlükteki mevzuatın sahadaki icrasında, ticari işletmelerin eksik bilgilendirmeleri ve tüketicilerin algısal yanılgıları neticesinde, Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) kavramları uzun süre birbirinin yerine ikame edilmiştir. Bu kavramsal karmaşa, biyolojik ve mikrobiyolojik açıdan hiçbir risk barındırmayan tonlarca gıda maddesinin erkenden imha edilmesine, milli servet kaybına ve yerel yönetimlerin denetim birimlerinde standart dışı yaptırımların uygulanmasına yol açmıştır.
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 08.05.2026 tarihli ve E-16647434-622.02-24743075 sayılı resmi yazı, bu kaotik süreci nihayete erdirerek hukuki bir netlik sağlamıştır. Bakanlığın bu mütalaası, bir yandan Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütülen "Ulusal Sıfır Atık" ve gıda israfıyla mücadele vizyonuna yasal bir altlık kazandırırken, diğer yandan belediyelerin ve zabıta teşkilatının pazar yerleri ile sıhhi müesseselerde yapacağı denetimlerin metodolojisini yeniden şekillendirmiştir.
Kavramsal Teori ve Hukuki Normlar: STT ve TETT Rejimlerinin Ayrışması; 
Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği ile bu yönetmeliğe bağlı kılavuzlar uyarınca, gıda ürünlerinin raf ömürleri iki temel kritere göre belirlenir ve etiketlenir. Bu doğrultuda, iki kavram arasındaki fark salt zamansal bir eşikten ibaret olmayıp, doğrudan doğruya idari ceza ve müsadere hukukunu ilgilendiren köklü bir nitelik farkı barındırır.
Son Tüketim Tarihi (STT): Mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve bu nedenle insan sağlığı açısından kısa süre içerisinde doğrudan ve akut tehlike oluşturması muhtemel olan gıdaların tüketilebileceği son tarihi ifade eder. Et, süt, yumurta, balık gibi hassas gıdalarda kullanılan STT, mutlak bir gıda güvenilirliği sınırıdır. 5996 sayılı Kanun’un 41/d bendi, STT'si geçmiş ürünlerin piyasada bulundurulmasını, satışa sunulmasını veya tüketime arz edilmesini kesin surette yasaklamaktadır.

Kanun koyucu bu amir hükmün ihlali halinde sarih bir yaptırım öngörmüştür:
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT): Uygun şekilde muhafaza edildiğinde, gıdanın kendine has özelliklerini (tazelik, tat, koku, aroma, renk ve yapısal form) koruduğu süreyi gösteren tarihtir. TETT; bakliyat, makarna, konserve, ambalajlı kuru gıdalar gibi mikrobiyolojik bozulma hızı düşük ürünlerde kullanılır. Bakanlığın güncel talimatında da açıkça ifade edildiği üzere TETT, doğrudan bir gıda güvenilirliği kriteri değil, duyusal niteliklere dayanan bir kalite ve tazelik göstergesidir. 
Dolayısıyla, TETT'si geçmiş bir gıda maddesi halk sağlığı açısından peşinen riskli veya "bozuk mal" olarak addedilemez.
Bakanlığın 08.05.2026 tarihli resmi yazısıyla birlikte, TETT'si geçmiş ürünlerin piyasada kalabilmesi ve satışa sunulabilmesi şu kümülatif şartların birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır:
-    Ürünün mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan tamamen güvenilir kalması,
-    Organoleptik (tat, koku, görünüş, renk) özelliklerinde hiçbir bozulma bulunmaması,
-    Orijinal ambalaj bütünlüğünün (yırtılma, delinme, şişme, paslanma olmaksızın) korunmuş olması,
-    Ürünün üretici tarafından öngörülen uygun muhafaza ve sıcaklık koşullarında tutulması.

Tablo 1: 5996 Sayılı Kanun ve Bakanlık Görüşü Işığında STT ve TETT Geçmiş Ürünlerin Karşılaştırmalı Hukuki Matrisi

Gıda Güvenliğinde Yeni Dönem

Yerel Yönetimlerin Kolluk Yetkisi ve Belediye Zabıtası Mevzuatının Entegrasyonu; Merkezi idare tarafından gıda alanında alınan kararların sahada karşılık bulması, yerel idari mekanizmaların proaktif yaklaşımı ile mümkündür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediyenin Görev ve Sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık hizmetlerini belediyelerin asli görevleri arasında sayarken; 15. maddesinin (b) bendi belediyelere belde sakinlerinin huzur, sağlık ve esenliğini sağlamak amacıyla emir verme ve yasak koyma yetkisi tanımaktadır. 
Bu yasal yetki yelpazesinin sahadaki icra organı ise Belediye Zabıtasıdır.
Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin "Görevleri" düzenleyen 10. maddesi uyarınca zabıta, beldede gıda üreten ve satan işyerlerinin sağlık ve hijyen şartlarını, fiyat etiketlerini ve halk sağlığını tehdit eden unsurları denetlemekle mükelleftir.

Bakanlığın gıda raf ömrüne dair yayımladığı yeni mütalaa, zabıta teşkilatının market, bakkal ve şarküteri denetimlerinde uygulayacağı hukuki rutini iki kollu bir denetim modeline geçmeye zorunlu kılmaktadır:

Son Tüketim Tarihi (STT) Geçmiş Ürünlerde Zabıtanın Bildirim ve Koordinasyon Yükümlülüğü;

Zabıta personeli, periyodik sıhhi denetimlerinde reyonlarda STT’si geçmiş gıda maddesi tespit ettiği takdirde, bu durumun 5996 sayılı Kanun kapsamında doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir ihlal olduğunu göz önünde bulundurarak derhal tespit tutanağı (zabıt) tanzim etmelidir. Belediyelerin doğrudan 5996 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası kesme yetkisi bulunmadığından, zabıta teşkilatı hazırladığı evrakı ve suç unsurunu içeren dosyayı mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve idari yaptırım uygulanması amacıyla gecikmeksizin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine sevk etmekle yasal olarak yükümlüdür.

Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) Geçmiş Ürünlerde "Özel Reyon" ve Bilgilendirme Denetimi;
Yeni hukuki rejim uyarınca, zabıta memurları market raflarında TETT'si geçmiş bir gıda ürünü gördüklerinde bu ürünü doğrudan "müsaderelik veya bozuk mal" olarak nitelendiremeyecek ve işyerine ceza kesilmesi yönünde işlem başlatamayacaktır. Zabıtanın sahadaki asli rolü, gıda işletmecisinin Bakanlık yazısında emredilen idari yükümlülükleri yerine getirip getirmediğini denetlemeye evrilmiştir.

Bu bağlamda zabıta şu üç hususu denetleyecektir:

1.    Ayrıştırma ve Tecrit: TETT'si geçmiş ürünlerin standart reyonlardaki taze veya normal ürünlerin arasına karıştırılmadan, fiziki olarak tamamen bağımsız bir alana alınıp alınmadığı kontrol edilecektir.

2.    Özel Reyon Şartı: İşletmenin, gıda satış noktasında bu ürünler için özel olarak belirlenmiş ayrı bir reyon tahsis edip etmediği incelenecektir.

3.    Tüketiciyi Bilgilendirme Levhaları: Söz konusu reyonun başında tüketicinin aldatılmasını önleyecek, ürünlerin TETT’sinin dolduğunu ancak güvenilirlik şartlarının sürdüğünü açıkça beyan eden uyarı ve bilgilendirme yazı ve etiketlerinin bulunup bulunmadığı denetlenecektir.
Bu şartları sağlamadan, TETT'si geçmiş ürünleri normal reyonlarda standart fiyat veya standart etiketle satan müesseseler hakkında tüketiciyi yanıltma ve idari talimatlara uymama gerekçesiyle Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca idari yaptırım zabıta düzenlenecektir.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile Mekansal Entegrasyon
Yerel yönetimlerin ticari hayatı düzenlemedeki en büyük yasal dayanaklarından biri de Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren (ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle tadil edilen) İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliktir. Bu yönetmelik, gıda satışı ve üretimi yapan müesseselerin uyması gereken asgari hijyenik, fiziki, teknik ve yangın güvenliği standartlarını belirler. Müessese işletmeye açılmadan önce belediye ruhsat denetim ekiplerince yerinde incelenir ve asgari fiziki şartları taşımayan işletmelere ruhsat verilmez.

Bakanlığın Görüşü (STT-TETT hakkında.)  Yazısında altını çizdiği "özel olarak belirlenen ayrı reyonlarda satışa sunulma" zorunluluğu, gıda satışı yapan tüm sıhhi müesseselerin (hipermarket, süpermarket, grossmarket vb.) iç mekân yerleşim planlarında (layout) yapısal bir revizyon yapmalarını yasal bir gereklilik haline getirmektedir. Belediyelerin Ruhsat ve Denetim Müdürlükleri, gıda işletmelerine yönelik gerçekleştirecekleri periyodik ruhsat kontrol süreçlerinde veya yeni ruhsatlandırma aşamalarında bu reyonların varlığını teknik bir kriter olarak aramalıdır.

Kurulacak TETT reyonlarının standart reyonlardan görsel bir bariyerle, farklı renk etiketleme yapılarıyla veya özel panolarla ayrılması, yangın ve genel kaçış yollarını tıkamayacak şekilde konumlandırılması, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in "İşyerlerinde aranacak asgari ortak şartlar" başlıklı Ek-1 listesi kapsamında bir denetim kalemi olarak işletilmelidir.
Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik Kapsamında Dinamik Alan Denetimi

Gıda arzının ve taze ürün sirkülasyonunun kent ölçeğinde en yoğun yaşandığı mekanların başında semt ve üretici pazarları gelmektedir. Ticaret Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik, pazar yerlerinin yönetimini, işletilmesini ve pazar esnafının uyması gereken yasal ödevleri belediyelerin uhdesine bırakmıştır. Yönetmeliğin "Pazar yerlerindeki düzen ve sirkülasyon" ile "Esnafın yükümlülükleri" hükümleri, tüketicinin korunmasını ve yanıltılmamasını esas alır.

Sabit ve korunaklı kapalı marketlere kıyasla, pazar tezgâhları gibi açık ve dinamik alanlarda TETT'si geçmiş ürünlerin satış kontrolü çok daha yüksek bir operasyonel disiplin gerektirir. Pazar yerlerinde paketli şekilde satılan bazı gıdaların (örneğin kuru bakliyat paketleri, hazır soslar, konserve kutuları, paketli baharatlar) TETT'si geçmiş ise, pazarcı esnafının bu malları taze veya normal ürünlerle aynı tezgâh sathında karma şekilde sunması kesinlikle yasaktır. 

Zabıta pazar amirlikleri ekipleri, pazar tezgâhlarında TETT'si geçmiş paketli ürünlerin tamamen ayrı bir sepette, kasada veya bölmede teşhir edilmesini zorunlu kılmalıdır. Bu ayrıştırılmış bölmenin üzerine tüketicinin net olarak görebileceği büyüklükte "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi Geçmiş Üründür" ibareli etiket ve fiyat levhasının konulması sağlanmalıdır. 

Aksi davranan, TETT'si geçmiş ürünü tezgâhın altına saklayarak veya normal ürün gibi seçtirerek satan pazarcı esnafına Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik’in "Yasaklar ve Cezalar" hükümleri ile Belediye Encümeni kararları doğrultusunda tezgâh kapatmaya varan idari cezai işlemler uygulanmalıdır.

Cumhurbaşkanlığı Sıfır Atık Hedefleri ve Tarım Bakanlığı İşyeri Denetim Standardı.
TETT’si dolduğu halde gıda güvenilirliği devam eden ürünlerin imha edilmek yerine kontrollü bir biçimde tüketicinin tercihine (örneğin uygun fiyat avantajıyla) sunulması felsefesi, T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından en üst düzeyde himaye edilen ve ulusal bir seferberliğe dönüştürülen "Ulusal Sıfır Atık Hareketi" ile "Gıda İsrafını Önleme Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hedefleriyle tam bir uyum ve entegrasyon içerisindedir. Gıda maddelerinin çöpe gitmesinin engellenmesi, karbon ayak izinin azaltılması ve döngüsel ekonominin tesisi açısından hayati önem taşır.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın gıda işletmelerinin denetimine dair yürürlükteki yönetmelikleri, gıda zincirindeki izlenebilirliği ve ürünlerin insan tüketimine uygunluğunu denetleme görevini birincil aşamada "gıda işletmecisinin kendi sorumluluğuna" (özdenetim / otokontrol) bırakmıştır. Bakanlığın bu son yazısında da sarih biçimde ifade edildiği üzere, reyonlarında TETT'si geçmiş ürün bulunduran bir esnaf veya market yönetimi, o ürünün biyolojik ve organoleptik açıdan hala sağlam olduğunu (herhangi bir kokuşma, ambalajda sızma, şişme veya kurtlanma olmadığını) periyodik olarak kontrol etmek ve bu uygunluğu doğrulamakla mükelleftir. Resmi kontroller esnasında Tarım Bakanlığı kontrolörleri veya denetim yetkisine haiz birimler, gerekli gördükleri takdirde bu reyonlardaki ürünlerden mikrobiyolojik numuneler alarak laboratuvar analizine gönderebilecek; analizi olumsuz çıkan işletmelere ise 5996 sayılı Kanun'un en ağır cezai yaptırımlarını tatbik edecektir.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün gıda etiketlerindeki raf ömrü bilgisine dair yayımladığı bu radikal idari görüş, gıda israfının engellenmesi ve sürdürülebilir yerel pazarların kurulması yolunda atılmış çok büyük bir adımdır. Ancak bu esnekliğin ticari işletmeler tarafından bir suistimal kapısına dönüştürülmemesi, halk sağlığını tehdit eden niteliksiz veya gerçekten bozulmuş gıdaların "TETT esnekliği" zırhı arkasına saklanarak piyasaya arz edilmemesi, yerel yönetimlerin ve özellikle belediye zabıtası ile ruhsat denetim birimlerinin sahada sergileyeceği kararlı denetim performansına bağlıdır. 

Bu bağlamda, yeni dönemin yerel mevzuat altyapısına sağlıklı bir biçimde entegre edilebilmesi adına şu politikaların hayata geçirilmesi zaruridir:

1.    Zabıta Teşkilatına Yönelik Teknik Eğitim Programları: Belediyelerin zabıta personeline, Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerinde görevli uzman gıda mühendisleri ve hukukçular tarafından STT ve TETT arasındaki farklar, duyusal organoleptik analiz ön kontrol teknikleri ve yeni "özel reyon" mevzuatının getirdiği yasal sınırlar hakkında teorik ve pratik eğitimler verilmeli, zabıtanın sahada hata yapması önlenmelidir.
2.    Belediye Meclis Kararları ile Standartların Belirlenmesi: İl ve İlçe Belediye Meclisleri tarafından, Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliklerine ek maddeler ihdas edilerek, gıda satış yerlerinde kurulacak olan "TETT Özel Reyonlarının asgari metrekare ölçüleri, reyon üstü tabela renkleri (örneğin dikkat çekici sarı veya turuncu renk kodları) ve uzaktan kolayca fark edilebilir görsel uyarı standartları yasal alt kurala bağlanmalıdır.
3.    Esnaf Odaları ile Otokontrol Protokollerinin İmzalanması: Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve yerel Esnaf Odaları ile belediyeler arasında koordinasyon sağlanarak, gıda satıcılarına "TETT'si Geçmiş Ürün Teşhir ve Satış Kılavuzu" tebliğ edilmeli; esnafın kendi reyonlarında kuracağı iç denetim mekanizmaları (günlük ambalaj kontrolü, duyusal check-list formları) zorunlu hale getirilmelidir.
4.    Tüketici Farkındalığının Artırılması: Belediye yayın organları, sosyal medya mecraları ve pazar yerlerindeki anons sistemleri vasıtasıyla tüketicilere yönelik bilgilendirme kampanyaları yapılmalı; tüketicilerin bu reyonlardan yapacakları alışverişlerin bilerek, son tarihin farkında olarak ve ekonomik avantajları gözeterek (bütçe katkısı) yapılmasını sağlayacak tüketici bilinci aşılanmalıdır.
Sonuç olarak, merkezi idarenin gıda israfını önlemeye matuf bu vizyoner hukuki açılımı, yerel yönetimlerin ruhsatlandırma disiplini ve zabıtanın sahadaki kararlı denetim gücüyle tahkim edildiği takdirde; bir yandan halk sağlığı marjı en üst düzeyde korunacak, diğer yandan ise tonlarca milli servetin çöp konteynerlerine dökülmesinin önüne geçilerek ülke ekonomisine devasa bir katma değer sağlanacaktır.

KAYNAKÇA

1-)5393 Sayılı Belediye Kanunu. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 25874, Yayın Tarihi: 13 Temmuz 2005.
2-) 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 27610, Yayın Tarihi: 13 Haziran 2010.
3-) Belediye Zabıta Yönetmeliği. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 26490, Yayın Tarihi: 11 Nisan 2007.
4-) İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 25902, Yayın Tarihi: 10 Ağustos 2005 (ve Güncel Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Yapılan Değişiklikler).
5-) Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 28351, Yayın Tarihi: 12 Temmuz 2012.
6-) T.C. Anayasası. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 17863, Yayın Tarihi: 9 Kasım 1982.
7-) T.C. Cumhurbaşkanlığı. (2020). Ulusal Sıfır Atik Mavi Hareketi Genelgesi ve Gıda İsrafını Önleme Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2020-2025). Ankara.
8-) T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü. (08.05.2026). Görüş (STT-TETT hk.) Talimatı. Sayı: E-16647434-622.02-24743075.
9-) Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği. T.C. Resmî Gazete, Sayı: 29930, Yayın Tarihi: 26 Aralık 2016.
10-) Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketlerinde Raf Ömrü Bilgisinin Belirlenmesi ve Belirtilmesi Hakkında Kılavuz. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Yayını, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Ankara.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları