Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU

Azerbaycanlı Bilgin-Şair Nebi Hazri 100 Yaşında

1980 Yılında, Atatürk’ün doğumunun 100.Yıldönümü münasebetiyle T.C.Kültür Bakanlığı tarafından Bursa’da, II.Uluslararası Türk Folklor Kongresi düzenlenmişti. Bu kongreye Azerbaycan’dan Nebi Hazri de, Dede Korkud ile ilgili bir bildiriyle katılmıştı. Onu ilk kez orada tanıdım ve sevdim… Kongre çalışmalarının yorgunluğunu attığımız otel lobisinde yaptığımız sohbetlerde, sözünü esirgemeden, Türk bilim adamlarını eleştiriyordu. Özellikle, dildeki yenilikler üzerinde durarak; “sizin niyetiniz, Türkiye dışındaki Türkler’den kopmak mıdır?” diyordu…Kongreye sunduğu bildirinin sonunda da, Dede Korkud’un “komşu kardeşten ileridir” sözünü vurgulayarak; Türkiye’nin yakın komşularıyla olumlu ilişkiler kurmasını öneriyordu…

1982 Yılında Azerbaycan Gazeteciler Birliği’nin konuğu olarak Azerbaycan’a yaptığım ilk seyahatte, ilk işim, Nebi Hazri’yi makamında ziyaret etmek oldu. “Azerbaycan’ın Harici Ülkelerle Dostluk ve Kültür İlişkileri Kurumu” (sonradan Azerbaycan Dünyası Uluslar arası  İlişkiler Merkezi) nun başkanlığını yapıyordu ve bu görevi, ölümüne kadar sürdürdü. Daha sonraki seyahatlerimin bir çoğu da, bu kurumun çağrısı ile gerçekleşti.

Bana Can Azerbaycan’ı tanıtan ve sevdiren Hacı Hacıyev, Nebi Hazri ve Refik Zeka Handan maalesef, peşpeşe öteki dünyaya göç ettiler. Nebi Hazri’ye olan minnet borcumu belki, tamamen ödeyemedim ama, onunla ilgili şu iki kitabı Türkiye’de Türkiye Türkçesi ile yayımladım.

-Azerbaycanlı Şair Nebi Hazri – Seçilmiş Eserleri, 1988

-O Gecenin Karanlığı (O Uzak Gece), 1989   (Onun bu eseri ‘Gece Döyülen Gapılar’ adıyla tiyatroya da aktarıldı ve ben bu oyunu, bir Bakü seyahatimde (Büyükelçi-Başbakan Hasan Hasanov ve Nebi Hazri ile birlikte seyretmiştim.)

Bir ara, ben de Nebi Hazri’yi  Türkiye’ye davet ettim. Onu Ankara’da, resmi zevatla tanıştırıp, görüştürdüğüm gibi; Folklor Araştırmaları Kurumu’nda düzenlediğimiz bir törende de, bir onur plaketi ile ödüllendirdik.

Ankara’dan sonra, Necdet Evliyagil ve Nimetullah Hafız’la birlikte onu da Adana’ya götürdüm. Çukurova Üniversitesi’nde düzenlenen bir panelde, dördümüz konuştuk.

Nebi Hazri’yi daha sonra İstanbul’a götürüp, Tahir Kutsi Makal’a teslim ettim. Tahir de bir hafta süreyle, Rauf Alanyalı’nın malikanesinde ağırlayıp, Azerbaycan’a uğurladı. O dostluk neticesinde Nebi Hazri, Rahmetli Tahir Kutsi’nin “Kamyon” adlı romanının, Bakü’de, Azerbaycan Türkçesiyle, “Yük Maşını” adıyla yayımlanmasını sağladı.

Benim can dostum, ağabeyim Nebi Hazri, (Nebi Alekberoğlu Babayev) 10 Aralık 1924 Tarihinde Bakü yakınındaki Hırdalan kasabasında doğmuştu. Orta öğrenimini müteakip, askere alınmış ve II.Dünya Savaşında Sovyet Ordusu saflarında savaşmıştı. 1943-1945 Yılları arasında Komünist Gazetesi’nde ve radyoda muhabir olarak çalışmış; 1945-1952 Yılları arasında da Azerbaycan ve Leningrad Devlet Üniversiversiteleri ile Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü’nde yüksek tahsil yapmıştı. Mezuniyeti müteakip Azerbaycan Yazarlar Birliği, Edebiyat ve İncesanat Gazetesi, Devlet Televizyon ve Radyo İdaresinde çalıştıktan sonra, 1971-1974 Yıllarında Kültür Bakanı Yardımcısı olarak görev yapmıştı. O arada, uzun yıllar, Azerbaycan Parlamentosunda milletvekili olarak da hizmette bulunmuştu.

Şunu özellikle belirtmek isterim ki, ben ne zaman istersem, Nebi Muallim bana resmi çağrı gönderiyor ve ben ne kadar istiyorsam, o kadar Bakü’de konaklıyor ve ağırlanıyordum. Ayrıca, örneğin SSCB’ne bağlı olan hangi Cumhuriyete gitmiş isem, oradan Nebi Ağabeyimi arıyor, onun bana sağladığı olanaklarla, Bakü’ye de geçerek, Can Azerbaycan’daki can dostlarımla birkaç gün de olsa hasret gideriyordum.

Nebi Hazri’nin şiirleri ve düzyazıları, çeşitli dillere de tercüme edilip yayımlandı. Azerbaycan Devlet Ödülü, Emektar İncesanat Hadimi, Azerbaycan Cumhurbaşkanının Ferdi Emeklisi, Halk Şairi gibi ödüller aldı. T.C.Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açılan “Kutlu Doğum” şiir yarışmasında da ödüle lâyık görüldü.

Türkiye’de onunla ilgili birkaç kitap yayımlandı. Yavuz Akpınar’ın yayımladığı kitap, onun Türkiye’de tanınmasına neden oldu. Çeşitli dillerde yayımlanan kitaplarının sayısı ise, 100’ü buldu. Bunlar arasında tiyatro eserleri (ki hemen hemen hepsi de sahnelendi) de vardı. Keza, pek çok şiiri de, musikinin çeşitli türlerinde bestelendi.

Eşi Gülara Hanımın vefatı onu bir hayli sarsmıştı ve son zamanlarda yürümekte de zorlanıyordu. Kızları, Hanım (1955), Gülümser (1956) ve oğlu Arzu (1962) onun iftihar kaynaklarıydı. Yorgun yüreği onu 83 yaşına kadar taşıyabildi ve 15 Ocak 2007 Tarihinde vefat etti.

Cenaze töreni Azerbaycan Akademik Milli Dram Tiyatrosunda yapıldı. Törende Başbakan Artur Rasizade, Parlamento Başkanı Oktay Esedov, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Ramiz Mehdiyev, Başbakan Yardımcısı Elçin Efendiyev, milletvekilleri, yazarlar, şairler hazır bulundular ve katafalka konulan na’şının dört başında nöbet tuttular. Törende Elçin, Anar, Gabil, Yasif Nezirli gibi şair ve yazarlar, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Adalet Veliyev, Bestekarlar Birliği Başkanı Ramiz Zöhrabov, ve oğlu Arzu Babayev  Nebi Hazri’nin çeşitli yönlerini anlatan konuşmalar yaptılar.

Ve nihayet o da, öteki bütün ünlüler gibi; Bakü’deki, ünlüler mezarlığına (Fahri Hiyaban) defnedildi. Değerli ağabeyime bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Afyon Haber Son Dakika Afyon Namaz Vakti