Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Muharrem Günay
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Errahman Ve Rahim

Rahmân, “Rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz merhametli” anlamlarında, sadece Allah için kullanılan sıfat-isimdir. Tam bir Türkçe karşılığı yoktur. Mü’min olsun, kâfir olsun; iyi olsun, kötü olsun, herkes “Rahmân”ın ifade ettiği rahmetin kapsamındadır. Varlıklar da bu rahmet ve merhametin eseri olarak var olmuşlar ve varlıklarını da yine bu sayede sürdürmektedirler.
Yüce Allah Rahmân olduğu için ezelî rahmeti umumîdir. Her şeyin ilk yaratılışı ve icadında almış olduğu bütün fıtrî kabiliyet ve ihsanlar Allah’ın Rahmân oluşundan kaynaklanan izafî oluşlardır. Bu itibarla içinde rahmet izi bulunmayan hiçbir varlık düşünülemez. Fakat varlıkların ilk yaratılışları yalnız Allah dilemesi ile olmuştur. Yani hiç kimsenin çalışması ve seçimi ile değil, yalnız Rahmân’a dayanmakla meydana gelir. Taşın taş, ağacın ağaç, insanın insan olması böyle zorlayıcı bir rahmetin eseridir. Bu görüş açısından kâinattaki her şey Rahmân’ın rahmetine gark olmuştur. Bundan dolayı Allah’ın Rahmân oluşu bütün varlık için güven kaynağı ve hepsinin ümididir. Göğünden yeryüzüne, gökcisimlerinden moleküllere, ruhlardan cisimlere, canlısından cansızına, taşından ağacına, bitkilerinden hayvanlarına, hayvanlarından insanlarına, çalışanlarından çalışmayanına, itaat edeninden isyan edenine, mümininden kâfirine, Allah’ın birliğine inananından Allah’a şirk koşanına, meleklerinden şeytanına varıncaya kadar âlemlerin hepsi Rahmân’ın rahmetine gark olmuştur ve bu itibarla korkudan kurtulmuştur.
Özel isim tercüme edilmez.
Özel isimlerin tercüme edilmesi onların değiştirilmesi demektir ve dilimizde böyle bir isim yoktur. Bazılarının Rahman’ı “esirgeyici” diye tercüme ettiklerini görüyoruz. Hâlbuki “esirgemek” aslında kıskanmak, yazık etmek mânâsınadır. “Benden onu esirgedin.” denilir. Sonra kıskanılanın korunması, saklanması tabiî olduğundan esirgemek, onun gereği olan korumak mânâsına da kullanılır. “Beni esirgemiyorsun.” deriz ki, “Beni korumuyorsun.” demektir. Fakat “Bana merhamet etmiyorsun.” gibi, “bana esirgemiyorsun” denilmez. Bundan dolayı esirgeyici aslında “kıskanç” demek olacağından Rahmân’ın tefsiri de olmamış olur.
Rahman, Rahim, Muhsin, sâlih amel, Namazı ikâme etmek, takva gibi kelimeler taşıdıkları mâna itibarıyla o kadar zengindirler ki bu sözcüklerin tercüme ve meallerini kullanmak yerine asıllarını kullanmak daha isabetlidir.
RAHİM
“Rahîm” kelimesi de, “Rahmân” gibi Allah Teâlâ’nın sıfatlarından biridir. Aynı şekilde, “rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz merhametli” anlamlarını taşır. Ancak “Rahmân”, Allah Teâlâ’ya has bir sıfat-isim iken, “Rahîm” insanlar için de kullanılabilir. NitekimTevbe sûresi 128.âyette, bu sıfat Hz.Peygamber için de kullanılmıştır. Allah, ahirette ancak Mü’mim kullarına merhamet eder ve bağışlar. Kâfirler ve müşrikler O’nun rahim sıfatından yararlanamazlar. Allah, sadece Mü’min kulları için rahimdir.
Yüce Allah’a:”Hem Mü’minlerin, hem kâfirlerin Rahmân’ı, fakat yalnız müminlerin Rahîm’i” denilmesi de bundan ileri gelmektedir. “Ve kâne bil mü’minîne rahimê (n)” “Allah Mü’minlere karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.” (Ahzâb, 33/43)
Demek ki, Allah’ın Rahmân oluşunun karşısında dünya ve âhiret, Mü’min ve Kâfir eşit iken Rahim oluşunun karşısında bunlar açık bir farkla birbirinden ayrılıyorlar. Yani “Bir bölük cennette, bir bölük de ateştedir.” (Şûrâ, 42/7) oluyor.
İşte Allahü Teâlâ’ya dünya ve ahiretin Rahmân’ı ve ahiretin Rahîm’i, yahut Mü’min ve kâfirin Rahmân’ı, Mü’minin Rahîm’i denilmesinin sebebi budur.

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER