Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Muharrem Günay
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Fergana Vadisi’ndeki Sorunlar

Türkistan’da kurulmuş olan Türk devletleri arasındaki problemlerden birisi de Fergane Havzası ve buradaki su kaynaklarının paylaşımı sorunudur. Orta Asya’da istikrar Fergana Vadisinden geçmektedir. Zira Orta Asya’nın merkezinde bulunan Fergana Vadisi tüm bölge ülkeleri açısında çok önemli özelliklere sahiptir. Vadi bölgesinde su bulunmakla beraber, Aral Havzasının önemli nehirleri olan Sir-i Derya (Seyhun)ve Amu Derya (Ceyhun) nehirlerinin sularının ülkeler arasında eşitsiz olarak paylaşılması Fergana bölgesi ülkeleri arasında sorunlara yol açmaktadır. Tacikistan ve Kırgızistan’ın çeşitli mülahazalarla su kartını koz olarak kullanması bölgede tansiyonun yükselmesine neden olmaktadır.
Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan devletlerinin ortasında, Tanrı ve Pamir Dağları’nın arasında bulunan Fergana Vadisinde yerleşim ve uygarlık, tarihin ilk sayfalarına kadar uzanmaktadır. Fergana’da kent ve pazarların kurulması ise geçmişte İpek Yolu’nun bu vadiden geçmesi ile birlikte olmuştur (Uulu, 2006: 67). Günümüzde 10 milyon kişinin yaşadığı Fergana Vadisi, Orta Asya’da nüfusun en yoğun olduğu bölgelerden biridir: Coğrafik olarak Orta Asya’nın %5’ini teşkil etmesine rağmen, Orta Asya nüfusunun %25’i bu bölgede yaşamaktadır (Shozimov, 2008).
Bölgenin dağlarla çevrili olmasından dolayı dışa açılan tek geçit Khujand Geçidi’dir. Doğu-Batı uzanımında 330 km ve kuzey-güney istikametinde 170 km olan Fergana Vadisi’nde;
Celalabad, Oş şehirleri Kırgızistan’a,
Sogd bölgesi Tacikistan’a, Namazgah,
Andican, Fergana şehirleri ise Özbekistan’a aittir. (Shozimov, 2008).
Fergana’da toprağı bulunan her üç bölge devleti önemli doğal kaynaklara sahiptir. Petrol, kömür, doğal gaz, demir, bakır, cıva, gümüş, tuz, bizmut, boksit, antimon yatakları bölge devletleri arasında paylaşılmıştır. Önemli doğal kaynaklara sahip olmanın yanında, otomotiv, kimya ve petrokimya endüstrisi gibi endüstrinin önemli dalları da Fergana’da yoğunlaşmaktadır. Tarım alanında ise bölgede pamuk üretimi baskın olmakla birlikte, ipekçilik, çiçekçilik ve sebzecilik de Fergana Vadisi’nde geçim kaynağını teşkil eden önemli tarım dallarıdır (Zokirov ve Umarov, 2011: 232) Fergana Vadisi’nde toprağı bulunan ülkeler tarafından peşinden koşulan çıkarların tetiklediği ayrılık ve çatışmalar gerek Fergana’yı, gerekse de bütün Orta Asya’yı istikrarsızlaştırma potansiyeline sahiptir. Geçmiş dönemde yaşanan anlaşmazlık ve çatışmalar incelendiğinde, bu konunun önemli bir tehdit olarak ortaya çıkmış olduğu açıklıkla görülecektir. 1990’daki Özbeklerle Kırgızların Oş’ta çatışması, 1999’da radikal dini bir hareket olan Özbekistan İslam Hareketi (ÖİH)’nin iki liderinden biri olan Cuma Namangana’nın yandaşlarının Batken’e yürüyüşü, Tacikistan’ın İsfara ve Kırgızistan’ın Batken bölgelerinde devam etmekte olan Kırgız-Tacik çatışması bölgedeki çatışmalara sadece birkaç örnektir (Demirtepe ve Özkan, 2010: 54). Bu açıdan Fergana Vadisi’ndeki potansiyel problem sahaları göz önüne alındığında, Fergana, sadece bölge ülkeleri için değil, ama aynı zamanda dış güçler için de bölgesel istikrarın devamı konusunda önemlidir (Mann, 2001).
Öte yandan, bölgenin uluslararası terörizme, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına ortam sağlaması da 11 Eylül saldırıları ertesinde Rusya, ABD, Çin gibi dış güçlerin bölgeyle ilgilenmesi için yeterli mazereti teşkil edebilmektedir. Bu paralelde, Orta Asya’nın istikrarının, Fergana’dan geçtiğini değerlendirmek hatalı olmamaktadır (Policy Brief, 2001)
Yukarıda kısaca arz edilmeye çalışılan hususlar bağlamında, Fergana kaynaklı sorunlar, bu sorunların etkileri ve bölgeye yönelik dış güçlerin ilgisi bu çalışmanın konusunu teşkil etmektedir.
Fergana Vadisi, demografik yapısıyla, karmaşık sınır problemleriyle ve su taksimatında anlaşmazlıkların yaşandığı bir bölgedir. Bu yüzden 30 yıldan beri Vadiyi paylaşan Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. Bu sorunların asıl suçlusu bölgeyi sun’i sınırlarla bölen, kardeş halklar arasında ayrılık tohumları eken Ruslardır. Tacikistan’da Kırgızistan gibi, Özbekistan gibi Türkistan’ın bölünmez bir parçasıdır. Türkistan’ın bütünlüğünü korumalıyız. Özbekler, Tacikler, Kırgızlar, o coğrafyada binlerce yıllardan beri yan yana yaşayan kardeş halklardır. Bu kardeş halklar aralarındaki sorunları yine kardeşlik ve dostluk ölçüleri içerisinde çözmek zorundadırlar.

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER