Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Saltuk DURUALP
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Kampanya

Yazının başlığı ‘kampanya’ olunca, bende bile siyasi partilerin seçim çalışmalarını irdeleyecekmişim gibi bir izlenim oluştu.
Siyasi partilerin kampanyalarına şu an için diyecek bir söz yok, herkes kendi yaklaşımına göre en iyiye ulaşmak istiyor.
Benim üzerinde durmak istediğim konu, Ramazan ayı ve ürün fiyatları…
Geçenlerde bir dükkândan alışveriş yaptım. Alacağım ürünün tanesi 9 liraymış, üründen 6 tane alırsam 50 liraya denk geliyormuş. Bu kampanyadan yararlandığım takdirde yüzde 10’a yakın indirimden yararlanmış oluyormuşum.
“Ne güzel” dedim.
İşletmeci “Kampanya var, Ramazan’a kadar böyle” dedi.
“Neden” dedim.
“Ramazan’a kadar hammaddemiz var, sonra kampanya yok. Ramazan’da ürün 9 lira” dedi.
“Hayırlı işler” dedim, çıktım.
Şiirleri ve yazıları ile gönül tahtları yapan İsmail Kılıçarslan’ın Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde çok kullandığı ifadeyi ödünç almak istiyorum: “Bu burada bir dursun”.
Hatırlar mısınız, iki yıl önce et fiyatlarına ardı ardına zamlar geldiğinde, bu sektörde iştigal eden ve şu sıralar epeyi popüler olan bir yöneticimiz şöyle demişti:
“Kış dönemlerinde, özellikle Ramazan’a girerken et fiyatları her zaman yükselir.”
Elbette fiyatlardaki her yükselişin pek çok sebebi vardır; ama Ramazan ayında zam yapmanın normalleştirilecek bir durum olmadığı kanısındayım.
11 ay ürünlere maliyetler yansıtılsın, küçük ve büyük işletmelerimiz ayakta kalsın; ama ne olur Ramazan’da zam yapmayalım. Hatta bırakın zammı, indirim yapalım. 11 ayın sultanına yakışır, kardeşliğimizi perçinleyecek, dayanışmayı artıracak indirimler yapalım. Bu yöntemle esnafımız para kazanamaz belki; ama alacağı dua ile iki cihanını kurtarır.
Gelin şu kampanya işini bir daha düşünelim.
Kampanya yapacaksak Ramazan’dan önce değil, Ramazan sırasında yapalım ki bir hayrımız dokunsun.
11 ayın sultanı, mübarek Ramazan’da sevap hanemizi dolduralım.

 

TARLADA İZ

Güzel Türkçemizde bir atasözümüz var: “Tarlada izi olmayanın harmanda sözü (veya yüzü) olmaz.”
Bu şehrin daha iyi yerlere gelmesi için gayret gösteren, yazılarıyla sorunları işaret eden ve çözüm yolları öneren bir Başkan adayımız var şükür ki.
31 Mart’a kadar “tarlada iz” örneklerini sunmaya çalışacağım.
İşte iki örnek:
“Her durak yeri park alanı olarak kullanılmamalı. Kaldırımlar araçların değil, yayaların olmalı. Yol kenarlarındaki ‘park yapılmaz’ levhaları süs olmaktan çıkartılmalı. Milyonlar harcanarak kurulan şehir içindeki elektronik denetleme sistemleri devreye alınmalı.
Trafik polisleri ve trafik zabıtaları tıkanan kavşaklarda ‘seyirci’ olmaktan çıkarılmalı.”
Sezer Küçükkurt, 02.09.2023, Kocatepe Gazetesi
“Bundan sonrası için yapılması gereken ‘sağlam zemin üzerinde yatay mimari’ ile büyüyüp-gelişme olmalıdır. Bunun için gereken tüm planlamalar yapılmalı, gerekiyorsa şehrin gelişim yönü yeniden belirlenmelidir. Bundan kastımız, Afyonkarahisar şehir merkezinin güney yönünde bulunan kayalık zeminlerinde imar çalışmaları ve ardından yapılaşmanın başlatılmasıdır. Yani şehir İzmir-Eskişehir yönüne doğru değil, Şuhut-Konya yönüne doğru büyümelidir. Afyonkarahisar’ın sırtını dayadığı Hıdırlık tepesinden sonra Kanlıca bölgesi, Şuhut istikametindeki tepecikler yeni yapılaşma alanları olarak belirlenebilir. Elbette bu konularda son sözü uzmanlar ve bilim söylemelidir.”
Sezer Küçükkurt, 20.02.2023, Kocatepe Gazetesi

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER