Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Halil Kocaşaban
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Kınamanın Değil Kıyamın Zamanı!

Sn.Devlet Bahçeli:
“Çağrımız şudur: 24 saat içinde saldırılar durmazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya devam edilirse, milletimle açık açık paylaşıyorum ki; Türkiye, süratle devreye girmeli, tarihî sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.
“Gazze’yi koruma misyonunu üstlenmek, bize ecdadımızın mirasıdır.”
Sıkıldık artık Avrupa’dan merhamet ve adalet beklemekten, bıktık artık Birleşmiş milletlerden çözüm ve adalet beklemekten. Öfkemiz hüznümüzün önüne geçiyor, tiksindik artık onların karanlık bir zihniyetinden medeniyetinden. Tüm değerleri yok etmek istercesine, İsrail’in insanlık dışı saldırganlığına karşı çıkan ve barışı savunan üniversite öğrencilerini, aydınları, yazarları, sporcuları ve sanatçıları hedef almalarından…
Senelerdir Filistin halkı çok büyük acılar yaşıyor, çok büyük haksızlıklara, hukuksuzluklara, işkencelere maruz kalıyor. Masum sivilleri gözünü kırpmadan öldüren, çocukları katleden İsrail’e artık tüm dünya sesini yükseltmeli.
“Birleşmiş milletlerden gelmeyen tepki birleşmiş vicdanlardan gelmeli”
İnsanlık suçu işleyen İsrail, yasa dışı yollarla işgal ettiği topraklardan çekilmek ve Filistin Devleti’ni tanımak zorunda olduğu kabullenmeli. Bu namussuzluk elbisesini çıkarıp atmalı artık!
Yoksa yaptıkları zulüm ve adaletsizlik sadece daha fazla nefreti körükleyecek ve maalesef daha fazla masumun kanını akıtacak. Çocuklar, ailelerini, sevdiklerini kaybetmenin acısıyla büyüyor. Çocukları öfkeyle büyüyen bir bölgeye huzur gelmeyecek.
Meseleyi sadece savaşın ilk gününe ve İsrail’in gösterdiği yöne bakarak okuyan Avrupalı ülkelerin tutumu ise artık bizleri şaşırtmıyor. “Doğu Doğu’dur, Batı da Batı. Bunların buluşmasıysa mümkün değildir asla.” Sömürgeciliğe yazdığı övgülerle bilinen meşhur İngiliz şairin bu sözleri, Batı dünyasında maalesef hala egemen bir görüştür. Batılı ülkelerin bu ötekileştiren zihniyeti; insanlar arasında ‘değerli-değersiz’ ayrımı yapacak kadar aşağılık ve ikiyüzlü bir tavrı da beraberinde getiriyor.
Batılı ülkeler mevzu Ortadoğu coğrafyası olunca üç maymunu oynamayı, olayları işine geldiği gibi okumayı çok sever AMA bizim bu tarz maymunluklara karnımız tok elbette.
Bu sebeple diyoruz ki;
FARKINDAYIZ!
VE BİZ BURADAYIZ!
Melez savaşlar çağındayız. Suriye, Irak, Afganistan, Lübnan, Yemen, Rusya-Ukrayna üzerinden yapılan vekalet savaşı şimdi de İsrail-Hamas üzerinden devam ediyor. Emperyalist güçlerin geçmişte olduğu gibi bugün de bölgede yeni bir dizayn içinde olduklarının farkındayız. Savaş başlar başlamaz Netanyahu’nun, İsrail’in saldırıya karşı vereceği tepkinin “Ortadoğu’yu değiştireceğini” söylemesi ve elbette Amerika’nın hemen devasa uçak gemisi göndermesi de bu yüzdendir.
GÖRÜYORUZ!
Ortadoğu siyasetine bölge dışı aktörlerin müdahaleleri bu coğrafyayı zehirliyor ve istikrarsızlaştırıyor. Bölgedeki İran başta olmak üzere bazı aktörlerin ise kendi aralarındaki iş birliğinden uzak, birbirinin kuyusunu kazan, yıkıcı rekabetinin sadece İsrail ve Amerika’nın işine yaradığını görüyoruz. Yıllardır bir tüm meselelerde fikir ayrılığına düşen İslam birliği teşkilatının sadece Gazze konusunda fikir birliğine vardığını bununda kınamanın ötesine gitmediğini görüyoruz…
BİLİYORUZ!
Artık kınamanın değil kıyam’ın vaktinin geldiğini BİLİYORUZ! Üzerimizdeki sorumluluğu BİLİYORUZ! Bölgede oluşan güç boşluğunu dolduracak ülkenin sadece Türkiye olduğunu BİLİYORUZ. Kendilerini bize dev aynasında gösterenlerin burnumuzun dibine en büyük savaş gemisini getirip bizi tehdit edenleri yakından tanıyor onları BİLİYORUZ ve onlarda bizi biliyor tanıyor.
Nereden mi?
Hatırlatalım;
Libya’da darbeci Hafter’in arkasında ABD vardı;
Arkasında Türkiye olan Ulusal Mutabakat Hükümeti kazandı.
Karabağ’da işgalci Ermenistan’ın arkasında ABD vardı;
Arkasında Türkiye olan Azerbaycan kazandı.
Somali’de terörist Eş-Şebap’ın arkasında ABD vardı;
Arkasında Türkiye olan Somali hükümeti kazandı.
Katar’da darbe yapan, abluka uygulayan Arap ülkelerinin arkasında ABD vardı;
Arkasında Türkiye olan Katar şeyhi Sani kazandı.
Şimdi Gazze’de de terörist İsrail’in arkasında ABD var;
Ama kazanan, arkasında Türkiye olan Filistinliler olacak!
Artık bu bölgede Türkiye’ye rağmen bir dizayn yapılması, yeni bir oldu bitti yapılması mümkün değildir. Bölgede bilinçli bir şekilde istikrarsızlaştırılmış ülkelerin toprak bütünlüğünü savunan yalnızca Türkiye’dir. Bölgedeki silah ve terörist çöplüğünün temizlenmesini isteyen, barış ortamını arzulayan da tek ülke Türkiye’dir. Ukrayna-Rusya savaşında olduğu gibi Filistin-İsrail meselesinde de arabulucu olabilecek, bu konuda kapasitesi olan ve buna istekli tek ülke de Türkiye’dir. Bu savaşın bölgeye yayılmasını önlemek konusunda tarihi sorumluluğu alabilecek, bölgesel aktörlerle oturup konuşabilecek tek ülke Türkiye’dir. ABD aracı olma vasfını zaten çoktan kaybetti, Rusya yapamaz, Çin yapamaz, İran yapamaz, Körfez ülkeleri zaten bu konuya dahil olmaya hevesli değil.
BÖLGENİN TÜRKİYE’YE İHTİYACI VAR BİLİYORUZ. Orta Doğu’yu barış coğrafyası haline getirecek olan da TÜRK MİLLETİDİR.
Aliya İzzetbegoviç
Güçlü olmak zorundayız…
Çocuklarımıza asil ve iyi olmaları gerektiğini söyleyiniz…
Ama güçlü olmak zorundayız, bu dünyada sadece güce saygı duyuyorlar…”
GÜÇLÜ TARİHİMİZ
ŞÂHİTTİR
Orhun Abideleri (Kül Tigin)
Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum.
Bu şeytani düzene karşı huzur ve barış için Türk’ün medeniyet güneşi yeniden doğmalıdır ve Allah’ın izniyle doğacaktır.

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER