DOLAR 16,6843 0.19%
EURO 17,4079 -0.01%
ALTIN 971,32-0,15
BITCOIN 319486-4,85%
Afyonkarahisar
19°

AZ BULUTLU

17:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

KUR’AN-I KERİM VE PEYGAMBERİN ÖNERDİĞİ DİNİ HAYAT HER YÖNÜYLE KOLAYLIKTIR

ABONE OL
29 Mayıs 2019 12:23
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 29 Mayıs 2019 Çarşamba 13:20:34
 

Hz. Peygamber’in en önemli özelliklerinden birisi de, din ve dünya işleri arasında ideal bir uyum kurmasıdır. Bir Hıristiyan olan müsteşrik M.G. Demombynes, ‘‘Muhammed’’ isimli önemli eserinde, İslâmiyet’in Hıristiyanlığa üstünlüğünü ve Hz. Peygamber’in başarısının sebeplerini şöyle anlatıyor: “İsa’nın vaazında öbür dünya için hazırlık, bu dünyanın nimetlerinden vazgeçmekle başlar. İslâm’da ise kesinlikle böyle bir şey yoktur. İslâm’a göre, iyi bir şekilde kullanmak şartıyla hiçbir nimet kötü değildir.”
Kur’an-ı kerim ve Peygamber’in önerdiği dini hayat her yönüyle kolaylıktır. Dini ve ibadetleri zorlaştıran, dolayısıyla hem dini, hem de kendisini çıkmaza sokan Müslüman’ın kendisidir. Sahabe döneminde olduğu gibi bugün de bunun örneklerine rastlamak mümkündür. Şüphesiz ibadetten maksat nefsi öldürmek değil, terbiye etmek, bilakis ona canlılık kazandırmak ve onu Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmek anlamına gelen “ihsan mertebesi”ne yükseltmek, kötü eğilimlerden koruyarak ona “istikamet” kazandırmaktır.
Diğer yandan ibadetler ne dünyevi menfaatler elde etmek için, ne de fizyolojik veya sosyolojik bir gaye için yapılır. İbadet sadece Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle yapılır. Bu da ancak içine riyanın girmediği, samimiyetle yapılan ibadetlerle mümkün olabilir.
İnsanın bütün ihtiyaçlarının, onun fıtratına en uygun şekilde karşılanması gerekir. Allah’a ibadet insan için kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın da en doğru ve sağlıklı şekilde giderilmesi, Hz. Peygamber’in ibadet hayatının ve bu konudaki tavsiye ve uyarılarının bilinip iyi değerlendirilmesi ile mümkün olur.
Allah’a yaklaşma adına dünyadan el etek çekerek,  yaşamayı prensip edinmek olan “ruhbaniyet”, takva ölçüsü değildir ve dinimiz bunu şiddetle reddetmiştir. Bu anlayış Hıristiyan kaynaklıdır ve Hz. Peygamber’in sünnetine de aykırıdır.
— Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Kolay ve temiz olan bu dine sarılın. Meşru kılınan dini emirlerin üzerine bir şey artırıp da dini zorlaştırmayın, zira sonra bu zorluklara mağlup olursunuz. Meşru olan emirleri de kısaltmayın, sonra yapılması lazım gelen hususları yapmaktan mahrum kalırsınız.” (İmâm Suyuti, Camiu’s-Sağir ve Tercümesi, Aydın Yayınevi: 1/186)
 Demek oluyor ki, ilahi müessese olan dinin esası üzerine ne bir ilave, ne de eksiltme yapmaya kimsenin hakkı olmadığı gibi, bu ikisini yapmak da tehlikeli yoldur. Açıkça görüldüğü gibi, dine ilavede bulunmak, dini kendine zorlaştırmak, aşırılığa gitmek demektir. Bunun karşısında dini kolaylaştırmaya çalışmak adına dinin birtakım esaslarını emir ve yasaklarını çeşitli bahanelerle kaldırmaya, değiştirmeye çalışmak da aşırılıktır ve dinimizce reddedilmiştir.
Sonuç olarak şu söylenebilir: Kur’an-ı kerim’in anlattığı, Hz. Peygamber’in hayatında tatbik ederek, yaşayarak bize örnek olduğu ve sahih hadis kaynaklarıyla bize ulaşan İslâm dini, orta yolun ta kendisidir. Hangi sebeple olursa olsun onun dışına çıkmak aşırılığa kaçmak demektir ki, dinimiz bunun her türlüsünü reddetmiştir.
Bir kadın Sevgili Peygamberimize gelerek, kocasının devamlı oruç tuttuğundan ve kendisine zaman ayırmadığından şikâyet etti. Peygamberimiz o adamı uyararak, bir gün oruç tut bir gün ye, eşine karşı görevlerini de yerine getir” dedi.
Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Bu din haddi zatında metin ve sağlam temeller üzerine oturtturulmuştur. Mugalâta ve zorlaştırmaya muhtaç değildir. İbadetlerinizi zorlaştırmayın, nefsinizin yapamayacağı ibadetlere koyulmayınız, çünkü bu tutum sizi usanç ve amelin terkine zorlar.” (İmâm Suyuti, Camiu’s-sağir ve Tercümesi, Aydın yayınevi: 1/186)
“Ben ancak rahmet ve kolaylık yolu göstermek için gönderildim.”; “Ben başkalarına azap ve eziyet vermek için değil, rahmet ve iyilik yapmak için gönderildim.” (İmâm Suyuti: 1/186)
— Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Sizler insanlara kolaylık göstermek ve iyilik yapmak için gönderildiniz, zorluk çıkarmak için değil.”  (İmâm Suyuti: 1/186); “Dininizin en iyi tarafı kolay olmasındadır.” (İmâm suyuti: 1/186); “İslâm kolay bir dindir, bu dinde taassuba (zorluğa) kaçan kimse bir gün usanır ve o zorluklara mağlup olur. O halde doğru yoldan ayrılmayın, yaptıklarınızı iyi yaparak en mükemmelini yapmaya çalışınız, müjde veriniz (korkutmayınız ), sabah, akşam ve gecenin bir cüz’ünde ibadete sığınınız, çalışınız.” (İmâm Suyuti: 1/188)
Aişe (r.a)’tan rivayet edilmiştir:
“Peygamber (s.a.v)in bir hasırı vardı. Onu geceleyin kendisine hücre yapıp (ya da etrafına işaretler koyup) içinde namaz kılardı. Gündüzleyin ise onu (yere) yayıp üzerinde otururdu. Derken cemaat Peygamber (s.a.v)’in (arkasında) toplanıp onun namazına uymaya başladılar. Ta ki (böylece) çoğaldılar. (namazı bitirip) döndü ve şöyle buyurdu:
“Ey cemaat! Güç yetirebileceğiniz amellere bakın. Çünkü siz usanmadıkça Allah usanmaz. Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı yapılanıdır.” (Buhârî, İmân 31, Rikak 18; Müslim, Salâtu’l-musâfirîn 215–216 (782); Ebu Dâvud, Tatavvu’ 27 (1368, 1370}; Tirmizî, Edeb 70 (2856); Nesâî, Kiyâmu’l-Leyl 17; İbn Mâce, Zühd 28 (4238); Ahmed B. Hanbel, 6,84,128, 244, 249)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.