DOLAR 16,6995 -0.02%
EURO 17,5054 -0.2%
ALTIN 968,22-0,15
BITCOIN 3428362,45%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

KURBAN ALIM VE SATIMI – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
13 Ağustos 2018 13:38
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 13 Ağustos 2018 Pazartesi 13:38:32
 

Sözlükte “yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey” anlamlarına gelen kurban; İslamî bir terim olarak, ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, usulüne uygun olarak kesmek demektir.
 İnsanlık tarihi boyunca bütün semavi dinlerde kurban ibadetinin mevcut olduğu bilinmektedir. Ancak zaman içerisinde, başta Yahudilik ve Hıristiyanlık olmak üzere bazı semavî dinlerdeki kurban anlayışı ve uygulamaları değişikliğe uğramıştır. Semavî dinlerin dışındaki dinlerde de, şekil ve amaç yönüyle farklılıklar bulunsa bile, kurban ibadetinin mevcut olduğu bilinmektedir.                                                                                                                                                                                                                                                                                  
İnsan, kurban kesmekle, Hz. İbrahim (a.s.) gibi Allah’ın emirlerine olan bağlılığını ve gerektiğinde onun rızasını kazanmak için her türlü fedakârlığa hazır olduğunu; Hz. İsmail (a.s.) gibi Allah kayıtsız şartsız teslimiyetini göstermiş olur. Bu nedenle bütün ibadetlerde olduğu gibi kurbanda da halis niyet ve ihlâs esastır. Kurban, insanın Allah’a yaklaşmasına ve yakınlaşmasına vesile olan bir ibadettir. Kurban, Allah yolunda fedakârlığı, Allah’a teslimiyeti, sadakati, paylaşmayı ve şükrü ifade eder.
Hz. İbrahim’in Cenâb-ı Hakk’a sadakati ve İsmâil aleyhisselamın teslimiyeti konusunda Kur’an-ı Kerîm’in açıklamalarına bakalım.  Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“(İbrahim) “Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et” dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, “Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?” dedi. (İsmail) “Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi. Her ikisi de Allah’a teslim oldular (Allah’ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.” dedik ve ona (İsmail’e karşılık) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nam bıraktık. Selâm olsun İbrahim’e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü O, bizim mümin kullarımızdandır.” (Saffat, 100-101.)
Kurban kesen insan, Allah’ın koruması ve himayesi altına girmekte, şeytanın ve nefsinin tehlikelerinden kurtulmaktadır. Nitekim bu hususu Peygamber Efendimiz şöyle müjdelerler: “Ey insanlar! Kurban kesiniz, ondan akan kan nedeniyle Allah’tan mükâfatınızı bekleyiniz. Şüphesiz, kurbanın kanı yere düştüğü zaman, kişi Allah’ın himayesine girer.” (İbn Mâce, Edâhî, 2.)
İslam âlimleri; bu hususta çok ihtiyatlı hareket etmişler ve insanlara kurban kesmenin önemini açıklamışlardır.  Hattâ Süleyman Hilmi Tunahan Efendi hazretleri de, talebelerine ve etrâfındakilere; Eğer bir kimse bir sene içerisinde borcunu ödeyebilecek durumda ise, borç para alıp yine de bu kurban ibâdetini ifâ etmesinin daha güzel ve kendisi için madden ve manen çok menfaatli olacağını ehemmiyetle tavsiye ve telkîn buyurmuşlardır. Süleyman Hilmi Tunahan Efendi kurban ibadetinin önemini açıklarken buyurmuşlardır:
1-Kurban kesmek gadab-ı ilâhîyi söndürür
2-Rızâ-i ilâhîyi celbeder. Yani Allah rıasını kazanmaya vesile olur.
3-Kurban çok kesilen bir memlekette harb (savaş) olmaz.
4-Eğer bir insan hali vakti yerinde olup da kurban kesmezse, Hz Allah (cc) kurbandan akacak kanı onun ya kendinden veya çoluk-çocuğundan veya malından ticaretinden servetinden varlığından mutlaka bir kan çıkaracaktır.
5-Kurbanda çoluk çocuk ve fakir ve fukara için umumi bir maslahat ve mutlak bir menfeat vardir. Şu sözümü isterseniz defterinize not edin. Sağ olurda bir daha ki sene gelirsem sorarım anlatırsınız. Doktorlar bıçaklarını bilemiş, ameliyat masası başında kurban kesmeyen insanları bekliyor. Kurbanda umûmî bir maslahat ve mutlak bir menfaat vardır. Kurban bayramında afv-ı umûmî (Genel af) tecellî eder”. (Ziya Sunguroğlu notları)
Kurbanda ayrıca Anne ve eş olma sırrı. Ana babaya itaat etmesini bilen evlat olma sırrı.  Allah’a itaatte tereddüde yer vermeyen, tereddüde düşmeyen kul olma sırrı.  Helal parayla kesilen kurbanın teslimiyet sırrı gibi nice sırlar vardır.
Bir başka hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:
“İnsanoğlu Kurban Bayramında, Allah katında kan akıtmaktan daha makbul bir amel işlememiştir. O kesilen kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnakları ile Allah’ın huzuruna gelecektir. Kesilen kurban kanı yere düşmeden, Allah katında yüksek bir mertebeye çıkar. Artık kurbanlar hakkında gönlünüz hoşnut olsun.” (İbn Mâce, Edâhî, 3.)
Kurban, İslam’da sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğinin en güzel şekilde görüldüğü bir ibadettir. Yeryüzünde her gün yüz binlerce hayvan kesilmekte ve bunlardan çoğunlukla, zengin kimseler yararlanmaktadır. Hâlbuki kurban ibadetinde, kesilen kurbanlardan daha çok fakirler, yoksullar ve ihtiyaç sahipleri yararlanmaktadır.
İslam geleneğinde kesilen kurbanın eti üçe taksim edilir; üçte biri fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine verilir, üçte biri aile fertleriyle yenilir, üçte biri ise komşulara, akrabalara ve misafirlere ikram edilir.
Kurban eti Müslüman olmayan komşulara da verilebilir. Çünkü onların da üzerimizde komşuluktan doğan hakları vardır.
Kurban, zenginlerde infak, paylaşma ve cömertlik duygularını geliştirir, fakirlerde ise zenginlere karşı oluşan ön yargıları ve hasedi yok eder; zenginlerle fakirler arasında karşılıklı sevgi, saygı ve muhabbet duygularını geliştirerek, toplumsal huzuru ve barışı sağlar; yine bu bağlamda kurban “sosyal adalet”in ve barışın gerçekleşmesini sağlar.
Sadece adet yerini bulsun, çoluk çocuk et yesin ve kurban kesti desinler diye kesilen hayvanlar kurban olmazlar. Kurbanı Allah rızası için kesmek ve usulüne göre dağıtmak gerekir. Aşağıdaki ayetler ancak bu amaçla kesilen kurbanların kabul olacağına dikkat çekiyor:
“(Ey Muhammed) onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat. Hani birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen: “Andolsun seni öldüreceğim” demişti. Öteki: “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan /takva sahiplerinden kabul eder” demişti.” (Mâide 5/27)
“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır, fakat ona sadece sizin takvanız ulaşır” buyrularak bu gerçek ortaya konmaktadır.” (Hac 22/37)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.