Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Aziz Aslan
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Öfkeniz Nefsiniz İçin Olmasın

Değerli dostlar; Hepimiz zaman zaman öfkeleniriz. Öfkeyle kalkar, zararla otururuz. Beşeriz, şaşarız.
Hoşumuza gitmeyecek olaylar vuku bulabilir. Eksik ve yanlış düşündüğümüz olabilir. Yanlış bilgilendirilmiş olabiliriz.
Öfke ara sıra gerekli olsa da çok zaman tehlikelidir. Sükunet genelde öfkeye galip gelir.
Ancak, öfke nefs için değil de Allah rızası için olursa o başka. Adalet timsali Hz Ömer’in de bazen öfkelendiği olurdu. Hz. Ali de öyle. Hz. Ali bir kafiri Islama davet eder. Ancak kafir direnç gösterir. Hz. Ali ile girdiği mücadelede düşer. Hz. Ali tam kafiri öldüreceği sırada kafir Hz Ali’nin yüzüne tükürür. Bunun üzerine Hz. Ali kılıcını kınına sokar. Kafir dahil oradakiler çok şaşırır. “Ya Ali, neden onu öldürmedin?” diye sorduklarında Hz. Ali; “Kafiri Allah rızası için öldürecektim. Ancak yüzüme tükürünce kendi nefsim için öldürmüş olmaktan korktum” deyince kafir; “Böyle inançlı insanların mensubu olduğu İslamı kabul ediyorum.” der ve Müslüman olur.
Muhterem okuyucum; Yaşadıklarımızdan da belli olduğu gibi toplumumuz öfke yumağı haline geldi. Her şeye öfkelenir olduk. Trafikte, spor müsabakalarında, işte, evde, ticarette, siyasette kısacası her ortamda öfke saçıyoruz. Çok küçük gerekçelerle öfkenin de kötüsü olan kindarlığı yıllarca sürdürüyoruz. Sonra da bu hayatı yaşanmaz hale getiriyoruz. Özellikle mevki sahibi olanların sürekli öfke dilini kullanmaları sıkıntılı bir durumdur.
Bakıyoruz, dün met ettiğini bugün sözde mat ediyor. Arkasından küfrettiğine yüz yüze gelince methiye yağdırıyor. Bugün güzelce konuştuğunuz kişi, ortada bir şey yokken yarın aleyhinizde yapmadığını bırakmıyor. Nereye gidiyoruz böyle? Kul hakkı ne oluyor acaba? Kin dinimizde kesin bir şekilde yasaklanmıştır.
Bu öfke ve kindarlık Allah rızası ve adalet için değil de nefs için yapıldığı sürece huzur, birlik, dirlik beklemek anlamsızdır.

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER