Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Muharrem Günay
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Selâm Cenâb-I Hakk’ın “Esmau’l-Hüsnâ”Sındandır

Selâm, Hayy ve Bâkî kelimeleri, Cenâb-ı Hakk’ın “Esmau’l-Hüsnâ”sından yani ‘Güzel İsimleri’ndendir. Bu yönüyle selâm, Müminin Mümine olan mahremidir. Müminin Mümini tanımlaması, şereflendirmesidir. Bize emanet olan direk kalbe ve ruha hitap eden ve Mi’rac gecesinde Cenâb-ı Hakk’ın Rasûlü (s.)’ne hitabı olan selâmı bir Mümin ancak bir başka Mümine söyleyebilir, ancak bu güzellikleri bir Mümin için isteyebilir, başkasına değil.
Selâmlâşma, Müslümanlar arasında bir ahidleşmedir. Allah (c.) adına yapılan bir ahidleşme. Çünkü her selâm ehli bir diğerini Allah (c.) adına karşılar, O’nun halifesi olduğunun şuuru içinde bir diğer selâm ehline yaklaşır ve ona teminat sunar: Es-selâm! Der. Yani, sana benden iyilik ve güzellikten, hayır ve bereketten, barış ve kurtuluştan başka bir şey erişmez. Benden hiçbir kötülük göremezsin, çünkü ben sana Es-selâm olan, bütün hayırların kaynağı, bütün güzelliklerin, iyiliklerin yaratıcısı Allah (c.) adına geliyorum. Ben ve sen O’ndan geldik ve yine O’na doğru gidiyoruz. O’na da ancak salih amel ve selim bir kalp ile gidilir. O bizi selâm yurduna çağırıyor. Öyle ise selâm ehli olma amacımız ise O’na birlikte kavuşalım. O’na zaten tek başına kavuşmak mümkün değil. Çünkü selâm paylaşılan bir şeydir. Paylaşmak da çoğunluk arasında olur. Tek kişi, kiminle neyi paylaşacak ki? İşte bu yüzden selâm, cemaat olmayı, selâmı çoğaltmak için de cemaati çoğaltmayı gerekli kılıyor. Aranızda selâmı yaygınlaştırınız, emri ile ümmetimin çokluğu ile öğüneceğim beyanı arasındaki ilişkiyi sezmemek mümkün mü? Selâm bereket kaynağıdır, her şeyin bereket kaynağı. Selâmlaşmak paylaşmak, karşılıklı ihtiyaç gidermektir, sıkıntıları ortadan kaldırmaktır. Bütün sıkıntıların kaynağı da ihtiyaçların giderilemeyişi, karşılanamayışı değil midir? Muhtaç olduğu şeyi bulduğu, onu elde edip tatmine erdiği zaman insan mutlu olur. Bütün yaratıklar Allah (c.)’a muhtaçtır. Allah (c.) da yarattıklarının ihtiyaçlarını yine mahlûkatıyla gönderip gidermiyor mu? Her Mümin bunun için alırken Allah (c.) adına alır, verirken de Allah (c.) adına verir. O, besmele eridir. Onun hayat anahtarı besmeledir. O, her kapıya besmele ile yaklaşır, her kapıyı besmeleyle tıklatır ve besmeleyle açar. Selâm o besmelenin güzel bir dişlisidir. Selâm da bir anahtardır aslında. O anahtarı kullanmayanlara sohbet kapıları kapalıdır, açılmaz. Selâm vermeyenle konuşulmaz. Selâm sohbetin, bütün konuşmaların anahtarıdır. Müminler selâmla buluşur ve yine selâmla uğurlanırlar. Onlar, namazlarında bütün yönleri tarayarak ‘Es-selâmü aleyküm ve rahmetullah’ derler. Namazın son oturumunda “Selâm” bir Miraç mücevheri gibi Müminlerin başlarından saçılır âdeta. İşte bu selâm hazinesini bütün Müminleri birbirlerinin üzerine düğün saçısı, bayram armağanı gibi serper dururlar. Müminler topluluğu bir kutlu selâm topluluğudur. Onların hayatlarının direği namazdır. Namazlarının meyvesi, en güzel neticesi de “Selâm” tecellisidir.
Nice kötülükler vardır ki, selâm ile yok edilmiştir. Nice hayır ve bereketler vardır ki, selâm ile kazanılmıştır. Nice merhametler vardır ki, selâm kelimesi ile gelmiştir.
Buna karşılık nice belalar, ümitsizlikler, soygunlar, akraba ile ilişkilerin kesilmesi, nefretlerin doğması selâm’ın terk edilmesi nedeniyledir.
Bunun için selâmı çokça ver. Küçükler-büyüklere, zenginler-fakirlere, tanıdığın veya tanımadığın herkese selâm ver. Hatta ölülere bile selâm ver. (Selam Risalesi, Mustafa BiLGEN)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER