Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Hayriye Caner
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

RİDANİYE SAVAŞI

Memlük Sultanlığı’nın sonunu hazırlayan ve Mısır’ın Osmanlılar’ın eline geçmesine yol açan ve bugün yıldönümünü yaşadığımız savaş, Kahire önlerinde Matariye ile Cebelülahmer arasında Ridâniye/Reydâniye denilen mevkide meydana geldiği için bu adla anılır. Mercidâbık’taki ağır yenilginin ardından Memlükler’in ikinci direnişinin kırıldığı Ridâniye Savaşı, Osmanlılar’ın Kahire’ye girip Mısır üzerinde hâkimiyet kurmalarını sağlamıştır.
Mercidâbık Savaşı’ndan sonra sağ kurtulan Memlük emîrleri, Kansu Gavri’nin ölümü dolayısıyla Memlük Sultanlığı’na onun Kahire’de nâib bıraktığı Tomanbay’ı seçtiler. Yeni sultan, bir süre Halep’te kalıp ardından Dımaşk’a ulaşan (29 Şâban 922 / 27 Eylül 1516) Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in Kahire’ye yürüme ihtimaline karşı süratle asker toplamaya ve şehir önlerinde müdafaa hattı oluşturmaya çalıştı. Yavuz Sultan Selim de Memlük direnişinin kırılması sonucu Kahire’nin yolunun açıldığı kanaatine vardı ve buraya yürümeye karar verdi. Bazı devlet adamları ise Gazze’den itibaren Kahire’ye uzanan yolun tehlikelerinden, özellikle çölde kumluk arazideki sıkıntılardan ve susuzluktan söz ederek Kahire’ye gidilmesi fikrine karşı çıkıyordu. Ancak bu sırada yağan yağmurlar susuzluk tehlikesini bertaraf ettiği gibi çöl yolunda rahatça hareket etme imkânı sağladı. Gazze’ye gelen padişah (8 Zilhicce 922 / 2 Ocak 1517), buradan itibaren girilecek olan Katya çölünden geçilirken Kahire’ye kadar olan güzergâhtaki konaklama yerlerini önceden tesbit ettirerek kılavuzlar gönderdi. Gazze’den Sâlihiye’ye kadar çölde sekiz konakta durulacaktı. Buradan Sâlihiye’ye doğru gidilirken zaman zaman Arap aşiretlerinin baskını ve yağmalama olayları cereyan etti. Bu arada Tomanbay’a bir elçi heyeti gönderilerek Osmanlı hâkimiyetini kabul etmesi halinde Mısır’ın idaresinin kendisine bırakılacağı ve seferden vazgeçileceği bildirildiyse de Memlük emîrleri buna karşı çıktıkları gibi Osmanlı elçilerini de katlettirdiler.
20 bin kişilik Osmanlı kuvvetlerinin Kahire’ye yürüdüğünü haber alan Tomanbay, 20.000 askerle Kahire yakınlarında Âdiliye mevkiinde kazdırdığı siperlerle oluşturduğu savunma hattına geldi. Aslında Tomanbay, Osmanlılar’ı zorlu çöl yolculuğunun yorgunluğu henüz üzerlerinde iken Sâlihiye mevkiinde karşılamak istiyordu. Fakat emîrler, sağlam bir müdafaa hattı kurup Osmanlı saldırısına karşı koymanın daha uygun olacağı konusunda ısrar edince bu düşüncesinden vazgeçti. Bu siperlere ayrıca İskenderiye ve Kahire Kalesi’ndeki bazı toplar getirildi, bir kısım ağır toplar da kumlara gömülerek gizlendi. Memlükler’in amacı topları göstermeyerek Osmanlılar’ı sürpriz bir salvo ateşiyle karşılamak ve bunun yol açtığı karışıklıktan faydalanıp sert bir süvari saldırısı sonucu onları tamamen dağıtmaktı.
Osmanlı tarafı Memlükler’in bu planlarını esirlerden ve casuslardan haber aldı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu, doğrudan müdafaa hattına saldırmayıp yandan dolaşarak Memlükler’i şaşırtma planı yaptı. Mustafa Paşa Anadolu askeriyle sağ kolda, Küçük Sinan Paşa Rumeli ordusu ile sol kolda, padişah ve kapıkulları merkezde olmak üzere saf bağlayan Osmanlı ordusu 28 Zilhicce 922 (22 Ocak 1517) harekete geçti. Vezîriâzam Sinan Paşa merkezde padişahın sağ tarafında, yeniçeri ağası Ayas Ağa yeniçerilerle sol tarafında bulunuyordu. Memlükler, öncü atlı birliklerini ortaya çıkararak Osmanlı ordusunu topların bulunduğu müdafaa hattına çekmeye çalıştı. Osmanlılar da saflarını bozmadan buraya doğru ilerlemeye başladı. Fakat top menziline girmeden önce birden yön değiştirip Mukattam dağına doğru yürüyünce Memlük ordugâhı karıştı. Hemen süvari saflarını buna göre düzenlemeye ve toplarını yan tarafa çevirmeye çalıştılar. Fakat bunu tam olarak sağlamaya fırsat bulamadan yandan dolaşan Osmanlı piyade birlikleri hafif toplarla ve tüfek atışı ile Memlük cephesini ateş altına aldılar. Topları kullanamayan Memlük kuvvetleri, dağ tarafından gelen ve savaş düzeni alan Osmanlı alayları karşısında mecburen hendekten çıkıp saflarını yeniden düzenledi.
Ridâniye denilen bu düzlükte Osmanlı topçu ve tüfekçileri yoğun bir ateş başlattı. Piyade yeniçeri tüfekçileri ateş açarak ilerledi. Memlük sol kanadı bu sebeple dağıldı. Memlükler develeri top ve tüfek ateşine karşı sürmek, ardına gizlenerek saldırmak istedilerse de ürken develerin geriye kaçması yüzünden bir kısım süvarileri ezildiği için bunu gerçekleştiremediler. Bu defa Tomanbay ve yanındaki emîrler, bütün güçleriyle Osmanlılar’ın sağ kanadına yüklenip burada padişahın bulunduğu yeri hedeflediler. Bir rivayete göre Canbirdi Gazâlî idaresindeki Memlük süvarisi bir hücumla Osmanlı hattını yarıp buraya yardıma gelen Vezîriâzam Sinan Paşa’nın üzerine saldırdı. Çatışmada yaralanan Sinan Paşa aldığı üç mızrak darbesiyle attan düştü ve hemen çadırına götürüldü, az sonra da hayatını kaybetti. Sabah başlayıp fâsılalarla ve manevralarla yedi sekiz saat sürdüğü anlaşılan savaş sonucunda Memlükler tamamen dağıtıldı. Çaresizlik içinde kalan Tomanbay cesaretle savaşmasına rağmen yanında kalan beş on emîrle Kahire’ye doğru çekilmekten başka çare bulamadı. Daha sonra kaçan Memlükler’in bir bölümü onun yanında toplandı. Tomanbay yanındaki 7000 kişi ile ansızın Kahire’ye girip şehir içinde direniş başlattı. Üç gün boyunca sokaklarda Osmanlı askerleriyle halkın destek verdiği Tomanbay’ın kuvvetleri arasında kanlı çarpışmalar meydana geldi. Yavuz Sultan Selim de asayiş sağlandıktan sonra 23 Muharrem’de (15 Şubat) Kahire’ye girdi. Tomanbay’ın yakalanıp idam edilmesiyle (21 Rebîülevvel 923 / 13 Nisan 1517) Mısır’da tam anlamıyla Osmanlı idaresi kurulmuş oldu. Ridâniye Savaşı, Osmanlı ordusunun âni değişikliklere karşı farklı taktik uygulayabilme kabiliyetini göstermesi yanında ateşli silâhların etkili kullanımını da göz önüne serer. Memlükler toplarının mevcudiyetine rağmen bunları kullanma becerisine sahip değillerdi. Daha önemlisi topu askerî harekâtlarının bir parçası olarak görmüyorlardı. Son derece mahir ve savaşçı atlı birliklerine karşılık onların yenilgisini hazırlayan temel faktör de artık devri kapanmaya yüz tutmuş bu savaş anlayışları olmuştur.

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER