DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 358557-3,03%
Afyonkarahisar
21°

PARÇALI BULUTLU

17:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

AMELİN ÇOK OLMASI DEĞİL İHLÂSLI OLMASI ÖNEMLİDİR

ABONE OL
30 Mayıs 2019 12:19
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 31 Mayıs 2019 Cuma 13:53:57
 

Sevgili Peygamberimiz Hz. Ali’ye:
“Herkes çok amel işlerken sen amelinin çok olmasına değil, ihlâslı olmasına dikkat” diye nasihat etmiştir.” Bu bakımdan amelin çok olmasından daha çok sâlih olmasına yâni, gösterişten, şirkten uzak olmasına ve sırf Allah rızasını kazanmak amacıyla yapılmasına dikkat etmek gerekir.
Ebu Davud’un rivayetinde ise Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
“Güç yetirebileceğiniz ameler)i yapın. Çünkü siz usanmadikça Allah usanmaz. Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı yapılandır.” (Ebu Dâvud, Tatavvu, 27)
Yine Ebu Davud’un başka bir rivayetinde ise alkame şöyle der:
“Aişe’ye, Resûlullah (s.a.v)’in ibadet ediş şekli nasıldı? Günlerinden birine tahsis ettiği bir şey olur muydu?’ diye sordum. O da:
“Hayır! Onun ameli, devamlıydı. Resûlullah (s.a.v)’in güç yetirebildiği bir şeye hanginiz güç yetirebilir ki! Diye cevap verdi.” (Ebu Dâvud, Tatavvu1, 27); Müslim, Salâtul-Musâfirîn 217) .  
Nesâî’nin rivayetinde ise Hz. Aişe şöyle der:
“Resûlullah (s.a.v)’in bir hasırı vardı. Gündüzleyin onu yayardı. Geceleyin ise onu hücre yapıp (ya da etrafına işaretler koyup) içinde namaz kılardı. Cemaat, Resûlullah (s.a.v)’in hasır üzerinde namaz kıldığını öğrenince, Resûlullah (s.a.v) ile birlikte namaz kılmaya başladılar. Resûlullah (s.a.v) ile onların arasında o hasır vardı. Bunun üzerine resulullah (s.a.v):
“Güç yetirebileceğiniz amel(ler)i yapın. (Çünkü siz usanmadıkça şanı yüce olan Allah usanmaz. Şam yüce olan Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı yapılanıdır” buyurdu. Hadis-i şerif, ibadet ile ilgili olarak kısaca şunu ifade etmektedir: Gücünüzün yettiği amelleri işleyin. Gücünüzün yetmediği için devam edeceğiniz amellere girişmeyin. Çünkü gücünüzün yetmeyeceği ameller, size bıkkınlık verir. Bu sebeple de onu terk etmek zorunda kalırsınız. Siz bıkmadan ibadete devam ettiğiniz müddetçe, Allah da o ibadetin mükâfatını vermeye devam eder. Fakat siz bıkıp ta bu amelinizi bırakıverecek olursanız, Allah sizin bu bıkkınlığınıza ve amelinizi terk edişinize karşılık olarak bu ibadetiniz için size vermekte olduğu mükâfatı keser. Yani siz ibadetinize son vermedikçe Allah da sevap vermeye son vermez.
Her ne kadar bu hadis, ibadetlerle ilgili olarak insanın gücünün yettiği ve devamlı yapabileceği amellere sarılmayı tavsiye ediyorsa da bu tavsiye aslında, sadece ibadetlere ait değildir. İbadetler dışında kalan diğer meşru işler de bu tavsiyenin kapsamına girmektedir. Meşru olan işlerin Allah’a en hoş geleni ve mükâfata en çok layık olanı, az bile olsa, devamlı ve düzenli olanıdır. Çünkü önemli olan, çokluk değil, düzenli ve devamlı olanıdır. Bu da, ifrat ve tefritten sakınarak iki uç arasında bir orta yolu tutmakla mümkündür. “Allah usanmaz” “ifadesi, Allah terk etmez” anlamındadır,
Daha sonra Resûlullah (s.a.v) o hasır üzerinde namaz kılmayı terk etti. Şanı yüce olan Allah, onun ruhunu alıncaya kadar bir daha o hasırın üzerinde (namaz kılmaya) dönmedi. Rasûlullah (s.a.v) bir şey yaptığında onu devamlı yapardı. (Nesâî, Kıble 13)
Cemaatle namaz kılarken de imamın orta yolu tutması gerekir. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“Sizden biriniz cemaate kıldırdığı namazı uzatmadan kısa olarak kıldırsın, çünkü cemaatin içinde tahammül edemeyen, ihtiyar, hasta ve acele bir işi olan kimseler bulunabilir. Tek başına kılıyorsa namazını dilediği kadar uzatabilir.” (Ahmed. İmâm Suyuti, Camiu’s-Sağir, 1/696)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.