DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 3576830,15%
Afyonkarahisar
25°

KAPALI

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

BİR DEVLET PARASIZLIKTAN YIKILMAZ ADALETSİZLİKTEN YIKLIR

ABONE OL
14 Nisan 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 14 Nisan 2015 Salı 03:00:00
  Tarih, topsuzluk, tüfeksizlik ve parasızlık yüzünden değil; maneviyatsızlık, adaletsizlik, ahlaksızlıkları ve milli benliklerini yitirmeleri, başka milletleri taklit etmeleri ve insanlara zulüm etmeleri yüzünden yıkılmış ve yok olmuş nice millet ve devletlere şahittir. Bu konuda üzerinde yaşamış olduğumuz Türk toprağı olan Anadolu, Eti, Firig, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok devlet ve millete mezar olmuştur.
Yüce kitabımızda “Her milletin bir eceli vardır” (Araf/34.) ayetiyle milletlerinde ölümlü olduğuna dikkat çekilerek; “Bir kavm, özlerini değiştirip bozuncaya kadar Allah şüphesiz ki onun (halini) değiştirip bozmaz” (Rad/11) buyrulmaktadır. Başka ayetlerde ise “Biz (şımaran ve güçsüz halka) zulmeden nice şehri kırıp geçirdik ve onların ardından başka kavimler meydana getirdik.” (21 Enbiya: 11.) “Biz, bir memleketi (zulüm, isyan ve taşkınlıklarından dolayı) helak etmek istediğimiz zaman, onun refahtan şımarmış (kendini yeterli görüp Allah’a ihtiyaç duymayan) elebaşılarına (tebliğcilerle ibadet ve itaati) emrederiz, onlar da fâsıklığa saparlar/dinî kuralları çiğnerler. Artık o (ülke)nin üzerine azap sözü hak olur. Derken biz de onu yerle bir ederiz.” (İsra 17/16) . “Nuh’tan sonra nice asırlar(da insanlar)ı helak ettik.”(İsra17/17) Buyrularak zulüm ve kaksızlıkları yüzünden helak olan toplumlara dikkat çekilmiştir.[bk. 22/45; 6/123; 11/116-117; 23/63-64; 34/33-35]
Adaletin gerek milli tarihimiz gerekse dini tarihimiz boyunca hâkim olduğu dönemler yaşanmıştır. Başta Peygamberler ve onların yolunu izleyen pek çok adil hakanlar, hükümdarlar ve halifeler yaşadıkları dönemlerde ferdî ve içtimaî hayatta huzur ve güven temin etmişlerdir. Her konuda olduğu gibi adaletin uygulanmasında da Peygamber Efendimiz örnek olmuştur.
Kızım Fatima Bile Olsa..
Peygamberimiz döneminde, Mahzumoğulları kabilesine mensup soylu bir kadın hırsızlık yapmış ve suçu sabit olmuş, elinin kesilmesine karar verilmişti. Kadının kabilesinden olan bazı kişiler, kadının elinin kesilmemesi için Peygamberimize müracaat etmeye karar verirler. Ancak doğrudan ona bir şey söylemeye cesaret edemedikleri için, Peygamberimizin çok sevdiği, oğlu gibi gördüğü evlatlığı Zeyd b. Sabit’in oğlu Üsame’yi yani torununu araya koyarlar. Sevgilinin sevgilisi ünvanına sahip olan Hz. Üsame, durumu peygamberimize arz eder. Olay karşısında Peygamberimizin tavrı çok sert ve nettir:
Sen kötülükleri önlemek üzere Allah’ın koymuş olduğu cezalardan bir cezanın affı hakkında mı benimle konuşuyorsun?
Sizden önceki insanları helak eden, ancak, onların içlerinden şerefli ve soylu birisi hırsızlık ettiği zaman onu cezasız bırakmaları, içlerinden fakir ve zayıf biri hırsızlık edince de onun hakkında ceza uygulamaları idi.
Vallahi hırsızlığı sabit olan Mahzum kabilesinden Fatıma değil, kızım Fatıma bile olsa, ayrım yapmaz ve cezasını verirdim!
Sonra da emretti, o kadının eli kesildi ve kadın güzelce tövbe etti.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.