DOLAR 18,6408 0.02%
EURO 19,6409 0.1%
ALTIN 1.077,96-0,21
BITCOIN 315926-0,99%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

RABBİNE KAVUŞMAK İSTEYEN SALİH AMEL İŞLESİN

ABONE OL
14 Aralık 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 14 Aralık 2013 Cumartesi 02:00:00
  îbn Ebu Hatim… Tâvûs’dan nakleder ki; adamın biri: Ev Allah’ın Rasûlü, ben bazı yerlerde duruyorum (Ben harp meydanlarında duruyorum, sabır sebat ediyorum, vuruşuyorum) ve Allah’ın rızâsını diliyorum. Ancak benim bulunduğum yerin (halk tarafından da yerim ve cesaretimin) görülmesini istiyorum, demiş. Rasûlullah (s.a.) ona hiç karşılık vermemiş, nihâyet bu âvet nazil olmuştur:
“Artık kim Rabbına kavuşmayı arzu ediyorsa, sâlih bir amel işlesin ve Rabbına İbâdette hiç kimseyi ortak koşmasın.” (Kehf:110)
Mücâhid ve bir başkası da bu rivayeti böylece mürsel olarak nakletmiştir.
A’meş der ki: Bize Benû Hâşim’in kölesi Hamza Ebu Tumâre, Şehr îbn Havşeb’den nakletti ki adamın biri Ubâde İbn Samit’e gelmiş ve sana soracağım şeyi bana bildir, demiş:
“Bir kişi Allah rızâsını gözeterek namaz kılsın ve övülmekten hoşlansın. Allah rızasını gözeterek oruç tutsun ve övülmekten hoşlansın. Allah rızâsını gözeterek sadaka versin ve övülmekten hoşlansın. Allah rızâsını gözeterek haccetsin ve övülmekten hoşlansın bunun durumu nedir? “
Ubâde İbn Sâmit demiş ki:
“Ona hiç bir şey” yoktur. Çünkü Allah Teâlâ; Ben ortak koşulacakların en hayırlısıyûn. Kimin Benimle beraber bir ortağı varsa; o, bütünüyle onundur. Çünkü Benim ortağa ihtiyâcım yoktur.” (İbni Kesir, Kehf suresi 110. ayetin tefsirinden)
“De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım; şu farkla ki bana ilâhınızın, bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Kim Rabbine (rızasına erişmiş bir mü’min olarak) kavuşmayı arzu ediyorsa sâlih amel işlesin ve Rabbine ‘ibadet ve itaatte’ hiçbir şekilde şirk/ortaklık karıştırmasın.” (KEHF 110) [krş. 1/4; 11/123; 12/106]
(Allah varken, O’nu bırakıp gerek başkalarından yardım ummak, gerek Allah’ın emirlerine aykırı emir verenlere bağlanıp itaat etmek, amellere şirk karıştırmaktır. Rabbe kavuşma yolunda imandan sonra ilk adım, O’na ibadet ve emirlerine itaat, son mertebe de O’na tevekkül ve teslimiyettir (bk. 11/123). Allah’ın rızasına kavuşmak sâlih amelle olur. Kul namazı, cennet kazanma, Allah’tan korkma veya bir borç olarak kılmaktan ziyade; O’nun rızasına kavuşmak için kılmalıdır. Namaz, aynı zamanda nefsin veya içinde bulunulan her türlü ortamın köleliğinden kurtulduğunun ve Allah ile hür olduğunun göstergesidir. Mü’minin birinci görevi de bu hürlüğü şirksiz elde etmektir.) [bk. 2/45, 144](H. Tahsin Feyizli Meali)
Bu ayeti kerime’de (Kehf: 110) Salih amelin tanımı yapılmakta ve “Kim Rabbine (rızasına erişmiş bir mü’min olarak) kavuşmayı arzu ediyorsa sâlih amel işlesin ve Rabbine ‘ibadet ve itaatte’ hiçbir şekilde şirk/ortaklık karıştırmasın” denilerek bir amelin Salih amel olabilmesi için o amele asla şirk, gösteriş ve ortaklık karışmamasının gereğine ve sırf Allah rızası için yapılmış olmasına dikkat çekilmektedir.
Malını Allah yolunda infak ediyor gibi görünmesine rağmen gösteriş için sarfedenler kıyamet günü sevaplarını almazken, iyi niyet ve samimi olarak “Benim de malım olsaydı falan kişi gibi hayırda harcardım!” diyen kişilerin bu niyetiyle infak yapmış gibi sevaba nail olacağını Hz. Peygamber haber vermiştir. (Tirmizî, Zühd, 17)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.