DOLAR 18,6456 0.06%
EURO 19,6195 0.13%
ALTIN 1.069,28-0,13
BITCOIN 3139130,41%
Afyonkarahisar

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

SARHOŞUN NAMAZI GİBİ NAMAZ KILMAYALIM

ABONE OL
15 Mart 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 15 Mart 2014 Cumartesi 02:00:00
  “Ey inananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünüpken, yolcu olan müstesna gusledene kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolcu iseniz yahut biriniz ayakyolundan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmışsanız ve bu durumda su bulamamışsanız tertemiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah affeder ve bağışlar.” (Nisa suresi: 43.)
Sahâbeden birisi içkili olması sebebiyle Kâfirûn sûresini yanlış okuması sonucunda hemen akabinde Nisâ sûresindeki bu âyet gelmiştir. Sevgili Peygamberimiz de uykulu ve ne dediğini bilmeyecek bir halde namaz kılınmasını yasaklamıştır:
“Sizden birinizin namaz kılarken uykusu geldiği zaman namazı bıraksın ve ne dediğini bilene kadar uyusun. Çünkü böyle bir durumda kişi istiğfar edeceğim derken kendi kendisine hakaret edebilir.” (Ali Küçük, Besa’ir-ul Kur’an Tefsiri, Nisa 43. Ayetin tefsirinden)
Enes (r.a.)den:
“Peygamber (a.s.v.) mescide gelmişti ki iki direk arasına gerilmiş bir ip gördü. “Bu da ne?” Diye sordu. Bu, Zeynep (r.a.)’in ipidir, namaz kılarken uykusu gelince buna takılıyor (ip onun düşmesini önlüyor)” dediler. Hz. Peygamber (a.s.v.):
“Hayır, (olmaz öyle şey) çözün ipi. Şevkiniz varken namaz kılın, uykunuz gelince de yatın” (diye)emretti.” (Buhari, teheccüd 18; Müslim (784), E. Davud (1312), Nesai 3, 218)
“Ne söylediğini bilmez, sarhoş halde namaza yaklaşmayın!” (Nisâ 43) âyet-i celîlesinde “Dünya sevgi ve meşgalesiyle sarhoş olduğunuz halde, namaza yaklaşmayın” mânâsı da verilmiştir.
Besa’ir-ül Kur’an tefsirinde Ali Küçük Nisa suresi 43. Ayetin tefsirini yaparken şöyle diyor:
“İçkili olan, ya da namazda uyuklayan kişi ne dediğini bilmez bir vaziyette Allah’a teslimiyet bildirirken belki isyan içine düşebilir. Sarhoşken Allah’ı övecekken belki de Allah’ın gazabını celp edecek sözler söyleyebilir. İşte insan eğer namazda ne dediğini, ne okuduğunu bilemeyecek kadar sarhoşsa namaza yaklaşmayacak. Namaz kılamayacak kadar aklı olmayan kişi namaza duramaz. Böyle bir adamın namaz kılması caiz olmadığı gibi ona bir şey de anlatılamaz. Tıpkı uyuyan bir kimseye bir şeyler anlatmaya benzer buna anlatmak. Zira sarhoştur o.
Namaza başlarken “Allahu ekber”derken, “Elhamdü lillahi rabbil âlemin” derken, “Sübhanallah” derken, “İyyake na’budu ve iyyake nesteiynu” derken bunların ne anlama geldiği bilmeden bir namaz kılıyorsa bir Müslüman, onun kıldığı namaz sarhoşun kıldığı namazdan farksızdır.” (Ali Küçük, Besa’ir-ül Kur’an)
Namazda okunan her kelimenin bilinmesi gereken bir hakikati vardır. Sözgelimi Allahu ekber; “Allah en büyüktür” demektir. Namaz kılan bunu bilmiyorsa cahildir. Bilir, fakat bildiği halde kalbinde Allah’tan başka büyük bir şey bulunuyorsa, sözü doğru değildir. Ona:
“Bu söz doğrudur, fakat sen yalancısın!” denilir. Bir insan bir şeye veya bir kimseye Allahu Teâlâ’dan daha çok muti olur ve severse, onun yolundan giderse, o şey ve peşinden gittiği kişi ona göre Allah’tan daha büyüktür. Bunun için Yüce Allah Casiye suresinde:
“Kendi arzularını kendine ilah yapan kimseyi gördün mü?” (Casiye:23) buyurmuştur.
“Cenâbı Hakk; “Beni anmak için namaz kıl!” (Tâhâ:14) buyuruyor.
Bu emrin zahirinden Allah’ı anmanın vâcib olduğu anlaşılır. Gaflete dalmak ise, anmaya zıt düşmez mi? (o halde huzur şarttır.)
Namaz boyunca gaflet içerisinde bulunan kimse, nasıl olur da Allah’ı anmak için namaz kılanlardan sayılabilir?
“Sarhoşken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, namaza yaklaşmayınız” (Nisâ: 43)
Bu hüküm, sarhoşun namazdan niçin menedildiğinin illet ve hikmetinin beyânıdır. Dünya düşüncelerine dalıp vaktini vesveselerle geçiren ve dünya sarhoşu, mal sarhoşu olan her gafil hakkında bu hüküm câri ve mer’îdir. (geçerlidir)” (İ. Gazali İhya 1)
Bu konuya aşağıdaki ayet son noktayı şöyle koyuyor:
“Hem onlar ki, Rablerinin ayetleri (kendilerine) hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler olarak (münkirler gibi, anlamadan) yüzleri üzerine kapanmazlar. (Bilakis o hakikati idrak ederek secdeye kapanırlar.)” (Furkan: 73)
Namazda okuduğu surelerin ve duaların manasını bilmeden namaz kılanların durumuna gelince;
Yukarıdaki açıklamalardan namazda okuduğu sure ve duaların manasını bilmeyenlerin kabul olmaz gibi bir manayı çıkarmak yanlıştır. Sure ve duaların manasını bilerek namaz kılmak fazilet açısındandır. Bilerek, anlayarak ve tefekkür ederek namaz kılan birisinin alacağı sevap, manasını bilmeden ve tefekkür etmeden namaz kılanın alacağı sevaptan elbette fazladır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.