DOLAR 18,6411 0.02%
EURO 19,6364 0.06%
ALTIN 1.077,90-0,23
BITCOIN 315744-1,09%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Tasavvuf – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
7 Ekim 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kocatepe Gazetesi 7 Ekim 2013 Pazartesi 03:00:00
  Selamün aleyküm değerli okurlarım.
Bugünden itibaren bir kaç hafta sizlere çok değerli bir büyüğümün kitabından derlemeler yazmak istiyorum. Yazmak istiyorum, çünkü herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm çok güzel bir kitap. Herkesin diyorum keşke imkan olsa bu kitabı bütün dünya okusa. Yayınlarını takip ettiğim yayınevinin buna benzer harika kitapları var ilerleyen günlerde onlara da değinmek istiyorum.
Tasavvufi sohbetlere katıldığınız olmuştur mutlaka. Bazen ya da devamlı olarak tasavvufi sohbet içinde bulunduğunuz kendi iç dünyanıza, oradan da Rabbimize doğru hareket ettiğiniz olmuştur ruhen.
Tasavvuf din ilminin işlenmesi, din ilminin hayata nakşedilmesi ve İslam üzere yaşama, imanı canlı tutma çabasıdır bir bakıma. Tasavvufi bir dairede yaşamaya çalışma, günlük hayatımızda Rabbimizin her an bizi gördüğünü, duyduğunu bilerek ona layık olmaya çalışarak yaşamak yaşam tarzlarının en güzeli olsa gerek.
İnsanların gelir seviyesi, mesleği, misyonu ne olursa olsun bu yola ihtiyaç duymaması söz konusu değildir ve yahut bu kapsam dışında kalamaz. Kalbinin sesini dinleyen hiçbir varlık diyemez ki, benim gönlümde Allah cc’ye dair hiçbir ilham yok. Bunu asla söyleyemez, söylüyorsa eğer kalabalık karmaşık fırtınalı hayatının içinde dönüp kalbinin sesini hiç dinlemiyordur da duymuyordur derim ben.
Peki insan neden tasavvufi yolda yaşamak ister ya da istemez. Önce ister kısmına değinelim. İnsan neden tasavvufi yolda yani İslami yolda ilerlemek ister? Neden Allah Teala’yı düşünmek ister? Onun kalbine bu hissi düşüren sebep nedir?
İnsanın varlığı ruh ve beden olmak üzere iki bileşkeden oluşur ruh ahiret aleminden gelmiştir ahirete aittir ve Allahü Teala’yı tanıyordur, beden ise dünyaya aittir, dünyalıktır, dünyayı tanıyordur. Bedenin içindeki nefis duygusu günlük koşturmacayı, yeme içmeyi, maddi kazanımları, belli hevesleri emreder durur,. Kendi iç dünyasında sık sık tefekküre, kendi iç dünyasında kendini dinlemeye zaman ayırmayan kişiler bu koşuşturmaca içinde ruhunun varlığını unutur gider. Fakat ruh gerçektir Allah Teala’yı tanır. O’nu arzular, dini, ırkı, coğrafyası ne olursa olsun her insanın içinde var olan o ruh Allah’ı özler. Bedenin içinde kendini hapsolmuş hisseder. Eğer ki onun sesini hiç dinlemez onunda arzularını yerine getirmezseniz size küser, sizle kavgalı olur, kanlı bıçaklı olur sizinle, sizde çevrenizdeki her bir varlıkla.
Beden dediğimiz mekanizma aşağı yukarı her insanda aynıdır. Herkesin kendine has yüzü gözü rengi olsa da, beden belli organlardan oluşur ve aynı sistemle işler. Fakat neden insan davranışları o zaman farklı farklıdır. Çünkü ruhlarının onlara hissettirdikleri duygular farklı farklıdır. Tasavvuf yolunda ilerlemiş zatları gördüğünüz zaman hal ve hareketlerine bakarsınız ne kadar tebessümleri vardır, en şiddetli olayları bile sakinlikleriyle zekalarıyla hallediverirler. Onlarda da aynı bizim bedenimiz gibi bir beden var iş sadece bedende ise onlar nasıl bu kadar sakin huzur dolu insanlar iken biz hırçın sinirli bazen heyecanlıyız?
Tasavvuf biraz da ruhunun sesini dinlemektir zaten, bedenimizin sesini nasıl dinliyor ona kulak veriyor onu seviyorsak ruhumuzu da sevmeliyiz. Kendi içimizde hapsetmemeliyiz ki beden ve ruh işbirliği içinde iki cihan saadetine ulaşmış hayattaki varlığını maddeye tapmadan, insan olmanın tadına vararak müslüman olmanın ayrıcalığını yaşalım.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.