DOLAR 16,6187 0.34%
EURO 17,5782 0.09%
ALTIN 972,970,45
BITCOIN 344341-0,18%
Afyonkarahisar
17°

HAFİF YAĞMUR

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

OKUMAKTAN MÂNA NEDİR? – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
26 Eylül 2017 13:43
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 26 Eylül 2017 Salı 13:43:31
 

Okumak, bizi yaratan Rabbimizin adıyla okumak, aynı zamanda Allah’ın varlığını, birliğini bilerek ve tanıyarak, O’na iman ederek okumak demektir.
Derviş Yunus’un dediği gibi:
“Okumaktan mana ne
Kişi Hakkı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir.”
Yunus Emre’nin de dediği gibi bilmek için okumak gerekir. Okuyan insanın da ilk önce kendi yaratanını bilmesi gerekir.
Hangi Amel Daha Üstündür?
“Hz. Peygamber’e amellerin hangisinin daha üstün ve efdal olduğu sorulduğunda, şöyle cevap verdi: ‘Allah’ı bilmek’. Ne tür bir bilgiyi kastettiği sorulduğunda, yine ‘Allah’ı bilmek’ diye cevap verdi. Ashab ‘Biz amelden soruyoruz, siz ise ilimden haber veriyorsunuz’ diye itiraz edince, Hz. Peygamber şöyle cevap verdi: ‘Allah’ı bilerek yapılan amel ne kadar az olursa olsun insana fayda verir. Allah’ı bilmeksizin yapılan ameller ise, insana bir fayda sağlamaz’.” (İbn Abdilberr (Enes’den)
 Alak suresi 1–5. ayetlerde okuyup öğrenmek gibi önemli bir işe başlarken Allah’ın adını anarak başlamamız özel olarak emrediliyor.
Okur-yazar olmayan bir Peygambere inen ilk âyetlerde okumaktan ve kalemle yazmaktan söz ediliyor, “Rabbin insanoğluna kalemle yazmayı öğretmiştir.” deniliyor, kalem o gün olduğu gibi bugün de insan hayatında en etkili öğretim aracıdır.
 İslâm, insanın yaratılışına uygun bir din olduğu için bütün Müslümanlara ilmi farz kılmıştır  Her Müslüman’ın dinî görevlerini yerine getirecek, helâl ile haramı, hak ile batılı birbirinden ayırt edecek kadar bilgi sahibi olması farzdır  Nitekim Hz  Peygamber (s a s): “İlim tahsil etmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır” (İbn Mace, Mukaddime, 17) buyurmuştur  İslâm’da ibadet dahil her şey, gösteriş ve riyadan uzak olarak Allah rızasını kazanmak için yapılır. İlmi de Allah rızasını kazanmak ve insanlara faydalı olmak için öğrenmek gerekir. Övünmek ve başkalarına karşı üstünlük taslamak için ilim öğrenmek mekruhtur  
Allah, kendisinin bilinmesini arzu etmiş ve bu kâinatı yaratmıştır. O halde, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri bundan öğüt alır” (Zümer Süresi, 9) Ayet-i kertmesi ile murad edilen, insanoğlunun, yaradılışının sırrını, hikmetini bilmesidir. Yaradılışın sırrını bilmek için o yaradılışın ve yaratılmışların kanunlarını bilmek, ilim sahibi olmak, “müspet” denen ilimleri öğrenmek gerekir. Bilen kişi her şeyden evvel Allah’ı bileceğinden, Allah’tan en çok korkan, en doğru yolda olan da o kimse, yani alim, bilgi sahibi olandır (Kullarından yalnız âlimler Allah’tan korkar. Allah şüphesiz aziz’dir, gafur’dur) (Fatır Süresi, 28).
“Allah kendisinden başka ilah olmadığına adaletle şahadet etti. Melekler ve ilim sahipleri de O’ndan başka ilah olmadığına şahadet ettiler.” (âli İmran/18)
“De ki: ‘Benimle sizin aranızda Allah Teâlâ’nın ve Kitab’ın ilmine sahip olanların şahitlik etmesi yeter.” (Ra’d/43)
Dikkat edildiğinde görülecektir ki, bu ayetlerde Allah Teâlâ (c.c) önce kendi zatından başlayarak birliğine şahadet etmekte, ikinci olarak melekleri, üçüncü olarak da âlimleri bu gerçeğe şahit göstermektedir. Bu ise, ilmin ve âlimin yüceliğini gösteren çok büyük bir delildir.
Kur’an-ı Kerim’de birçok misaller verilmiştir. Bu misaller her devre uygun, her zamanın
olaylarına tatbik edilecek genişlikte ve ehemmiyette misallerdir. Onları, verildiği şekilde ve birer müşahhas örnek’ten ziyade, zamanları aşan birer ibret dersi olarak mütalaa etmek lazımdır. Allah Ankebüd Süresinde buyuruyor ki: “Biz bu misalleri insanlar için zikrediyoruz, ama onları âlimlerden başkası düşünüp anlayamaz”…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.