DOLAR 18,6426 0.04%
EURO 18,5735 -0.04%
ALTIN 1.030,22-0,01
BITCOIN 3777194,28%
Afyonkarahisar
15°

AZ BULUTLU

05:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

BİR ELİME GÜNEŞİ BİR ELİME AYI VERSENİZ..

ABONE OL
21 Eylül 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bölgedeki kabilelerin Kabe’yi her zaman ziyaret etmeleri, Mekke’nin uzun zamandan beri bir ticaret merkezi olması Mekke’nin ticâretini elinde bulunduranların gelir kaynağı idi. Hacc dönemlerinde kurulan panayırlar, yaz-kış kuzey ve güneye yapılan imtiyazlı ticaret seferleri müşriklerin vazgeçilmez çıkarlarını oluşturmaktaydı. (Bk. Kureyş suresi 106/4.)
Hz. Peygambere düşman olan zamanın azılı İslam düşmanları Ebu Süfyan, Velid b. Mugire, İkrime, Amr b. Hadrime ve Umeyye b. Halefin birer tüccar olmaları, her türlü zevk sefa içinde yaşadıkları bilinmektedir. Bu insanların Hz. Peygambere dost olmaları ve Müslüman olmaları zaten beklenemezdi.
İlk zamanlarada davetin yayılmasına karşı çıkan müşrikler zamanla Müslüman olanlara karşı maddi ve manavi işkenceler etmeye ve zararlar vermeye başladılar. Bu düşmanlıkları zamanla peygamberimizi öldürmeye karar vermelerine ve öldürmek üzere hareket etmelerine kadar ulaşmıştır.
Müşriklerin tutumları yüzünden, Hz. Peygamber risaletin dördüncü senesinde kendi evini terk ederek, Hz. Erkam’ın evine yerleşir. Yeni Müslüman olanları burada kabul eder. İslam’ın yayılmasında Erkam’ın evi bir merkez olarak kullanılır. (T. W. Arnold., İntisâr-ı İslâm Tarihi, ter. Hasan Gündüzler. İst. 1982, s. 31: Hamidullah, İslâm Peygamberi, 1/107.)
Müslümanlar Hz. Ömer’in Müslüman olmasına kadar gizlilik içinde ibadetlerini yaparlar. (İbn Hişâm. age, l/366; Hamidullah, İslâm Peygamberi, 1/107.)
Ebu Cehil ve yandaşları Mekke’ye dışarıdan gelenleri Hz. Peygamberle görüştürmemek için ne lazımsa yapmışlardır. (İbn Hişâm. age, 1/28-30.)
Ebu Cehil’de Müslüman olan Hıristiyanları ahmaklıkla suçlayarak, vazgeçirmeye çalışmıştır. (İbn Hişâm, age, 11/32.)
(Ehl-i Kitab ve müşriklerden birtakım) bilgi yoksunları: “Allah (senin peygamberliğin hakkında) bizimle konuşmalı, ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de, tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. (Nasıl da) kalpleri birbirine benzeşti. Biz kesin inanan kimseler için âyetleri apaçık gösterdik.” (Bakara: 2/118)
Müşrikler zaman zaman Hz. Peygamberle görevinden vazgeçirmek için tartışmışlardır. O’na, kendilerinin değer verdikleri mal-mülk, kadın ve liderlik teklifinde bulunmuşlardır. Hz. Peygamber ise, onlara “Bir elime güneşi bir elime ayı verseniz yine de davamdan dönmem.” Diyerek büyük bir dâva adamı olduğunu göstermiş ve “Ya benim tebliğimi kabul edersiniz, yahut da Allah benimle sizin arasında hükmünü verir diyerek teklifleri geri çevirmiştir.
Müşrikler, Hz. Peygamberden kendi putlarına ibadet etmelerine karşılık, Allah’a ibadet edeceklerini söylemişlerdir. Yüce Allah bu duruma Kâfirun süresiyle “(Ey Muhammed!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.”(Kâfirun 109/ 1-5) cevap vermiştir.
Hz. Peygamber kendisiyle tartışan Velid b. Mugire’ye on tane vasfını haber verir. Dokuzunu kendinde bulan Mugire onuncu vasfı için annesini sıkıştırır. Neticede, babasının bir çoban (kendisinin de piç) olduğunu öğrenir. (Bk. Kalem: 68/10-16; Zemahşerî, age, IV/142; Asım Köksal, age, IV/48-49.)
Velid. b. Mugire, Hz. Peygamberin bu kerametini görmesine’ rağmen dünya menfaatlerinin kaybolacağı korkusuyla inanmaktan vazgeçer.
Bilgisiz insanların genel karakteri, muhataplarını alaya almaya çalışmalarıdır. Müşrikler de ilk günden itibaren aynı silaha sarılırlar. Hz. Peygambere bir ara vahyin gelmesi kesilince, “Rabbin seni unuttu” diyerek alay etmişlerdir. Bunun üzerine Allah Duha suresini nazil etmiştir. (Duha: 93/1-11; Müslim, Cihâd, 114, ( III/1421.)
Ebu Cehil cehennemin bekçileri konusundaki sayı ile alay edince Yüce Allah, “Biz, o cehennemin bekçilerini meleklerden başkasını görevlendirmedik.” (Bk: Müddesir: 74 /30-31) Buyurarak ikazda bulunmuştur. (Asım Köksal, age, IV/143. Remzi Kaya, Kur’an’da Dostluk İlişkileri, Ayışığı Kitapları: 86-87).

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.