DOLAR 18,6480 0.07%
EURO 19,6300 0.17%
ALTIN 1.068,82-0,17
BITCOIN 3140800,19%
Afyonkarahisar

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Gezi’den “devrim” çıkar mı?

ABONE OL
13 Haziran 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Gezi Parkı nedeniyle yapılan gösteriler, Türkiye’de bir “68 kuşağının hayal ettiği” bir devrime neden olmayacak. Türkiye’nin tam bağımsızlığından yana, ellerini-kollarını bağlayan antlaşmaları, protokolleri yırtıp atacak, madenlerini işletecek, petrol arayacak, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı gözden geçirecek ya da kısmen kapatacak, sermayedarların haksız kazançlarını millileştirecek bir programı beklemek doğru olmaz.
YERİNE KİM GELECEK?
Gezi Parkı eylemlerinin “siyasi” tarafı, eylemcilerin hükümeti eleştirmeleri ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı istifaya davet etmeleri. Ancak siyaset denilen olgu, bir sistem gerektirir. Hoş, ben Erdoğan’ın yerinde olsam istifa etmezdim. Velev ki Erdoğan’ın istifa etse, yerine geçecek kişiye kefillik zorunluluğunu getirmez. Sistem özelleştirme yanlısı, Türkiye’nin bağımsızlığını hiçe sayan, hatta belli noktalarda “tam bağımlılık” ilkesine doğru giden bir şekilde ilerliyor.
SİSTEM ELEŞTİRİSİ YOK
Sistem eleştirisi olmadan, “Biz ağaçları seviyoruz” demenin bir anlamı yok. Toplumun bütününü ilgilendiren, eylem yelpazesinin genişletildiği, halk arasındaki adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin gündeme getirilmediği hiçbir eylem, “milli bir devrim”e dönüşmez. Hele Türkiye’de… 15 gündür “Gezi Parkı yıkılmasın” talebi dışında, elle tutulan, eyleme katılmayanların da “Çok haklılar” diyebileceği bir istek göremedim, duyamadım. En önemlisi de, Gezi Parkı eylemcilerinin belirli bir iktidar hedefi yok. “Sen git de başkası gelsin” mantığı çok anlaşılabilen ve başarıya ulaşan bir mantık değil.
AVRASYA’YA ÖNCÜLÜK MÜ EDECEĞİZ?
Erdoğan gidip Abdullah Gül ya da Kemal Kılıçdaroğlu gelse, hangi değişik ekonomi düzenini takip edecek? Kuzey Atlantik Terör Örgütü’nden mi çıkılacak, Avrupa Birliği protokolleri mi yırtılacak, Irak’taki işgalin, Afrika ülkelerindeki karışıklığın bitmesi için bölge devletleriyle yeni oluşumlar mı kurulacak, Avrasya Birliği’ne öncülük mü edilecek? Bu soruların net cevabı, iktidar hedefini ve seyrini de belirler.
ÇAPULCU DEMEK YANLIŞ
Bununla birlikte Gezi Parkı eylemlerine katılanları “Çapulcu, ayyaş, terörist” kelimeleriyle suçlamak da “kriz yönetimi” kavramıyla da, hoşgörüyle de, adaletle de örtüşmüyor. Kışkırtmalar haricinde, eylemcilerin şiddete başvurduğu bir gün yoktu. Her fırsatta Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e öğüdünü dillendiren bir siyasi akımın, kendisine “ılımlı” sıfatını layık gören politikacıların, Gezi’deki eylemciler hakkında bu kadar sert açıklama yapması, kabul edilebilir bir şey değil. Bu konuyu biraz daha sorgulamak gerekiyor. Şimdilik “Gözlerinizden öpüyorum” diyeyim.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.