DOLAR 18,6363 0.03%
EURO 19,2884 0.02%
ALTIN 1.042,350,04
BITCOIN 302080-2,26%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Öğrencilik; büyük kentlerde mi daha keyifli yoksa?…

ABONE OL
13 Ağustos 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kocatepe Gazetesi 13 Ağustos 2013 Salı 03:00:00
  Yüz binlerce genç, şu günlerde, yeni bir üniversite ile birlikte yeni bir yaşama başlangıcı ve arayışı içinde.
Üniversite tercihlerinde, son yıllarda öne çıkan en önemli ayrıntı, adayların, özellikle ailelerinin bulunduğu kentten başka bir kente gitmek konusundaki kararlılıkları. Bu bir anlamda özgürlük arayışlarının da bir göstergesi. Yani, yanı başlarında bir üniversite varken, olabildiğince uzağa gidip, kendi ayakları üzerinde durmak istiyorlar.
Üniversite adaylarının, farklı bir kent konusundaki, birinci öncelikleri İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerdi. Oysa şimdi adeta büyük kentlerden kaçış var. Çünkü, özellikle İstanbul’a adeta bir eziyet kenti gözüyle bakıyorlar. Ayrıca hem pahalı hem de zor!..
Üniversite olmayan ilimiz kalmadı. Hakkari’den Şırnak’a, Bayburt’tan Bingöl’e her yerde üniversite var. Ama bazı kentler de var ki, üniversite sayısı rekor seviyede, dünyanın hiçbir kentinde bu kadar çok üniversite var mı, merak ediyorum.
Örneğin İstanbul’da 9’u devlet, 37’si vakıf tam 46 üniversite var. Ve bu sayı, bu yıl sonuna kadar 50’yi aşarsa, hiç kimse şaşırmasın.
Ankara’da 6’sı devlet 18, İzmir’de 4’ü devlet 9 üniversite var. Yani sadece üç ildeki üniversite sayımız 73. Buna bir de Kayseri, Konya, Mersin, Bursa, Adana, Antalya, Eskişehir gibi birden fazla olan kentleri eklersek, üniversitelerin yarıdan fazlasının 10 büyük kentimizde yığıldığı görülür.
Peki bu doğru mu? Örneğin zaten boğulma noktasına gelmiş İstanbul 50 üniversiteyi kaldırıyor mu? Öğrenciler hala İstanbul’daki üniversiteleri özellikle istiyor mu?
Beş yıl öncesine kadar bu soruya hiç tartışmasız evet derdik. Ama artık öğrenci İstanbul’dan kaçıyor. Hem daha düşük puanla istedikleri bölümlere giriyorlar hem de çok daha keyifli ve ekonomik koşullarda yaşayacakları kentlere yöneliyorlar.
Peki İstanbul neden cazibe merkezi olmaktan çıktı?
Tercihler neden değişti?
İşte bunun nedenleri?
– Pahalı bir kent.
– 260 liralık öğrenci bursuyla yaşamak mümkün değil bu yüzden sadece eziyetini çekiyorlar. Oysa bu parayla Anadolu’da bir yerde rahatlıkla geçinilebiliyor.
– Açılan her yeni vakıf üniversitesi, devlet üniversitelerinin ve eski vakıf üniversitelerinin içini boşalttı. Anadolu’daki pek çok üniversitenin öğretim üyesi kadrosu, İstanbul üniversitelerinden daha iyi hale geldi.
– Öğrencilerin zamanı yollarda geçiyor ve çok pahalı.
– İstanbul üniversitelerinin çoğunda akşam yemeği yok, Anadolu’da kahvaltı ve akşam yemeği verenler var.
– İşverenler de artık çok iyi biliyor ki, üniversitelerin hemen hepsinde kalite erozyonu var, bu yüzden de diplomadan çok bireysel donanıma bakılıyor.
– Anadolu’da bir yerlerde, öğrenciye kalan ders dışı saatler, ulaşım olmadığı için çok daha fazla, eğer öğrenci kendini iyi yetiştirmek istiyorsa, sanal ortamda da, üniversitede bulduğundan çok daha fazlasını bulabiliyor. Örneğin daha rahat dil öğrenebiliyor, örneğin Anadolu’da bir yerde, internet üzerinden dünyanın en iyi üniversitelerine bağlanıp onların derslerini izleyebiliyor…
– İstanbul’da devlet üniversitelerinde okumak pahalı, derslere devam yok gibi, öğrenciye ilgi yok, vakıfların öğrenim ücretleri de uçuk kaçık bu da önemli kaçış nedenlerinden birisi…
Büyük kentlerde özellikle de İstanbul’da en büyük sorun ulaşım, ikinci sırada barınma, üçüncü sırada da hayat pahalılığı geliyor. İstisnasız hemen her yerdeki ortak şikayet konularından birisi de yemeklerin kalitesi ve ücretleri.
Kentlerin öğrenciye bakış açısı da çok önemli. Öğrenciyi sağmal inek gibi gören ve canından bezdirenler de var, onlara anne baba şefkatiyle yaklaşanlar da.
İşte sadece bu gerekçeyle öğrenimini yarıda bırakıp gidenler bile var.
Öğrenciler sadece puana ya da popülariteye bakıp üniversite seçiyorlar, sonra da onca yıl kaybedip, onca masraf yaptıktan sonra kendileri için en doğru üniversiteyi bulabiliyorlar.
Bu yazıdan sonra, umarız, hayati derecede önemli farklı detayları da göz önünde bulundururlar.
Tercih sıralaması demek, fakülteleri sadece puan sıralamasına göre dizmek değildir. Geleceğinizi ciddiye alıyorsanız, her türlü ayrıntıyı göz önünde bulundurmalısınız..
“Gençler her şey gönlünüzce olsun.” ve “Anne ve babalar Allah sizlerinde yardımcısı olsun.”
(Bir eğitimci)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.