Yalan, bizzat kendisi için değil, muhataba veya başkasına zarar verdiği için haram kılınmıştır. Fakat bazı durumlarda yalan söylemek ferdin ve toplumun yararına da olabilir. Hatta bazı durumlarda farz, bazen vacip bazen de mübah olur.
Nitekim Meymun b. Mihran ‘Yalan, bazı yerlerde doğrudan daha hayırlıdır. Acaba bir kişi kılıçla başka bir insanı öldürmek için kovalıyorsa, o kovalanan insan bir eve girse, kovalayan adam sana gelip ‘Sen filan adamı gördün mü?’ dese ne dersin? ‘Hayır, görmedim’ demez misin? İşte bu, farz olan bir yalandır’ dedi. Nitekim müslümanın kanını korumak farz olduğu gibi, onu korumak için yalan söylemek de farzdır. Bu bakımdan ne zaman doğruyu konuşmakta, bir zâlimin zulmünden gizlenen bir müslümanın kanının akıtılması söz konusu ise, burada yalan söylemek farz olur. Ne zaman savaşın maksadı veya barışın tamamlanması veya mazlumun razı edilip anlaşmaya yanaştırılması, yalan söylemeden olmuyorsa, bu takdirde yalan söylemek mübahtır. Ancak şu vardır ki mümkün olduğu kadar yalana ruhsat verildiği yerlerde bile yalandan kaçınmak uygundur. Çünkü kişi yalan kapısını bir defa açarsa o açılan kapının onu yok yere ve zaruret hududunu aşan kısma sürüklemesinden korkulur. Bu bakımdan yalan esasında haramdır. Ancak zaruret için mübah olur. Bu istisnaya, yani zaruret için mübah oluşuna Ümmü Gülsüm’den rivayet edilen şu hadîs-i şerîf delâlet eder.
Ümmü Gülsüm şöyle diyor:
“Hz. Peygamber’in yalanın hiçbir şekline ruhsat verdiğini duymadım. Ancak üç yer müstesna:
1. İki kişinin arasını düzeltmek için,
2.Kişinin savaş halinde müslümanların faydası için söylediği söz.
3.Kişinin hanımına, hanımın da kocasına karşı (gönlünü yapmak, arayı düzeltmek için) .(Ebû Davud, Edeb, 50; Ahmed, Müsned, 6/104)
Yine Ümmü Gülsüm’ün rivayetine göre, Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:
“İki kişinin arasını ıslah etmek için yalan söyleyen veya yalanı kendiliğinden katan bir kimse yalancı değildir.” (Buharî, Sulh, 2; Müslim, Birr, 101; Ebû Davud, Edeb,, 50, Ahmed, Müsned, 6/403)
Yezid’in kızı Esma Hz. Peygamber’den (s.a) şöyle rivayet ediyor:
“Yalanın hepsi, Âdemoğlu’nun defterine yazılır. Ancak iki müslümanı barıştırmak için yalan söyleyen kişinin yalanı müstesna.” (Tirmizî, Birr ve’s-Sıla, 26; Ahmed, Müsned, 6/454)
ASAYİŞ
26 Mart 2023GÜNDEM
26 Mart 2023GÜNDEM
26 Mart 2023ASAYİŞ
26 Mart 2023ASAYİŞ
26 Mart 2023UNCATEGORİZED
26 Mart 2023UNCATEGORİZED
26 Mart 2023Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.