DOLAR 17,9327 0.29%
EURO 18,4552 0.12%
ALTIN 1.026,81-0,27
BITCOIN 4406707,13%
Afyonkarahisar
21°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

KUR’AN-I KERİM’DE DİN KAVRAMI – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
20 Nisan 2010 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 20 Nisan 2010 Salı 03:00:00
  Kur’ân-ı Kerîm’de din kelimesi doksan iki yerde geçmekte, ayrıca üç âyette de değişik şekillerde yer almaktadır. Kur’an’da bu kelimenin başlıca şu anlamlarda kullanıldığı görülür: “Yönetme, yönetilme, itaat, hüküm, tapınma, tevhid, İslâm, şeriat, hudud, âdet, ceza, hesap, millet”.
Kur’ân-ı Kerîm’de din teriminin, sûrelerin nâzil oluş sırasına göre kazandığı değişik anlamları şu şekilde sıralamak mümkündür: İlk dönem Mekkî âyetlerde bu kelime “yevmü’d-dîn” (din günü, hesap, ceza-mükâfat günü) şeklinde geçmektedir ve insanın, iman ve ameline göre hesaba çekileceği âhiret gününü ifade etmektedir ( “Mâliki yavmiddinel- (Din gününün- hesap gününün sahibidir) Fatiha 1/4; “Ve inneddine levâgiun (Ceza ve hesap günü şüphesiz olacaktır) ez-Zâriyât 51/6)
Mekke döneminin ikinci yarısında ise artık, sorumluluk ve hesaptan tevhid ve teslimiyete geçilmektedir. Bu dönemdeki âyetlerde insanın sadece Allah’a ibadet etmesi, ona ortak koşmaması vurgulanarak dinin Allah tarafından konulan ve insanları ona ulaştıran yol olduğu belirtilmektedir. Bu dönemde “dînen gıyemen” (dosdoğru din), “millete İbrâhime hanîfen” (İbrâhim’in dini) ibareleri aynı âyette yan yana geçmektedir (el-En`âm 6/161).
Medine döneminde millet-i İbrâhim ve müslimîn kelimeleri bir arada geçmekte ( Ve câhidû fillâhi hagga cihâdihî. Hüvectebâküm vemâ ceale aleyküm fiddîni min haracin. millete ebîküm ibrâhîme. Hüve semmêkümül müslimîne…el-Hac 22/78), tevhidden ümmete, kendisini Allah’a teslim edenler cemaatine geçilmektedir. “Dînü’l-hak” “HAK DİN” ifadesiyle muharref ve bâtıl dinlere karşı bu yeni dinin sağlam esasları belirtilmiş ve onun bütün dinlere üstün kılınacağı müjdelenmiştir (et-Tevbe 9/29, 33; el-Fetih 48/28; es-Saf 61/9). Yine Medine döneminde “İnneddîne ındallâhil İslâm-Allah katında din şüphesiz İslâm’dır” (Âl-i İmrân 3/19; el-Bakara 2/193); “Kim İslâm’dan başka bir dine yönelirse, onun dini kabul edilmeyecektir, o âhirette de kaybedenlerdendir” (Âl-i İmrân 3/85) meâlindeki âyetlerle İslâm’ın diğer dinlere karşı üstünlüğü vurgulanmıştır.
Kur’ân-ı Kerîm’de din kelimesi sadece Müslümanların değil, başkalarının inançlarını da ifade etmek üzere kullanılmış olmakla birlikte, özel anlamda din kelimesiyle İslâm kastedilmiş “Gul yâ ehlel kitâbi lime tesuddûne an sebîlillâhi men âmene tebğûnehâ ıvacen ve entüm şühedâü. Vemallâhü bi ğâfilin ammâ ta’melûn(e) De ki: “Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah’ın yolundan çevirmeye kalkışı-yorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir” (Âl-i İmrân 3/99); İslâm’la din âdeta eş anlamlı iki kelime telakki edilmiş ve bütün peygamberlerin getirdiği dinin İslâm olduğu ifade edilmiştir (Âl-i İmrân 3/85; en-Nisâ 4/125; el-Mâide 5/3; eş-Şûrâ 42/13).
Öte yandan Kur’an’da din kelimesi hem ulûhiyyeti hem ubûdiyyeti yani Tanrı ve kul açısından iki farklı anlamı ifade etmektedir. Buna göre din, hâlik ve mâbud olan Allah’a nisbetle “hâkim olma, itaat altına alma, hesaba çekme, ceza-mükâfat verme”; mahlûk ve âbid olan kula nisbetle “boyun eğme, aczini anlama, teslim olma, ibadet etme”dir. Netice itibariyle de din, bu iki taraf arasındaki ilişkileri düzenleyen kanun, nizam ve yolun genel adıdır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.