DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 323330-0,37%
Afyonkarahisar
26°

AÇIK

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

SENİ ÂLEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK..

ABONE OL
7 Şubat 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 7 Şubat 2013 Perşembe 02:00:00
  “Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemin” (Enbiyâ/ 107) “Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik”
“Yâ eyyühennebiyyü innâ erselnâke şâhiden ve mübeşşirân ve nezîran. Ve dâiyen ilallâhi bi iznihî ve sirâcen münîrâ… (Ahzap suresi/ 45-46) “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.”
“Legad câeküm rasûlün min enfisukün azizün. Aleyhi mâ anittüm harîSun aleyküm bil mü’minîne raûfün rahim(un) Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir üstünüze titrer. O müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe/128)
“…Allah, sana Kitab’ı (Kur’an-ı) ve hikmeti indirdi ve sana (bütün bu) bilmediklerini öğretti. …” Nisa 4/ 113)
Ve mâ êtêkümü rrasûlü fehuzûhü vemâ nehâküm anhü fentehû..(Haşr;7)
“Resûlullah size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının.”
Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah, gizli bir hazine iken, rahmetinin cemalini, gücünün ve kudretinin kemalini, sanatının inceliğini ve hikmetinin sırlarını duyurmak istedi. Bu iradesini gerçekleştirmek için de ruhlar ve cisimler alemini, dilediği şekil ve nizam üzerine yarattı.
Bir hadis-i kutside şöyle buyrulmaktadır:
“Küntü kenzer mahfiyyen feahbebtü en u’rafe fehalegtül halga”, “Ben gizli bir hazineydim, “bilinmeyi arzuladım, bunun için de mahlukatı yarattım.”
Allah-ü Teâlâ’nın varlığı kadimdir, eveli yoktur. Zamandan da ezelden de önce vardı. Hadid suresi 3.ayette “hüvelevvelü” “O evveldir” buyruluyor. O öyle evveldir ki,başka hiçbir şey yok iken sadece O vardı. Bütün varlıklar O’nun “ ol!” emriyle oluvermişlerdir. Bu husus hadis-i şeriflerde şöyle izah edilir: “ Kânellâhü velem yekün şeyün ğayruhü “Allah var idi ve Allah’tan başka hiçbir şey mevcut değildi.” (Tecrid-i sarih: 1317)
Cenâb-ı Hakkın yarattığı ilk şey Sevgili Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm’ın ruhudur. Nitekim Sevgili Peygamberimiz: “Allah’ın yarattığı şeylerin ilki benim ruhumdur” buyurmuştur. Yüce Allah kendi ruhundan O’nun ruhunu yarattı. Daha sonra da o nurdan alemleri yarattı, bütün mükevvenatı da o nur ile donattı.
Ashab-ı Kiram’ın ileri gelenlerinden Cabir-radiyallahü anh- Hazretleri: “Ya Resulalah! Allah-ü Teâla en evvel neyi yarattı?” diye sorduğunda Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu:
“Allah’ü Teâlâ her şeyden evvel senin peygamberinin nurunu kendi nurundan yarattı. O nur, Allah’ın izniyle dilediği yerde dolaşırdı. O zaman Levh, Kalem, Cennet, Cehennem, Melekler, yer ve gökler, cinler ve insanlar daha yaratılmamıştı.
Allah-u Teâlâ âlemleri yaratmayı murad edince, o nuru dört parçaya ayırdı.
Birinci parçadan kalemi, ikincisinden Levh-i mahfuz’u, üçüncüsünden arş-ı rahman’ı yarattı.
Dördüncü parçayı tekrar dörde böldü.
Birinci parçasından arşı taşıyan melekleri, ikincisinden Kürsü’yü, üçüncüsünden diğer melekleri yarattı.
Diğer parçayı yine dörde böldü.
Birincisinden gökleri, ikincisinden yerleri, üçüncüsünden cennet ve cehennemi yarattı.
Kalan parçayı da yine dörde böldü
Birinci parçasından müminlerin gözlerinin nurunu, ikinci parçasından ilâhi marifet yuvası olan kalplerin nurunu, üçüncüsünden de dillerindeki nuru yarattı.Bu da “lâ ilâhe illallah Muhammed’ür-resulullah” tevhid nurudur.” (El-Mevâhib’ül Ledüniyye) (Hadis-i şerifte son kalan parçanın dörde bölündüğü haber verilmekte fakat bu dördüncüsünden bahsedilmemektedir.)
o nur üstünde nurdur
Kendi nurundan Hz. Muhammed’i yaratan Ulu Allah, O’nun nurundan da diğer peygamberleri yaratmıştır. Nur suresi 35. ayette:
“Nurun alâ nurun…” “Nur üstünde nurdur…” buyruluyor.
Bu nur kıyamete kadar devam edecek bir nurdur. Âdem aleyhisselamdan beri gelen bütün peygamberler hep Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselamın nuru ile geldiler. Bu nur her birinin alnında parlıyordu. Nihayet nur silsile yoluyla sahibine kadar geldi. Nur zaten O’nun nuru idi. Böylece nur nura kavuşmuş oldu.
Mâide suresi 15. Ayette şöyle buyruluyor:
“Gad câeküm minallahi nûrun ve kitâbün mübin” “Gerçekten size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.” (Maide 15 )
Bu ayetteki “nur “ dan kasıt Sevgili Peygamberimizdir. “Kitap” ise hidayet rehberimiz Kur’an-ı kerim’dir.
Allahü teâlanın kendi nurundan ilk olarak yarattığı varlık, kâinatın efendisi Sevgili Peygamberimizdir. Bu konu ile ilgili olarak peygamber efendimiz şöyle buyuruyor:
“Ben yaratılış bakımından peygamberlerin ilki olduğum halde, onların hepsinden sonra gönderildim.” (Hakim ) Nitekim Sevgili Peygamberimiz:
“Küntü nebiyyen ve êdemü beynerrûhi vel cesedi”
“Âdem ruh ile ceset arasında iken ben peygamberdim.” (Ahmed Bin Hanbel, İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercemesi, Aydın Yayınları: 1/590)
Yine Cenâb-ı Allah’ın “Elestü bi rabbiküm..” ( A’raf; 172 ) “Ben sizin Rabbiniz değil miyim ? “ sorusuna ilk önce “Bela” “Evet” cevabı veren de O’dur.
Resulullah-sallallahü aleyhi vesellem-Efendimiz yine bir başka hadiste şöyle buyuruyor:
“Ben Âdem yaratılmazdan on dört bin sene önce, Aziz ve Celil olan Rabbimin yanında nur olarak mevcuttum.” (Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi c. 12, sh: 404) Ayrıca bak. Celal YILDIRIM, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri cilt 1, s: 36

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.