DOLAR 16,6994 -1.16%
EURO 17,7448 -0.8%
ALTIN 984,93-0,70
BITCOIN 353736-2,56%
Afyonkarahisar
21°

AÇIK

03:25

İMSAK'A KALAN SÜRE

TEŞVİK MEVZUATI ( ELEŞTİRİLER-ÖNERİLER )- 1

ABONE OL
14 Ocak 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kocatepe Gazetesi 14 Ocak 2011 Cuma 02:00:00
  Ülkemizde bölgesel ve sektörel teşviklerin formüle edilmesi ve uygulamalarında yeterince bir tecrübe kazanılmıştır. Bu nedenle konuya ilişkin olarak yapılan bu değerlendirmede ayrıntılardan olabildiğince kaçınılmıştır.
Bilindiği gibi bu politika aracı ile kamu kaynaklarının bir bölümünün sektörel ve/veya bölgesel kalkınma amacı ile ve belli esaslar çerçevesinde özel sektöre transferinin sağlanması amaçlanmaktadır. Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta ise, kaynakların transferinde ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinde olabilecek sapmalara fırsat vermemektir.
Ülkemizdeki uygulamada başvurulan teşvik araçlarını aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz.
1.Parasal teşvikler. Müteşebbise uygun şartlar altında para temin edilmesi şeklinde tariflenebilir.
2.Mali teşvikler. Yatırımcıyı özendirmek üzere vergilerden yapılan muafiyetler (vergiden feragat) olarak açıklanabilirler.
3.Doğrudan kamu yatırımları. Fiziki temel altyapı, eğitim ve sağlık gibi yatırım faaliyetlerini kapsamaktadırlar, özel sektörü teşvik edici bir özelliğe sahiptirler.
4.Diğer teşvikler. Ucuz fiziksel girdilerin temini gibi uygulamaları kapsamaktadırlar.
40 yıla yakın bir uygulama süresinden sonra bölgesel teşviklerle bölgelerarası gelişmişlik farkının giderek azaltılması yönündeki esas hedefe yeterince ulaşılamamıştır. Devletin konuya ilişkin makro ekonomik ve sosyal verileri bu durumu açıklayan belirgin göstergelerdir. Bununla bağlantılı olarak yeterince gelişememiş bölgelerden / yörelerden gelişmiş / sanayileşmiş bölgelere ve şehirlere olan insan ve sermaye göçünün hızında bir duraklama ve / veya gerileme gözlenememektedir. Bu tablo, AB’ye tam üyelik sürecinde Türkiye önünde duran en büyük engellerden birini oluşturmaktadır.
Sektörel teşviklerde başarısızlığn bu ölçüde vahim olduğu söylenemez. Ancak bu alanda da alışılmışın dışında bir yaklaşımla ülke ekonomisinin potansiyelini ve taleplerini yeniden tesbit etmek ve yorumlamak gerekli görülmektedir. Çevremizdeki coğrafyada meydana gelen gelişmeler ve değişmeler ile siyasi ilişkilerdeki yumuşama, orta ve uzun vadede bir potansiyel olarak değerlendirilmek durumundadır. Büyük ölçüde üretim potansiyeli yaratması nedeniyle özel önem taşıyan GAP ve AB ile ilişkilerimiz de bu konuda ihmal edilmemesi gereken faktörlerdir. Ülkemizde, daha kısa süreli ve daha dar çerçevelerde bu sorunlara çözüm aranmamalıdır, yeni düzenlemelere gidilmemelidir.
ELEŞTİRİLER / ÖNERİLER
1.Bölgesel Teşvikler
a.Bu sistemde, sektör ayırımı olmaksızın kapsama alınan coğrafi alanın giderek genişlemesi, teşvik araçlarından beklenen etkinliğin azalmasına yol açmaktadır. Diğer bir ifade ile, bölgesel kalkınma için ayrılabilen kaynaklar sınırlıdır, bunları oldukça ince yaymakla hiçbir sonuç alınamaz, dolayısıyla etkinliğin aşınması kaynak tahsisinde yapılan bir hatanın doğal sonucudur.
81 il içinde 50’sinin bu kapsama alınması, uygulamayı teşvik amacından uzaklaştırmaktadır. Kaynaklar pekçok sektör ve/veya geniş bir alana yönlendirildiğinde, diğer bir ifade ile yaygın bir şekilde transfer edildiğinde, uygulamadan beklenen sonucu almak hayli güçleşmektedir. HERKESİN TEŞVİK EDİLDİĞİ BİR ORTAMDA HİÇKİMSE TEŞVİK EDİLMEMİŞ OLUR, noktasına dönüş eğilimi görülmektedir.
b.Ayrıca seçilen illerin ekonomik ve sosyal göstergelerine bakıldığında, homojen bir durumun olmadığı da kolayca anlaşılabilmektedir. Bu iddiayı desteklemek üzere aşağıdaki örnekte dikkat edilmeye değer bilgiler verilmektedir.
Samsun İlini ele alalım. Bu ilimiz fert başına GSYH sıralanmasında 34 üncü olarak yer alırken; Bingöl, Mardin ve Şırnak illerinin sırasıyla 77, 72 ve79 uncu sıralarda yer aldığını görüyoruz. Yine örnek olmak üzere, bir diş hekimi başına düşen nüfus sayısının Samsun ilinde 8.133 kişi; Bingöl, Mardin ve Şırnak’ta sırasıyla 25.540, 50.364 ve 23.604 kişi olduğu tesbit edilmiştir (DPT’nin resmi rakamları).
Şu hususu da açıkça belirtmekte yarar vardır, teknik çalışma sonuçlarının bir Bakanlar Kurulu Kararnamesini Ek’i olan KÖY listesine aynen yansıması, onunla aynen örtüşmesi sözkonusu değildir. Ancak kapsamdaki il sayısının, olması gerekeni çok aştığı ve kamuoyunca da gelişmiş il olarak kabul edilen bazı illerin bu kapsamda yer aldığı da oldukça dikkati çekmektedir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.