DOLAR 16,7072 0.13%
EURO 17,5621 0.01%
ALTIN 975,53-0,04
BITCOIN 335436-4,34%
Afyonkarahisar
18°

HAFİF YAĞMUR

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

AFYONKARAHİSAR SAVAŞ ESİRLERİ GARNİZONU KUMANDANI BİNBAŞI MAZLUM BEY -8

AFYONKARAHİSAR SAVAŞ ESİRLERİ GARNİZONU KUMANDANI BİNBAŞI MAZLUM BEY -8

ABONE OL
19 Kasım 2018 13:29
AFYONKARAHİSAR SAVAŞ ESİRLERİ GARNİZONU KUMANDANI BİNBAŞI MAZLUM BEY -8
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Hasan Tahsin Günek 19 Kasım 2018 Pazartesi 13:29:19
 

Alyanak Mustafa Paşa (D.?-Ö.1884): 1857 ile 1878 yılları arasında sırasıyla Aydın, Edirne, Üsküp, Diyarbakır Valilikleri, 5.Ordu Komutanlığı, Zaptiye Müşirliği ve İşkodra Valiliği görevlerinde bulunmuştur.46 Oğlu Ferik Mehmed Paşa (?-1897)dır.47 Mezarı, Divan yolundaki II. Mahmut türbesi bahçesinde 1. adadadır.
Es seyit Ahmet Paşanın oğludur.Aynı zamanda Sadrazam Mehmet Emin Rauf Paşa’nın dadamadıdır.48
Mehmed Emin Rauf Paşa (1780-1860): İstanbul’da doğdu. II. Mahmut döneminde iki, Abdülmecit devrinde üç olmak üzere toplam beş defa sadrazamlık yapmıştır. Babası Çavuşbaşılık ve nişancılık hizmetlerinde bulunan Said Efendi’dir.1831’de Karahisar-ı Sahib Mutasarrıflığı görevinde de bulunuştur.49
Alyanak Mustafa Paşa; Sultan II. Abdülhamit’in padişahlığı sırasında Çırağan sarayında kalmakta olan Sultan V.Murad’ın kaçırılması teşebbüsüne katılanların yargılandığı divan-ı Harb’e başkanlık etmiştir. Bu hadiseye Çırağan Vak’ası da denmektedir.  Birkaç ay sonra Sultan V.Murad’ın kaçırılmasına yönelik tekerrür eden bir başka girişimde yakalananlarda sorgulamaları bittikten sonra, Serasker Kapısında kurulan Alyanak Mustafa Paşa başkanlığındaki Divan-ı Harb’e verilerek yargılandılar.
Çırağan Vak’ası: Akli dengesinin bozulması yüzünden tahta çıktıktan üç ay sonra hal’edilerek (31 Ağustos 1876) Çırağan Sarayı’nda oturmasına izin verilen V. Murad çeşitli zamanlarda buradan kaçırılmak istenmiştir. Bunlardan kanlı olarak bastırılanı Ali Suavi’nin giriştiği Çırağan Vak’ası’dır. (20 Mayıs 1878)50
Sonuç olarak; Osmanlı esir garnizonlarında bulunan ve savaş şartlarının getirdiği zorluklar içerisinde kendilerine sağlanan imkânlarla yetinen esirler, gayet mutlu ve iyi bir şekilde hayatlarını sürdürmüşlerdir. Ancak kimi savaş esirleride kamplardaki kurallara uymak istememişlerdir. Esir olarak bulundukları garnizonlarda,savaş öncesindeki kendi hayat şartlarına sahip olma beklentisi içerisine girmişlerdir. Barış zamanında memleketlerindeki gibi hayat şartlarını elde etmenin zorluklarıyla karşılaşan esirlerinin bir kısmı sürekli şikâyetlerde bulunurlarken, kimileri de garnizonlardan firar etme çabası içerisine girerek planlar yapmışlardır.
Bu firar hadiselerinden birinin yaşandığı Afyonkarahisar savaş esirleri garnizonunda gerekli tedbirlerin alınması için mevcut kamp kumandanının yerine Binbaşı Mazlum Bey atanmıştır. Kampta, gerekli tedbirleri almaya çalışan Mazlum Beyin sıkı disiplin uygulamalarına karşı sürekli şikâyetler yükselmeye başlamıştır. Esir asker ve subaylar kampa ziyarete gelen yabancı heyet ve kuruluşlaraşikâyet ve taleplerini bazen doğrudan iletirlerken, genel olarakta memleketlerine gönderdikleri mektuplarda gizli kodlu yazışmalarla bu şikâyetleriniiletmişlerdir. Esirler her ne kadar kodlu haberleşmelerinin Türkler tarafından bilinmediğini ya da bilinse bile anlaşılamadığını söyleseler de, Mazlum Beyin her şeyden haberdar olduğunu Keldani papaz Joseph Naayem’le aralarında geçen diyaloglardan anlamaktayız.
Tüm bu şikâyetler ve denetlemelerin ardından Mazlum Bey görevinden alınarak Divan-ı Harp’te yargılanmış ve esirlere uygun şartların yeterince sağlanmaması nedeniyle kendisine Beşbuçuk ay ceza verilmiştir.Mondros Mütarekesinden sonra İstanbul’u işgal eden İngilizler Devletin ileri gelen asker ve devlet adamlarını yargılamak için Malta Adasına sürgüne yollamışlardır.Bunların arasında garnizonlarda görev alan Mazlum Bey gibi bazı subaylarda bulunmaktaydı. Malta sürgünlerinin içinde garnizoncular olarak ta adlandırılan Mazlum Bey gibi esir garnizonlarında komutanlık yapmış sekiz kişiden oluşan gruba İngilizler tarafından en ağır muamelelerin yapıldığını, Malta’daki kampta en kötü şartlara sahip olduklarını, Edirne Milletvekili Şeref Beyin 29 Eylül 1921 tarihinde Meclis kürsüsünden konu hakkında yaptığı konuşmasından öğreniyoruz.

Malta sürgünleri
Arkasında “20 Ocak 1920 Vardela Kışlası, Malta” yazılı bu fotoğraf,
İngilizler tarafından Malta’ya sürülen Türk aydın ve yöneticilerinin bir bölümünü toplu halde gösteriyor. Fotoğraftakiler: Konya Valisi Muammer Bey, Ali Rıza Bey, Mehmet Şükrü Bileda, Suudi Bey, Şevket- Galatalı, Celal Nuri, Tevfik Hadi, Ali İhsan Sâbis, Salâh Cimcoz, Hüseyin Cahit, Ziya Gökalp, Hacı Adil, Ferit Hamal, Halil Menteşe, Ahmet Ağaoğlu, Nevzat Bey,
Mazlum Bey, Sabri Bey, Macit Bey, Memdııh Bey
{Taha Toros Arşivi’nden)(*****)

Ancak, İngilizler ilerleyen zaman içerisinde sürgünleri yargılama planlarını, ellerinde geçerli deliller bulunmayışı, Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Milli Mücadelenin büyük zaferler kazanması üzerine uygulama imkânı bulamamışlardır. Böylece anlaşma yolunuseçerek, Türklerin ellerindeki bazı esir İngiliz subaylarına karşılık, Malta sürgünlerinin salıverilmesi yoluna gitmişlerdir.Bu şekilde serbest kalan Mazlum Bey, bir süre sonra diğer Malta sürgünleriyle beraber yurda dönmüştür.
Sonraki yıllarda Tuğbaylık rütbesine kadar yükselmiştir.Mazlum Bey Afyonkarahisar Savaş Esirleri Garnizonunda 1916-1918 yılları arasında, memleketin içinde bulunduğu en sıkıntılı bir dönemdekamp komutanlığı yapmıştır. Birkaç esir asker ve subay tarafından Mazlum Beyin itibarı hedef alınmaya çalışılmış. Bu şekilde kendisi sıkıntıya sokulmak istenilmiştir. Yaklaşık olarak iki yıl civarı süren vazifesi sırasında disiplin ve otoriteyi sağlamaya yönelik uygulama ve kararları nedeniyle eleştirilmiş, zaman zaman hakkında şikâyetler yapılmıştır. Kampta kalan esirlerden bazılarının savaş sonrası yayınlanan günlük ve hatıralarında kendisinden sıkça bahsedilen bir kişi olmuştur. Bu durum kendisini Afyonkarahisar Savaş Esirleri Garnizonunun en çok tanınan ve bilinen kişisi yapmıştır. Aşırı sıkı disiplin içerisinde düzeni sağlamaya yönelik uygulamalarda bulunduğu esir asker ve subayların bazıları tarafından iddia edilse de, Mazlum Bey sonuçta her zaman vazifesini yapmaya çalışan bir kumandan olmuştur.    (Son)

 

KAYNAKÇA:
46 Sinan Kuneralp, Son Dönem Osmanlı Erkân Ve Ricali (1839-1922), Birinci baskı Aralık 1999, 110
47 Tahsin Yıldırım, Şaban Özdemir, II. Meşrutiyetten Cumhuriyete Elli Yıllık Hatıralarım, Süleyman Tevfik (Özzorluoğlu), Dün Bugün Yarın Yayınları, , Yıl 2011, 28
48 Sinan Kuneralp, Son Dönem Osmanlı Erkân Ve Ricali (1839-1922), Birinci baskı Aralık 1999, EK-8 Damadlar, s. XXXIV
49 Kemal Beydilli, TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003, 28. Cilt, 465-467
50 Cevdet Küçük,Çırağan Vak’ası,  TDV İslam Ansiklopedisi, yıl: 1993, cilt: 8, 306-309, Çırağan Sarayı’nda göz hapsinde tutulan V. Murad’ı kaçırma teşebbüsü.

Dip Notlar:
(*****) Berna Fenemen ve Emine Çaykara,  Malta Şövalyeler ve Sürgünler Adası, Turkuaz Dergisi, Ocak 1994, 119

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.