DOLAR 16,2822 -3.6%
EURO 17,2595 -3.59%
ALTIN 952,54-3,97
BITCOIN 345373-4,55%
Afyonkarahisar
18°

AZ BULUTLU

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

HİLİM

ABONE OL
24 Mayıs 2022 20:43
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hilim terimi, “akıl ve kültürle kazanılan, insan ilişkilerinde sabırlı, hoşgörülü, bağışlayıcı, uzlaşmacı ve medenî davranışlar sergilemeyi sağlayan ahlâkî erdem” şeklinde tanımlanabilir.
Bazı kaynaklarda hilim kavramı, sefeh ve cehl kavramlarının zıddı olarak gösterilmektedir. Bu iki kelime zulüm, serkeşlik, saldırganlık, barbarlık gibi Câhiliye dönemindeki hâkim ahlâkî zihniyetin karakteristik yapısını oluşturan duygu ve davranışları ifade etmektedir. Nitekim meşhur Câhiliye şairi Amr b. Külsûm’ün Muallaka’sında geçen, “Hele biri kalkıp da bize karşı câhillik etmeye görsün, o zaman biz câhillikte bütün câhillerden baskın çıkarız” anlamındaki beyit, câhiliye kelimesinin o kültürdeki anlamına işaret eden en çarpıcı örneklerdendir. Aslında Kur’an’ın müşriklere yönelttiği yoğun eleştirilerin temelinde de onlardaki bu câhillik (barbarlık) ahlâkı vardır. Çünkü onlar aslında akılları yatmadığı için inkâr etmiyorlardı; fakat gurur, kibir, inat, saldırganlık ve düşmanlık gibi hoyrat duyguları ve kötü alışkanlıkları yüzünden; İslâm’ın getirdiği adalet, eşitlik, kardeşlik, merhamet, sabır, tahammül, uzlaşma, kaynaşma, barış gibi ilkeleri içlerine sindiremedikleri için inkârcılıkta direniyorlardı. İşte Kur’an’daki “hamiyyete’l-câhiliyye” (Câhiliye küstahlığı; el-Feth 48/26) deyimi onların bu barbarlık ve uzlaşmazlık karakterini ifade eder.
Kur’ân-ı Kerîm’de hilim kelimesi bir âyette çoğul (ahlâm) olarak geçmekte, burada “Onlara bunu hilimleri (ahlâm) mi emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?” (et-Tûr 52/32) denilmektedir. Bütün tefsirlerde bu âyetteki ahlâm akıl kelimesiyle açıklanır. Bunun dışında, “hilim sahibi” anlamında “halîm” Allah’ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri olarak mağfiret (bağışlama), ilim gibi kavramlarla birlikte on bir âyette tekrar edilmiştir. Tefsir ve kelâm kitaplarında esmâ-i hüsnâdan biri olarak halîmin, “çok sabırlı, günahkârları cezalandırmakta acele etmeyen” veya “kullarının isyanından etkilenmeyen, günahkârlara gazap etmesi kendisini telâşa sevketmeyen, her işi olması gerektiği ölçüde yapan” anlamına geldiği belirtilir. İbn Hibbân el-Büstî Ravzatü’l-ukalâ’ ve nüzhetü’l-fuzalâ’ adlı ahlâk kitabında (s. 209) bu âyetlere dayanarak hilmin akıldan daha üstün bir erdem olduğunu, çünkü yüce Allah’ın Kur’an’da kendisini akılla değil hilimle nitelediğini ifade eder. Bu görüşü Gazzâlî de tekrar etmiştir (İhyâ’, III, 179). Ayrıca, yine halîm iki âyette (et-Tevbe 9/14; Hûd 11/75) Hz. İbrâhim’in, bir âyette (es-Sâffât 37/101) Hz. İshak’ın niteliği olarak yer almaktadır.
Hz. Peygamber, hemen bütün hadis mecmualarında ve edebî-ahlâkî mahiyetteki antolojik eserlerde yer verilen bir hadisinde bir sahâbîyi överken, “Sende Allah’ın sevdiği iki haslet vardır; bunlardan biri hilim, diğeri de teennidir” (Müslim, “Îmân”, 25, 26; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 149) buyurmuştur. İbnü’l-Esîr’e göre bu hadisteki hilim “akıl”, teenni de “kararlılık, ağır başlılık” anlamına gelir (en-Nihâye, I, 434). Ebû Dâvûd’un Sünen’inde “Kitâbü’l-Edeb”in ilk babı “Hilim ve Peygamber’in Ahlâkı” başlığını taşır. Bu başlık, Resûlullah’ın ahlâkının temelini hilim faziletinin oluşturduğunu ima eder. Burada Resûlullah’ın hoşgörüsünü, affediciliğini ve sabrını anlatan hadisler yer alır. Ayrıca bütün hadis mecmualarında, İslâm bilginlerince hilmin kapsamında gösterilen akıl, basîret, kararlılık, öfkeye hâkim olma, affetme, hoşgörü, sabır, vakar, rıfk gibi ahlâkî erdemlere dair pek çok hadis bulunmaktadır.
Özellikle Ignaz Goldziher’den itibaren müsteşrikler İslâm ahlâkının, dolayısıyla İslâm insanın karakterini belirleyen temel erdemin hilim olduğu kanaatine varmışlardır. Zira Câhiliye döneminde çok az sayıda insan bu faziletin kıymetini takdir ederken İslâm dini bunu, ahlâkî ve sosyal alanda bütün müslümanlara yaymayı amaçlamıştır (I. Goldziher, Muslims Studies, s. 206-207; Charles Pellat, Risâle fi’l-Hilm, s. 152). Kur’an ve hadisler yanında, 142 (759) yılında vefat eden Abdullah b. Mukaffa`ın el-Edebü’l-kebîr’i, daha sonra İbn Kuteybe’nin Uyûnü’l-ahbâr’ı, Câhiz’in başta el-Mehâsin ve’l-ezdâd, el-Beyân ve’t-tebyîn olmak üzere çeşitli eserlerinde ve daha birçok benzerinde verilen bilgiler hilmin pek çok erdemi kapsayan bir İslâm ahlâkı kavramı olduğunu göstermektedir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.