DOLAR 18,5828 -0.03%
EURO 18,2114 0.1%
ALTIN 1.021,74-0,10
BITCOIN 370226-1,93%
Afyonkarahisar
12°

HAFİF YAĞMUR

12:57

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

DOĞU’NUN BATI’YA SESLENİŞİ – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
24 Haziran 2016 12:28
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 24 Haziran 2016 Cuma 12:28:28
 

AK Parti Afyonkarahisar eski Milletvekili, Alternatif Politikalar Merkezi Başkanı Dr. Mahmut Koçak, “Seni de mutlaka bekliyorum” deyince, davete katılmak farz oldu. İyi ki de olmuş. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşananları birinci ağızdan, terörün acısını, kahrını en çok çekmiş, mücadelesini en üst perdeden vermiş birinden “Terör ve Doğu” sorununu dinleme fırsatı bulduk çünkü.
Koçak, Afyonlu basın mensuplarını Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen ile bir araya getirdi. Kısa sunuş konuşmasının ardından sözü Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen’e bırakan Koçak, “Biz şunu yaptık, bunu çattık” deme gayretinde değildi. Oysa son 4 yıldır doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Korucu Konfederasyonu ve şehit aileleri ile birlikte yaptıkları çalışmaları başlı başına bir serüven.
Biz de sözü fazla uzatmak istemiyoruz. Asıl söylenmesi gerekenleri Koçak ve Sözen söylediler. Koçak’tan küçük bir giriş. Sonrasında söz, doğu ve güneydoğu Anadolu’nun fotoğrafını çeken Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen’in. Onların söyledikleri bizlerin söyleyeceklerinden çok daha önemli.
Doğu ile Batı kucaklaşmalı
Dr. Mahmut Koçak: 1700 şehidi, 5 bin gazisi olan, polisin ve askerin önünde vuruşan, 50 bini silahlı halde, 25 bini elinde silah, vuruşma emri bekleyen, asker ve polisten sonra Türkiye’nin 3. büyük silahlı gücü Geçici Köy Korucuları, 30 yılı aşkın süredir “geçici” ismi altında vatan savunmasında görev alıyorlar. Eğer terörün ağababalarına “Apo’yu mu serbest bırakalım, korucuları mı kaldıralım desek, tüm terör destekçilerinin korucuları kaldırın diyecekleri bir kurum. Doğu ile Batı birbiriyle kucaklaşmalıdır. Önümüzdeki günlerde yeniden imar çalışmaları ile daha sağlam adımlar atılacaktır. Çözüm süreci ile kamu güvenliği karıştırılmamalıdır. En büyük sıkıntı burada olmuştur.
PKK bir pislik şebekesi
Ziya Sözen, Bingöllü Zaza kökenli bir Türk vatandaşı. Bir şehit çocuğu. Merhum babası, ailesinin gözleri önünde PKK tarafından yüzlerce kurşun sıkılarak şehit edilmiş bir dava adamı. Son 3-4 yıldır teröre karşı atılan adımları destekliyor. Hükümet’in inisiyatif aldığını belirtiyor. Aynı zamanda AK Parti Hükümeti’nin eksik yönlerini eleştirmekten de geri kalmıyor.
Söz Ziya Sözen’in: PKK dünyadaki örgütlerden farklı bir örgüt, çünkü öldürülen her teröristin evinden 3-4 yeni terörist üretilebiliyor. Artık öldürmekle bu işin bitmeyeceğini Hükümetimiz anladı. Bölgede fabrikalar olsun, okullar olsun, havaalanları yapılsın düşüncesine geçilerek çözüm sürecine başlandı. Biz çözüm sürecini hep destekledik. Biz yetim kaldık, bizden sonrakiler yetim kalmasın istedik. Aklımızda hep amalarımız, fakatlarımız vardı. PKK artık ideoloji savunan bir örgüt olmaktan çıkmış uyuşturucu, kadın ticareti yapan, çocuk istismarcısı bir pislik şebekesi haline gelmiştir. Bunlardan beslenen bir de siyasi çevre oluşmuştur. Sözde Kürtlerin, Zazaların hakkını savunduğunu söyleyen siyasiler bu şebekelerle aralarına mesafe koyamamıştır. Kan ve gözyaşından beslenen HDP çözüm sürecinde Kürt ve Zaza halklarının arkasında duramadı. Çözüm sürecinde kısa sürede 400’den fazla şehit verdik.
Lice’de büyük para
organizasyonu var
Lice’de oynanan oyunları görüyorsunuz. Lice’nin bir mezrasının ürettiği esrar, İzmir ilinin tamamının bir yıllık tüketimini karşılar. Burada çok büyük bir para organizasyonu var. Bu organizasyon sadece PKK ve HDP’yi beslemiyor, onların ardındaki para organizatörlerini de besliyor. Bugünkü rahatsızlık oradaki mali kaynakların kurutulması nedeniyle.
Bir gününü bölgede geçirmemiş, akıllarından şüphe ettiğimiz akil denilen insanlara, benim bir korucumun bir aylık maaşını bir oturuşta harcayan adamlara akıl danışılmamalıydı. Askeri yöntemler ihmal edilmemeli, ama sadece askeri yöntemlerle başarılı olunamaz. Bugün Lice’de yapıldığı gibi mali kaynakları kurutulmalıdır. Helikopterimizi düşüren güdümlü füzenin ABD üretimi olduğunu görünce kimlerle mücadele ettiğimizi daha iyi anlıyoruz.
Asıl bölgedeki
dokunulmazlıklar kaldırılmalı
Dokunulmazlıklar kaldırılmalı ama asıl bölgedeki dokunulmazlıklar kaldırılmalı. 32 yıldır devletten maaş alıp bölgede öğretmenlik, imamlık yapıp, terör örgütünün savunuculuğunu yapanlara dokunmalıyız. Diyarbakır Belediyesi’nin mali kaynaklarının yüzde 87’si yatırım dışı harcamalar. Bu paralar tamamen PKK’ya gidiyor. Devlet nasıl şehidine, ailesine sahip çıkıyorsa Diyarbakır Belediyesi de onların ölüsüne, ailesine sahip çıkıyor. Dağdakinin kardeşini işe alıyor. İşe alamazsa bizim şehit ailesine yaptığımızdan daha çok yardım aktarıyor. Bir çok öğretmen orada öğrencilerine diyor ki, sizin burada ne işiniz var. Arkadaşlarınız dağda serdilhan yaparken siz burada oturuyorsunuz diyorlar. İmamlar var, kendilerine göre şehit olmalarını öneriyorlar. Hutbelerde PKK’nın, HDP’nin söylemleri ile dağa adam göndermenin peşindeler. Hala bunlara dokunamadık. Mali kaynaklarına ulaşamadık.
Vatandaş devlete
güvenirse bu iş biter
Devlet benim aklımdaki “acabalar”ı gideremedi. Çünkü çözüm sürecinde bölücüler bölgede mahkemelerini kurdular, vergilerini aldılar, ihalelerin kime verileceğini kaymakamlara yazılı olarak talimatlandırdılar. Vatandaş devlete güvenirse bu iş biter. Çözüm süreci sırasında birbirine 100 metre mesafede asker ve PKK kontrol noktaları kurdular. Asker PKK’ya doğru giden vatandaşları durdurup, “gitmeyin orada PKK var” demekten başka bir şey yapamadı. Mücadele kararlılıkla sürdürülmelidir. PKK doğu kökenli asker ve polisten 7 bini aşkın kişiyi katletti. Hani Kürd’ün, Zaza’nın hakkını savunuyorlardı. Kapımızın önüne hendek kazanlar bize enkaz halde kentler bıraktı. PKK Kürd’e ve Zaza’ya en büyük zararı verdi. Biz PKK ve HDP’nin önündeki en büyük engeliz. 1924 çıkarılmış bir yasayla, devletten asgari ücret 1300 TL alıp, ortalama 8 çocuğu geçindiren köy korucularıyız. Çözüm sürecinde 14 arkadaşımız birebir takip edilip, savunmasızken katledildi.
Etle-tırnak değil, kemikle-ilik gibiyiz
Biz etle tırnak gibi değiliz. Etle tırnak birbirinden ayrışır, geride büyük bir acı kalır. Biz kemik ile ilik gibiyiz. Kemiğin içinden iliği alırsan can gider. Mahmut Abi (Koçak) yeri geldi bir hükümet gibi, yüzlerce vekil gibi bizim için çalıştı. Saldırılara da uğrasak yılmadık. Bölgemizde seçim güvenliği sağlanmalı. Yeni bir seçimde pek çok insanımız HDP’ye yine oy verecektir. Çünkü korku var. Orada sandık başına giden sırtında namluyla sandığa gidiyor, onların gözetiminde mührü basıyor. Onlar hala arı gibi çalışıyor. Bizim sivil toplumumuz, basınımız onlar gibi değil. Bizde hala tereddütler var.
Bu siyasetçilerle olmaz
Bizim seçtiğimiz vekillerimiz Ankara’da bizim etkinliklerimize katılamıyorlar. AK Parti’nin bakanları, vekilleri Diyarbakır meydanında çıksın, PKK Marksist, Leninist bir örgüttür desin, millet PKK’yı kazma, kürekle kovalar. Bakın AK Partili bölge vekillerine, bakanlara. PKK ile ilgili HDP ile ilgili kelimeleri özenle seçerek konuşurlar. Aleyhte bir şey söyleyemezler. Biz Cumhurbaşkanımıza da, başbakanımıza da söyledik, böyle oldukça terör bitmez. Siyasilerin çoğu seçimde harcadığı 1 lirayı 100 lira olarak geri almanın hesabı içindedir. Bir zamanlar Bingöl dağlarında 3 terörist anca kalmıştı. Şimdi yüzlercesi var. Gevşememeliyiz. Milli komutanlarımız var. Terörün tam manasıyla bitmesini isteyen, ama sivil vatandaşın tırnağına zarar gelmemesini isteyen komutanlarımız var. Eskiden böyle değildi.
İdealist memurlar gerek
O bölgeye sürgün memurların gönderilmesinden vazgeçilmeli. Şimdi sözleşmeli öğretmenleri gönderecekler. Tamamen hata. O şartlarda PKK zihniyetinde olan öğretmenler, memurlar o bölgeye gidecektir. Eğer paralel bir kaymakam Şemdinli’de kaymakamsa daha öte nereye gidecek ki. Ondan ne bekleyeceksiniz ki.
10 Belediye, 100 vekilden daha önemli
Ankara’daki dokunulmazlıkların kaldırılması bizce suni bir gündem. Asıl bölgedeki dokunulmazlıklar kaldırılmalı. Büyükşehir yasası Doğu için tam bir felakettir. Korucunun köyüne HDP’li Belediye hizmet mi götürür? Mardin merkezde 100 seçim yapsanız, yüzünde de HDP kazanamaz. Ama kırsalın oyu gelince belediyeyi HDP alıyor. Doğu’da 10 Belediye, 100 vekilden daha önemlidir. Bizim sizlerden isteğimiz Doğu ile bağınızı kesmemeniz. Nasıl geçmişte buralarda beraber şehit düştükse, kanlarımız birbirine karıştıysa, bundan sonra da birbirimizden ümidimizi kesmemeliyiz. Biz bunun mücadelesindeyiz. Batı, Doğu’nun derdiyle dertlenmelidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.