DOLAR 18,6460 0.04%
EURO 19,5857 0.35%
ALTIN 1.067,220,57
BITCOIN 313422-1,07%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sezer Küçükkurt

Sezer Küçükkurt

05 Aralık 2022 Pazartesi

YASALAR, ÖNLEMLERİ VE CEZALARI ARTIRMALI

YASALAR,  ÖNLEMLERİ VE  CEZALARI ARTIRMALI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şehrin gündemine baktığınızda herkes siyaseti konuşuyor gibi görünse de Afyonkarahisar’ın gerçek gündeminde acımasızca işlenen cinayetler vardı aslında.
Sözün başında bu işlerle ilgili olarak kalıcı çözümün “yasal düzenlemeler”le sağlanabileceğinin ana fikir olduğunu belirtip, konunun detaylarına biraz inelim.
***
Denizli’de işlenen korkunç cinayette, uyuşturucu müptelası bir koca tarafından boğazı katledilen Afyonkarahisar’ın Çay ilçesi Koçbeyli beldesinden bir genç kızımızın hayatı soldu gitti. Geride perişan bir aile bıraktı. Ardından Ambaryolu caddesinde yaşanan acı olay şehrin gündemini sarstı.
“Abi bizi taciz ediyorlar, yardım et” diyerek yardım isteyen genç kızlara “ağabeylik” yapmaya çalışan işinde, gücünde, ekmeğinin peşindeki masum bir ailesi babasının canını aldılar haince…
Olayların detaylarını gazeteniz Kocatepe’de okudunuz. Üzülmemek, kahrolmamak elde değil. Hele ki Ambaryolu’ndaki cinayette Engin Taş’ı vahşice katleden 2 “mikrop” hakkında ne söylesek az…
Bu iki zanlı polis tarafından mahkemeye getirilirken, ona cesaret vermeye çalışan iki yakınının “Kafanı örtme” diye cesaret veriyor olmaları biz dahil pek çok hemşehrimizin adeta kanını dondurdu. Sanki bu “mikrop”lar çok matah bir iş becermiş, kahramanlık yapmışlar gibi yakınlarının onlara cesaret vermeye çalışmaları cahilliğin ve ahlaksızlığın daniskasından öte bir şey değildir.
Böyle bir rezillik yapmışsın, ahlaksızlık uğruna bir cana kıyıp geride gözü yaşlı 3 evlat ve bir eş bırakmışsın, bunu yaparken de bir kişiye iki kişi saldırıp, haince bıçaklamışsın, sonra da kaçıp saklanmaya çalışmışsın. Bu sütunlarda durumu anlatmak için kelimeler ne yazık ki kifayetsiz kalıyor.
***
Elbette ki kararı yüce Yargı verecek. Ama ülkemizde yaşanan onca hadisenin ardından Yargı kararları ne yazık ki kamuoyunu her zaman tatmin etmiyor.
Bizim dikkat çekmek istediğimiz, hemşehrilerimizin bu noktada bizden tercüman olmamızı istedikleri nokta tam da burasıdır. Böylesi kan donduran olayların tekrar yaşanmaması, hak edenlerin hak ettiği cezayı bulması için yasalarda daha sert ve kapsamlı düzenlemelerin yapılması vatandaşların ortak beklentisidir.
Yargı makamları yargılamayı yapıp gereken cezaları verirken belli yasalara tabi olarak bunu yapmak zorunda. Vahşi katillerin iyi hal indirimi aldığı onca olaya tanık olan vatandaşlar Yargı makamlarından daha çok, yasaları hazırlayan makamlardan beklenti içerisindedir. Siyaset kurumu tarafından Türk Ceza Kanunları’nda suçluya hak ettiği cezayı verecek yeni düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Vatandaş tarafından yetersiz görülen bazı noktalarda gerekli düzenlemeler yapılırsa Hakim ve savcılarımız da vicdanen rahat edeceklerdir.
Konunun uzmanları ceza hukukumuzda genelde faillerin lehine olarak yorumlanan boşlukların doldurulması için çaba göstermelidirler.
***
Öte yandan, cebinde bıçakla gezen, hapı-çöpü içip kendini aslan zannedenlerle günlük hayatın içerisinde mücadeleye ağırlık verilmelidir. Bunun için üst aramaları mı yapılacaktır, güvenlik sorgulamaları mı artırılacaktır artık bilemiyoruz. Ama insanımız bu tür “mikrop”ların çarşıda-sokakta oldukça fazla olduğundan dert yanmaktadır. Başka masumların canının yanmaması için, suça meyilli tiplerle mücadele alanında tedbirler sıkılaştırılmalıdır. Polisimiz, jandarmamız yasal yetkileri çerçevesinde her türlü çalışmaya yapmaktadır. Üzerlerine düşeni yapıp, yasaların verdiği yetkileri kullanmaktadırlar. Allah onlardan razı olsun. Afyonkarahisar’da asayiş için “yasal sınırlar içerisinde” gerekenler yapılmaktadır.
Bu durumun Afyonkarahisar’a özgü bir durum olmadığı da aşikardır.
Ama görülüyor ki bu çalışmaların artırılması gerekmektedir. Bunun için de yasal çerçevenin çizdiği sınırlar genişletilmelidir. Günlük hayatta kendinden emin olan vatandaş polise-jandarmaya arabasını arattırmaktan, üst kontrolü yaptırmaktan çekinmez. Görevlilerden ancak ve ancak suçlular çekinir. Yasal düzenlemeler suçun önlenmesine yönelik yetkileri artırmalı, mahkeme huzuruna çıkan canilerin işini kolaylaştıran, cezasını indirten uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Örneğin bıçak taşıyana müsamaha gösterilmemeli, ona buna sataşmak için gezdiği belli olan tiplere meydan bırakılmamalıdır. İşin en uç noktasında belki de idam cezası geri getirilmelidir.
Halep oradaysa arşın burada. Aday belirleme için yapılan anket çalışmaları bir de bu yasal düzenlemeler ile ilgili yapılsa kamuoyunun bu noktadaki net tavrı gözler önüne serilecektir.

 

ANKET ÜSTÜNE ANKET

 

Afyonkarahisar’ın hemen her kesimine yönelik anket çalışmaları sürdürülüyor. “Anket” derken masa başında yapılan, üç-beş bin liraya aday pazarlanan uydurma anketlerden bahsetmiyoruz. Parti genel merkezleri Afyonkarahisar’a değişik dönemlerde “yoklama” ekipleri gönderiyorlar. Hem AK Parti cephesinden, hem de Millet İttifakı cephesinden Afyonkarahisar’da bir çok anket yaptırıldığını duyuyoruz, görüyoruz. Ankara’dan gelen “yoklama” ekipleri partilerin Afyonkarahisar’daki teşkilatlarına uğramadan çalışmalarını yapıp gidiyorlar.
Son olarak Cuma günü pek çok hemşehrimizden aynı bilgiyi aldık. İstanbul kodlu telefonlardan aranan hemşehrilerimize otomatik santral, “Cumhurbaşkanı adayı olarak kimleri görmek istersiniz?” sorusunu yöneltti. Adaylar arasında Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Recep Tayyip Erdoğan isimleri zikredildi. Muhtemelen bu çalışma Millet İttifakı cephesince yaptırılan bir çalışmaydı.
Yerel isimlerle ilgili çalışmaların da değişik ekipler tarafından yaptırıldığını sık sık duyuyoruz şu günlerde.
Bakalım bu anketler seçim sonuçlarına nasıl etki edecek, bekleyip, göreceğiz…

 

MARİFET İLTİFATA TABİDİR

 

Polisimizin ve jandarmamızın topluma dokunan çalışmalar yaptığından bahsetmiştik yukarıdaki satırlarda.
Cumartesi günü arayan bir hemşehrimiz “Allah devlete mille zeval vermesin” diye girdi söze…
“Kardeş, Allah bu devlete hizmet eden iyi insanların sayısını artırsın” dedi. Şöyle devam etti anlatmaya:
“Yukarı mahalleden bir kardeşim aradı. Abi donuyoruz, para-tura istemiyorum kömür lazım” dedi. Ne yapalım ne edelim diye düşünürken, İl Jandarma Komutanımız Albay Yılmaz Kırgel aklımıza geldi. Aradık, komutanım bu kardeşimize ilgili kurumlardan kömür alamadık, vasıfları tutmamış, ne yapabiliriz” dedim. Yılmaz Albay, “Abi bana vatandaşın telefonunu ver, ben ilgileneyim” dedi. Sonrasında duydum ki, jandarma ekipleri bahse geçen kardeşimizin kapısına kadar kömürünü de götürmüş, ihtiyaç maddelerini de götürmüş. Ama özellikle hava karardıktan sonra götürmüşler. Devletimizin, askerimizin şu hassasiyetine bak, gündüz gözüyle görünmesin diye akşam getirmişler yardım malzemelerini…”
Aynı hemşehrimiz, “Geçen de AFSÜ Rektörümüz Nurullah Okumuş Hocamızı aramıştık bir kardeşimizin ihtiyacı için. Sağolsun şahsi imkanları ile giderdi ihtiyacı. Allah böyle insanlarımızın sayısını artırsın” dedi.
Ne demiş büyükler, “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir…”
Burada bu isimleri zikretmekten kasıt, reklam değil, iyiliklerin artmasına katkı sunabilmektir.

Devamını Oku

ELDE VAR BİR

ELDE VAR BİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda bir hemşehrimizin Afyonkarahisar’daki tren seferlerinin azlığıyla ilgili sitemlerini dile getirmiştik.
Geçen haftaki yazımızda Afyonkarahisar’ın tren seferleri ile ilgili olarak hemşehrimizin şu ifadeleri sütunlarımıza taşımıştık:
Geçtiğimiz günlerde trenle yolculuk yaptığımız Kütahya’da İstasyon’da bir tabela dikkatimizi çekti. Kütahya’dan günlük işleyen tren seferleri. Tam tamına 13 tren seferi Kütahya’yı diğer illere bağlıyor. Hatta sadece Tavşanlı ilçesine çalışan tren var. Bunun yanı sıra Eskişehir’e gün içerisinde 6 tren seferi var ki bu seferler Kütahya’yı hızlı trenle İstanbul’a bağlıyor. İzmir’e 2 sefer var, gece ve gündüz saatlerinde çalışıyor. Birkaç saat beklediğimiz istasyonda gelen giden yolcu sayısını görünce şaşırıp kaldık. Demiryollarının kavşak noktası Afyon’dan çevre illere kaç sefer var derseniz bir elin parmakları kadar. 1 İzmir, 1 Konya, 1 Denizli, 2 Eskişehir olmak üzere 5 tane. Üstelik saatleri hiç uygun olmadığı için tercih eden sayısı çok az.
Halbuki 10-12 yıl öncesine kadar sadece İstanbul’a günde 4 tren seferi olurdu. Çoğu hemşerimiz İstanbul yolculuklarında treni tercih ederdi. O günler mazi oldu. Bizler Ankara-Afyon hızlı trenini beklerken İstanbul trenlerinden mahrum olduk. 4 Hattın kavşak noktası olan Afyon’un demiryolu ulaşımında mağdur edilmesi revayı hak mıdır?
Yanı başımızdaki Kütahya’da bu kadar tren seferi varken Afyon neden sahipsizdir? Üstelik Demiryolları 7. Bölge Müdürlüğü ilimizde bulunmakta iken neden bu konuda bir çalışma yapılmamaktadır. Yetkililerden bu konuda bir çözüm bekliyoruz.”
İşte hemşehrimizin sitemleri bu şekilde idi.
Dün öğrendik ki, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hüseyin Ceylan Uluçay ile AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya ve İbrahim Yurdunuseven, Pamukkale Ekspres tren seferlerinin Afyonkarahisar’dan İstanbul’a yeniden başlayacağını açıklamışlar. AK Parti kurmayları sosyal medya hesaplarından yaptıkları duyurular ile bunu ilan etmişler. Yapılan paylaşımlarda AK Parti kurmaylarının girişimleri sonucu 11 Aralık’tan itibaren Denizli-Afyon-Gebze seferi yapan Pamukkale Ekspresi ile İstanbul’a kesintisiz tren seferlerinin yeniden başlayacağı duyurulmuş. Hayırlı olsun.
Keşke bu güzel duyuru sadece sosyal medya paylaşımı ile bırakılmasa, bir basın açıklaması ile bu seferler daha geniş kapsamlı duyurulsa idi diye düşünmeden edemedik. Ne diyelim, darısı yıllardır Afyon’dan diğer şehirlere yapılamayan öteki tren seferlerinin başına. Seferler başladığında onların duyurularını basın açıklamaları ile yapalım inşaAllah.

 

“GASTRONOMİ ÜNVANIMIZA GÖLGE DÜŞMESİN DİYE İZİN VERMEDİM”

 

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, geçmişten bu yana tarz olarak “Çok konuşmayı” ya da “Basına bilgi vermeyi” pek seven bir insan değil. Ama sorarsanız, cevabını alamayacağınız konu yoktur Başkan Zeybek’ten.
Birkaç vesile ile biraraya gelince güncel konulardan bahsettik Başkan Zeybek’le. Bugün bir kaçını aktaralım, sonrasında da devam ederiz inşaAllah.
Öncelikle İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’nun geçtiğimiz günlerde dile getirdiği “Eski banka binasını AK Parti’ye seçim ofisi yapmak için kiraya verdirtmediler” suçlaması gündeme geldi. “Yok öyle bir şey” diyen Başkan Zeybek, “Anıtpark’ın köşesinde bulunan ve bir bankanın boşalttığı bina uzun zamandır kiralıktı. Burayı kiralamak isteyen bir hemşehrimiz geldi ve orada KFC isimli ulusal bir gıda zincirinin restorantını açacaklarını söyledi. Ben de buna izin veremeyeceğimi, kendilerinin yerel bir restoran açmaları, hatta Afyon lezzetlerini yansıtan bir işletme kurmaları halinde her türlü yardımı sağlayacağımızı söyledim. Afyonkarahisar olarak biz gastronomi kentiyiz. Bizim sahip olduğumuz bu unvan için neredeyse tüm iller sırada bekliyor. Ben Gastronomi kenti imajımıza zarar verecek hiçbir faaliyete izin veremem. Gastronomi kenti olan bir şehrin en merkezi noktasında KFC ya da başka bir zincir fast food firmasının bulunması ne kadar doğru olur? Bu nedenle gelen hemşehrilerimi ve mülk sahibini geri çevirdim. Onları Afyon lezzetleri ile ilgili işletme kurmaları açısından teşvik ettim. Olay bundan ibarettir. Zincir restoranların şubelerini şehrin diğer bölgelerinde açabilirler. Ayrıca orası özel bir mülk. Ortada daha seçim yok, bir şey yok. Yarın orayı kim kiralar, AK Parti mi tutar, başka bir parti mi kiralar bilemem. Ben gastronomi ünvanımıza zarar gelmemesi için böyle hareket ettim” dedi.

 

2. BELEDİYE ŞEHİR ÇARŞISI İÇİN YENİ FORMÜLLER ARANIYOR

 

Afyon Gazeteciler Cemiyeti yönetim Kurulu üyelerimiz ile birlikte Belediye Başkanı Mehmet Zeybek’e yaptığımız bir başka ziyarette 2. Belediye Şehir Çarşısı’ndaki durum gündeme geldi. Gazeteci arkadaşlarımız, esnaflardan aldıkları bilgileri Başkan Zeybek’e aktardılar. Başkan Zeybek ilgili birim müdürlerini de çağırarak, konuyu en ince ayrıntıları ile bir kez daha ele aldı. Bizlerdeki bilgi ve önerileri hem kendisi ilgiyle dinledi, hem ilgili müdürlere değerlendirmeleri için talimat verdi. Sonuç itibariyle 2. Belediye Şehir Çarşısı’ndaki mülk sahipleri ile Belediye arasında yeni bir uzlaşma süreci başlatılması için talimatta bulundu. Umuyoruz ki, hem Belediye’nin, hem de esnafların menfaatine olacak gelişmeler yaşanır 2. Belediye Şehir Çarşısı konusunda. Bekleyelim, görelim…

 

“HAVUZ PROBLEMİ” ÇÖZÜLDÜ

 

Neredeyse 30 yıldır atıl vaziyette bekleyen bir “havuz problemi”miz vardı Afyonkaraisarlılar olarak. Hatırlayınız; termal oteller bölgesinde Valilik tarafından yapımına başlanan, tamamlanamayan, sonrasında Belediye ve AKÜ arasında birkaç kez el değiştiren bir yüzme havuzu inşaatı vardı. Bu inşaat için hem Özel İdare, hem Belediye, hem de AKÜ tarafından değişik zamanlarda bir çok masraf edilmesine rağmen faaliyete geçirilememişti bu enkaz…
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun Afyonkarahisar ziyaretinde konu gündeme gelince Bakan Kasapoğlu, enkazı kaldırma görevini Başkan Zeybek’e vermişti. Afyonkarahisar Belediyesi’ne devredilen yarım inşaat Bakanlık desteği ile bugün uluslararası yüzme turnuvalarının yapılabileceği bir kimliğe bürünerek hizmete hazır hale geldi. Önümüzdeki günlerde Sahipata Mahallesi’nde eski hayvan pazarının yerine yapılan Spor Tesisleri ile tamamlanan Yüzme Havuzu’nun açılışları Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu tarafından yapılacak.
Başkan Zeybek, “Açılışta Bakanımızdan uluslararası yüzme turnuvası sözü de alacağız” diyor.

 

“ÖNCE TASARRUF”

 

Önümüzdeki haftadan itibaren Afyonkarahisar ve çevresinde kar yağışı bekleniyor. Afyonkarahisar Belediyesi de karla mücadeleye hazır olduğunu anlatmak için dün basın mensuplarını OSB içerisindeki Belediye Asfalt Şantiyesi’ne davet etti. Afyonkarahisar’ın kış şartları ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşamayacağının güvencesini veren Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, “Allah kazasız bir şekilde bol bol rahmetini versin diliyoruz. Biz tüm imkanlarımızla hazırlıklarımızı yaptık, hizmet için hazırız” dedi.
Belediye’nin Asfalt Şantiyesi’nde yeni bir bölüme dikkat çeken Başkan Zeybek, “Benim önceliğim tasarruf. Belediyemize ait araçların tamir ve bakımlarının yapılması için burada gördüğünüz Tamir ve Bakım Atölyesini kurduk. Araçlarımızda bir arıza olduğunda parça siparişimizi veriyoruz ve buradaki ekiplerimiz tarafından tamir ve bakımları gerçekleştiriyoruz. Bu sayede önemli bir tasarruf sağladık. Her konuda tasarrufa azami riayet ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

BÜTÇE VE MERKEZ’İN PAYI

BÜTÇE VE  MERKEZ’İN PAYI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Afyonkarahisar İl Özel İdaresi’nin 2023 yılı performans planı ve Mali yılı bütçesi geçtiğimiz günlerde ilan edildi malum olduğu üzere. İGM tarafından oylanan bütçe ile ilgili değerlendirmeleri geçtiğimiz günlerde gazeteniz Kocatepe’de okudunuz.
Bütçe detaylarına şöyle kabataslak bir göz gezdirdiğinizde Afyonkarahisar Merkez ilçenin payının diğer ilçelerle kıyaslandığında oldukça düşük kaldığını gözlemliyorsunuz.

 

ŞUHUT, DİNAR, SANDIKLI VE EMİRDAĞ ÖNDE

 

İl Özel İdaresi tarafından 2023 yılında BAŞMAKÇI Mahalli İdare Birliklerine 183.511 TL, BAYAT Mahalli İdare Birliklerine 164.430 TL, BOLVADİN Mahalli İdare Birliklerine 237.150 TL, ÇAY Mahalli İdare Birliklerine 304.502 TL, ÇOBANLAR Mahalli İdare Birliklerine 139.779 TL, DAZKIRI Mahalli İdare Birliklerine 205.220 TL, DİNAR Mahalli İdare Birliklerine 396.634 TL, EMİRDAĞ Mahalli İdare Birliklerine 389.300 TL, EVCİLER Mahalli İdare Birliklerine 169.650 TL, HOCALAR Mahalli İdare Birliklerine 225.348 TL, İHSANİYE Mahalli İdare Birliklerine 306.543 TL, İSCEHİSAR Mahalli İdare Birliklerine 276.083 TL, KIZILÖREN Mahalli İdare Birliklerine 114.412 TL, SANDIKLI Mahalli İdare Birliklerine 443.491 TL, SİNANPAŞA Mahalli İdare Birliklerine 291.874 TL, SULTANDAĞI Mahalli İdare Birliklerine 191.231 TL, ŞUHUT Mahalli İdare Birliklerine 449.832 TL, MERKEZ Mahalli İdare Birliklerine 311.010 TL olmak üzere TOPLAM 4.800.000 TL ödenek aktarılacak.
İlçeler arasında en çok pay ayrılan ilçe Şuhut… Onu Dinar, Sandıklı ve Emirdağ takip ediyor. Merkez ilçe 5’inci sırada ancak yer bulabilmiş kendisine.

 

BETON PARKE, YOL VE DİĞER HİZMETLER

 

İlçelerin beton parke yapım programına göre ise BAŞMAKÇI 200.000 TL, BAYAT 171.429 TL, BOLVADİN 200.000 TL, ÇAY 285.714 TL, ÇOBANLAR 42.857 TL, DAZKIRI 228.571 TL, DİNAR 857.143 TL, EMİRDAĞ 985.714 TL, EVCİLER 100.000 TL, HOCALAR 214.286 TL, İHSANİYE 371.429 TL, İSCEHİSAR 157.143 TL, KIZILÖREN 57.143 TL, SANDIKLI 800.000 TL, SİNANPAŞA 342.857 TL, SULTANDAĞI 157.143 TL, ŞUHUT 514.286 TL, MERKEZ 314.285 alacaklar.
Beton parke konusunda da Dinar ve Emirdağ en fazla payı ayacaklar.
***
2023 yılında halı saha, çok amaçlı salon, çevre düzenlemesi muhtelif bakım onarım ve köy konağı yapımı işleri için Köylere Hizmet Götürme Birlikleri’ne aktarılacak olan rakamlarda da liderlik Şuhut ilçesine ait.
İlçelere göre rakamlar şöyle belirlenmiş:
BAŞMAKÇI 417.553, BAYAT 322.149 TL, BOLVADİN 685.749,00 TL,ÇAY 1.022.512,00 TL, ÇOBANLAR 198.896 TL, DAZKIRI 526.100 TL, DİNAR 1.483.171 TL, EMİRDAĞ 1.446.498 TL, EVCİLER 348.252 TL, HOCALAR 626.742 TL, İHSANİYE 1.032.714 TL, İSCEHİSAR 880.417 TL, KIZILÖREN 72.058 TL, SANDIKLI 1.717.453 TL, SİNANPAŞA 959.369 TL, SULTANDAĞI 456.155 TL, ŞUHUT 1.749.162 TL, MERKEZ 1.055.050 TL,
***
Yol yapımı ile ilgili ödeneklerde Emirdağ ilçesi en çok payı alan ilçe olarak görülüyor.

 

EĞİTİM YATIRIMLARININ DURUMU

 

Okulların bakım ve onarım giderleri bütçesinde ise liderlik Merkez İlçe’ye ait. Afyonkarahisar Merkez’deki okulların bakım ve onarımları için İl Özel İdaresi Merkez ilçeye 2 milyon 93 bin TL ödenek ayırmış. Merkez’i Bolvadin ve Sandıklı takip ediyor bu konuda.
İl Özel İdaresi’nin Eğitim yatırımları ile ilgili bölümünde okulların bakım ve onarımı için toplam 9 milyon TL ayrılırken, ilçelerdeki okulların spor salonu ve çok amaçlı salon ihtiyaçlarını gidermek için 37 milyon 331 bin TL ödenek ayrılmış.
***
İGM Bütçesinin detayları geniş… Çok fazla ayrıntıya boğmaya gerek yok. Sonuç itibariyle seçilmiş üyelerin verdiği oylarla belirlenen bir bütçe söz konusu.
İşin özetinde İGM bütçesinden aslan payını belli ilçelerimizin aldığı, Merkez’in payının ilçelere nazaran az olduğu gözleniyor. İlçeler de bizim, köyler de… Ama nüfus yoğunluğunun merkezde olduğu da bir başka gerçek. Bu işin dengesi böyle mi olmalı, yorumu sizlere ve İGM’nin seçilmiş üyelerine bırakıyorum.

 

GENEL SEKRETER TOY’A, İDARİ CEZA

 

Söz, İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi’nden açılmışken, taze bir bilgiyi de sizlerle paylaşmak isterim. Afyonkarahisar İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Murat Toy, hakkında başlatılan soruşturma sonucu idari ceza aldı.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Murat Toy ile İGM üyeleri arasındaki tartışmalar geçtiğimiz günlerde haber sütunlarımıza yansımıştı. Afyonkarahisar Valiliği tarafından İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Murat Toy hakkında basın yayın kuruluşlarına yetkisi olmayan konularda açıklamada bulunması nedeniyle soruşturma başlatılmıştı. Bu soruşturma Toy’a verilen idari ceza ile sonuçlandı.
TBMM’nin ilimize özel bir minyatürü gibi düşünebileceğimiz İGM ve İl Özel İdaresi’ndeki durumlar böyle…

Devamını Oku

NE ZAMAN BU KADAR DUYARSIZLAŞTIK?

NE ZAMAN BU KADAR DUYARSIZLAŞTIK?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

25 ve 27 Kasım tarihleri arasında Türk Millet olarak 6 şehit verdik.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne verdiği mesajında, “Orada canımız yanıyor ama bunun hesabını çok ağır soruyorsunuz. Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, kalmıyor ve inanıyorum ki bundan sonra da kalmayacak. İnanıyorum ki bu mücadelenin neticesi de çok iyi, hayırlı olacak.” dedi.
Pençe-Kilit Harekâtı’na katılan birlik komutanları ile video telekonferans toplantısı gerçekleştiren Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ise harekâtın zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen planlandığı gibi başarıyla devam ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanımız ve Milli Savunma Bakanımızın dediği gibi, Kahraman Mehmetçik, silah arkadaşlarının kanlarını yerde bırakmadı, onlarca leşi yere serdi. Bu yüreklere biraz su serpiyor olsa da, toplumun genelindeki “boş vermişlik” ayrı bir hüzün kaynağını oluşturdu ne yazık ki…
***
Hafta sonu Türkiye gündemi, haber bültenleri, tartışma programları, sosyal medya paylaşımları hayvanlara karşı yapılan eziyet ile meşgul iken 2 gün içerisinde Türkiye’nin 6 ayrı yurt köşesine 6 ayrı ateş düştü. 6 şehidimiz vardı ama ne acıdır ki, hayvanlara yapılan eziyet kadar gündem olamadı şehit haberleri.
Şehit haberleri köpeklere yapılan eziyet kadar kendine yer bulamadı hem vatandaşın zihninde, hem medyanın gündeminde.
Hayvanlara yapılan eziyeti destekliyor falan değiliz. Onlar da can, zulmedenin eli kırılsın. Ancak bir yanda şehitlerimiz varken diğer yanda gündemin ağırlık noktasının hayvanlarla ilgili olmasına anlam veremiyoruz biz.
Öyle görülüyor ki; bu ülkenin dertlerinden birisi de alışmak… Neredeyse her gün şehit haberleri ile karşılaştığımız için alışıyor muyuz ne? Şehitlerin yasını tutmak sadece kendi ailesine mi kaldı?
***
Hafta sonu Türkiye’nin 6 ayrı yurt köşesi ile birlikte Afyonkarahisar’ın Başmakçı ilçesine de şehit ateşi düştü. Dün Başmakçılı Şehidimiz Hakan Köroğlu Başmakçı’da düzenlenen askeri törenin ardından dualar ve gözyaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı. Allah şehadetini kabul eylesin, mekanı cennettir inşaAlah..
Şehit haberi Afyonkarahisar’a ulaştıktan sonra şehit ailelerimiz ile hep irtibatta idik. Değişik vesilelerle sürdürdüğümüz bu irtibatımız sırasında şehit ailelerimizin haklı yakınmalarına tanık olduk.
Bir şehit babamız haklı olarak diyordu ki; “Memlekete 2 günde 6 şehidimiz gelmiş, televizyonların, gazetelerin, insanların uğraştığı konu köpekler… Bu kadar mı duyarsız olduk, bu kadar mı alıştık? Gelen cenazeler hepimizin evladı. Bu toplum ne ara bu kadar duyarsızlaştı?” diye dert yanıyordu telefonun diğer ucundan.
Bir gazimiz ise şöyle dile getiriyordu sitemlerini bize: “Abi, gördün mü bak… Hepinizin eleştirdiği Burcu Vekil, şehit ailesinin kapısından kalkmadı gün boyunca. Allah razı olsun, Paşamız, komutanlarımız, Vali Yardımcılarımız, kurum görevlilerimiz hepsi oradaydı. Devlet’in eksikliğini hissettirmediler ama, vekillerden bir tek Burcu hanım şehit ailesinin yanındaydı ilk gün. Ondan sonra bu kadın neden bu kadar seviliyor diye soruyorsunuz. Memleketin diğer vekilleri neredeydiler 2 gündür? Biri il dışında, biri yurt dışında, biri şehirde parti çalışmalarında… Bir diğeri Ankara’da, bir başkası masa organizasyonunda… Yarın protokol töreninde hepsi saf saf dizilecekler. Ama acıyı tazeyken paylaşan bir tane milletvekili vardı orada, o da Burcu Köksal vekil. Şehit ailesinin acısı sosyal medya mesajları ile hafiflemiyor ne yazık ki…”
Sustuk… Haklıydı hem şehit babamız, hem gazimiz, itiraz mı etseydik?
Elbette şehit haberleri herkesin içini yaktı, hepimizi mahzun bıraktı. Buna milletvekillerimiz de dahildir eminiz ki. Ancak şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve duyarlı vatandaşlarımız daha yakın ilgi, daha candan temas bekliyorlar. Bizden de “siyasi çekişme konusu” yapmadan bunu dile getirmemizi rica ettiler. Görevimiz iletmek. Amaca hizmet edebilmişsek ne alâ…

Devamını Oku

KÖSTEK DEĞİL, DESTEK OLUN

KÖSTEK DEĞİL,  DESTEK OLUN
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Afyonkarahisar’ın yeni Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, ilimizde görevine başlar başlamaz adeta bir “Hoş geldin partisi” ile karşılandı.
Yeni Müdür Sünnetci, hedeflerini ve planlarını dile getirdiği cümleler üzerinden daha ilk günden adeta linç edilmeye çalışıldı. Bize göre baştan sona yanlış, hesaplı ve sindirmeye yönelik bu linç girişiminin başını da ne yazık ki, eğitim camiasındaki sendikalar ve sendika yöneticileri çektiler.
Ne kadar üzücü, ne kadar yanlış bir durum?

 

CIMBIZLAMAYI BIRAKIN DA MÜDÜR NE DEMİŞ İYİ ANLAYIN

 

Milli Eğitim Müdürü Mirac Sünnetci’nin bir cümlesini cımbızla çekip, o cümlenin üzerinde tepinip, Müdür’ü hedef tahtasına oturtmaya çalışmak ne eğitimciliğe, ne sendikacılığa ne de iyi niyete yakışmıştır.
Cımbızlanan cümle ile sendikacılar tarafından linç edilmeye, adeta ayar verilmeye, aba altından sopa gösterilmeye çalışılan Milli Eğitim Müdürü Mirac Sünnetci, tartışmalara konu edilen, linç girişimine alet edilen açıklamasında neler söylemiş önce tam metni bir hatırlayalım:
***
Benim de hazır bulunduğum Afyon Gazeteciler Cemiyeti yöneticilerinin “hayırlı olsun” ziyaretinde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Müdürü Mirac Sünnetci il genelinde çok detaylı bir çalışmanın ilk adımlarını attıklarını bildirdi. Kendisinin “veri değerlendirme” alanında yüksek lisans tezi bulunduğunu, veri işleme ve değerlendirme konusuna özel önem verdiğini belirten İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, “Tüm ilçelerimiz için ayrı ayrı sunumlar hazırlıyorum. Bu sunumlarda ilçelerimizin başarı grafikleri ile birlikte hani derste, hangi branşta, hangi öğretmen ya da hangi okul, Türkiye Ortalamasının neresinde? Bunun verilerini ele alacağız. Bu çalışma bize önemli aşama kat ettirecektir.” ifadelerini kullandı. İlin başarı oranlaması ile ilgili söylemlerde bulunmanın çok kolay olduğunu ancak verilerle bunu ortaya koymanın önemli olduğunu anlatan Müdür Sünnetci, “Altmışıncı sıradayız, elli sekizinci sıradayız demek belki çok kolay. Ama bunların altını doldurmamız gerekli. 10 bin küsur öğretmeniz var. Eğer öğretmen bazlı düşünmezsek, sene sonunda öğrencilerimiz gibi öğretmenlerimizin de karnelerini önlerine koymazsanız, öğretmenlerimizin kendi alanları ile ilgili başarı ya da başarısızlık durumları kontrol edilmezse oradaki sorun başarısızlık olur.” şeklinde konuştu. İlçe ilçe çalışmalara başlayacaklarını ve ilk olarak Sandıklı’ya gideceklerini bildiren İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, “Öncelikle YKS ve LGS öğrencilerini yetiştiren öğretmenlerimiz başta olmak üzere ilimizin en ücra köşesindeki öğretmenimize de temas edeceğiz. Ben bunu geldiğim yerde de söylediğim zaman insanlar nasıl olacak diye düşünmüşlerdi. Afyonkarahisarımız’da da inşallah aynısını yapacağız. Salı günü Sandıklı’dan başlıyoruz. Gerekirse çocuklarımızın öğleden sonraki bazı sürelerini heba edeceğiz ama bu bir yıla karşılık küçük bir bedel olacak.” diye konuştu. Deneme sınavlarına ağırlık vereceklerini kaydeden İl Milli Eğitim Müdürü Mirac Sünnetci “Öğretmenlerimiz sadece deneme yapmak için deneme yapılmayacağını bilecekler. Çok net bir şekilde biz bu denemeyi neden yapıyoruz bileceğiz. Bu denemelerde sadece öğrencinin başarısı üzerinden gidersek yanılırız. Tek tek çıkarıyorum. Her branşın, her dersin ve her öğretmenin Türkiye ortalamasını geçen ve geçemeyen öğretmenlerimizi ekrana yansıtacağım. Hangi okulda, hangi öğretmen, hangi branşta Türkiye ortalamasının altında olduğunu görecek. Bunda amaç kimseyi rencide etmek değil. İki renkli bir tablo oluşturuyorum, biri kırmızı, biri yeşil. Biri Türkiye ortalamasının üzerinde olan, biri altında olanı yansıtacak. Her öğretmenim için Türkiye ortalamasının altında kalıyor olması kendisi için zuldür. Her başarısız çocukta bir problem aranmaz. Çocukta da bir aksaklık olabilir ama masanın diğer ayağında öğretmenin dersteki durumu vardır. O yüzden öğrencinin durumunu da ele alacağız. Öğretmenin durumunu da ele alacağız.” dedi. Okulların durumları ile ilgili öğrencilerden birebir bilgi almaya çalışacağını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Mirac Sünnetci, “Her gittiğim kurumda çocuklardan isimsiz bir şekilde okullarındaki sorunları yazmalarını isteyeceğim. Bakalım neler çıkacak? Bunu yaparken vicdan ve mantık terazisinde tutacağız. Öğretmenine gıcık kapan çocuğun durumu elbette belli olur, o tür şeyleri eleyeceğiz. Genele yansıyan sorunları oradan tespit edeceğiz ve çözüm yollarına bakacağız.” dedi.

 

ALKIŞLAMAK MI GEREKİYOR, “VUR ABALIYA” DEMEK Mİ?

 

Eğer art niyetli değilseniz, Milli Eğitim Müdürü Mirac Sünnetci’nin bu sözlerini alkışlamanız gerekir. Oysa eğitim camiasını temsil ettiğini iddia eden sendikaların başı çektiği linç kampanyasında ne yapıldı? Müdür’ün “öğretmenlerin karnesini de önlerine koyacağız” sözleri cımbızlandı, diğer tüm çalışmalar, planlamalar, değerlendirmeler görmezden gelinip “Vur abalıya” pozisyonuna geçildi.
Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetçi öğretmen, eğitim sisteminde öğrenci, veli ve yöneticiler olarak bir masanın 4 ayağını oluşturan kesimlerin hepsinin üzerine düşen görevleri hatırlatmaya çalışırken, “Vay efendim öğretmenlere karne mi verilirmiş” cümleleriyle boğuşmaya başladı.
Yazıktır, ayıptır…
Siz her gelene, her birşeyler yapma girişiminde olana böyle yaparsanız, ne eğitimde yol kat edebiliriz, ne de yanlışları düzeltebiliriz.

 

EĞİTİMDEKİ SIKINTININ SORUMLUSU SANAYİ ESNAFI MI?

 

Eğitimle ilgili sıkıntılardan bahsedilirken öğretmenlerin durumunun da belirlenip ortaya konulmasından daha doğal ne olabilir ki? Eğitimin sorunlarını aşmak için sanayideki esnafın mı karnesini çıkarmamız gerekiyor, elbette ki öğretmenlerin durumunu da ele almak gerekiyor. Eğitimle ilgili konular kimden sorulacak, elbette ki idareci, veli, öğrenci ve öğretmenden… Bundan daha doğal ne var?
İşinin hakkını veren eli öpülesi öğretmenler hepimizin başının tacı. Ama en çok da bu değerli eğitimcilerimiz şikayetçi değiller mi, sistemin açıklarını bulup, “Bir dönüm bostan, yan gel Osman” modunda günlerini geçiren meslektaşlarından?

 

 

“POST KAVGASI” DEĞİL, BAŞARI İSTİYORUZ

Müdür Sünnetci için düzenlenen “hoş geldin partisi”ni ve sendikaların yeni dönem üzerinde hegemonya kurma çabalarını endişe ve tepki ile izliyoruz. Eğitim camiasını temsil etme iddiasında bulunanların giriştikleri “post kavgası”nın ne eğitim camiasına ne de ilimize fayda getirmeyeceğini kendilerine hatırlatmak istiyoruz.
Ve biliyoruz ki; ne ilin Valisi, ne de eğitim meselesinin sorumlusu olan Milli Eğitim Müdürü bu yanlış girişimlere pabuç bırakmayacak, ilin başarısı için elinden geleni yapmaya devam edeceklerdir.
Afyonkarahisar basını ve sağduyu sahibi kamuoyu da bu çabaların tüm destekçisi olacaktır.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.