DOLAR 18,5830 0.04%
EURO 18,4322 -0.66%
ALTIN 1.018,09-1,18
BITCOIN 3738840,93%
Afyonkarahisar
15°

PARÇALI BULUTLU

16:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

HEM DİRAYET, HEM NEZAKET

ABONE OL
17 Ocak 2018 13:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Özel bugüne kadar hiç karşılaşmadığımız bir icraata imza attı dün. Önceki gün şehrimizde yayınlanan 7 yerel gazeteye açılan telefonlarla “Başsavcı sayın Mehmez Özel’in gazete sahipleri ile sorumlu müdürlerini çay sohbetine bekledikleri” bildirildi. Kimimiz “kendimize özel davet” zannederken, kimimiz de “kabahat mi işledik acaba” diye düşündük. Dün saat 14.00’de Başsavcılık makamında tüm gazetelerin yöneticileri hazırdık. Geçtiğimiz hafta yapılan “10 Ocak çalışan Gazeteciler günü” etkinliklerine Ankara’daki Adalet Şurası nedeniyle katılamadıklarını belirten Başsavcı Mehmet Özel, “Sizlerle hem tanışmak, hem de görevlerimize yönelik sohbet etmek için bu daveti gerçekleştirdik” deyince davetin maksadını anladık.
Değişik düşüncelere kapılmakta haklıydık, zira daha önce hiçbir Cumhuriyet Başsavcısı böyle bir nezakete imza atmamıştı. Bazen hiçbir basın mensubu ile tanışmadan şehrimizden ayrılanlarına bile tanık olduk. Bu nedenle sayın Başsavcı Mehmet Özel Bey’e bir kez daha teşekkür ediyoruz.
Başsavcımız Mehmet Bey’in önerilerini, uyarılarını haberimizin içinde okuyacaksınız. Afyonkarahisar’ın son dönemde içinde bulunduğu olumlu ortama dikkat çekmek istiyoruz biz bu vesile ile. Başta FETÖ davaları olmak üzere uyuşturucu ve fuhuşla ilgili olarak ilimiz genelinde yürütülen mücadeleye hepimiz şahidiz. Gazete sayfalarımızda hemen hemen her gün bu operasyonların haberlerine yer veriyoruz. Gazeteler arasında haberlerin verilmesi açısından tarz farkı gayet doğal. Sonuçta dikkat edilmesi gereken konu şu: Afyonkarahisar’da Devlet, tüm birimleri ile milletin bekasına kast eden herkese, toplumu zehirleyen çetelere, ahlaki yapıya darbe vuran her yapıya karşı ayakta. Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz’dan, Cumhuriyet Başsavcımız nezdinde tüm Adliye teşkilatımız; Emniyet Müdürümüz Fahrettin Şen’den, Jandarma Komutanı Albay Orman Sırma’ya kadar bu çalışmalara katkı sunan tüm görevlilerimize hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Polisimiz, jandarmamız, savcılarımız, hakimlerimiz örnek bir birliktelik içerisinde huzura ve asayişe yönelik icraatlara başarıyla imza atıyorlar.
Bizlere de “doğru bilgiyi kamuoyuna nakletmekten” başka dua etmek düşüyor budurumda. Allah bileklerine kuvvet, dimağlarına parlaklık, yüreklerine cesaret ihsan eylesin, ayaklarını taşa değdirmesin…

YÜZÜSTÜ BIRAKMADILAR

Dün bu köşede “Afyonspor’u yüzüstü bırakmazlar” demiştik Afjet Afyonspor’da yaşanan yönetim değişikliklerini ele alarak…
Biz bu satırları dün öğlen saatlerinde yazdık, akşam saatlerinde AFJET Afyonspor’un antrenmanından gelen haberleri görünce haklı çıkmanın mutluluğunu yaşadık. “Dediğimiz oldu” diye değil, şehrin markası haline gelen, binlerce Afyonlu’nun umut bağladığı AFJET Afyonspor’un yüzüstü kalmadığını gördüğümüz için…
Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Başkanı Salih Sel, yeniden AFJET Afyonspor yönetim kurulu başkanı oldu. Hayırlı uğurlu olsun.

AĞA İLE KÂHYA

Nereden geldi bilemiyoruz(!) ama eskiden beri anlatılan ağa ile kahyasının hikayesi geldi aklımıza. Kimseyi kötülemek değil niyetinde değiliz. Bu devirde ne ağa kaldı, ne kahya. Ama kıssalar ibret için vardır derler. Hatırlayalım bu hikayeyi ve yorumu herkesin kendisine bırakalım.
Çiftlik ağası at arabasının üzerinde, kahyası ise at arabasının ardında, dizginler ağanın elinde şehre doğru yol almaktadırlar. Yol uzun, muhabbet kısıtlı. Hal böyle iken atın yola pislediğini gören ağanın aklına bir muziplik gelir. Kahyanın kendi imkanlarında gözü olduğunu bildiğinden ona bir teklifte bulunur, hem yol çabuk bitsin, hem muhabbet olsun diye. “Bak kahya, eğer şu at pisliğini yersen, at da, araba da senin olsun” der. Seneler boyunca çalışsa sahip olamayacağı imkanın ayağına geldiğini düşünen kahya bir sağa bir sola bakar, “Kim görecek, bir kere yersem ömrüm boyunca kazanamayacağım ödül kazanacağım” diyerek işe girişir. Ağa bu söz verdi bir kere, sözünü tutar, şehre girerlerken roller değişmiştir. Dizginler kahyanın elinde, ağa arabanın yanında yürümektedir. “Ağayı ve kahyayı tanıyanlar takılırlar şehirde bu ikiliye. İşler görülür, dönüş vakti gelir. Bizimkiler yola çıkar. Ağa “ben ne halt ettim, hem at ile araba gitti, hem millete maskara olduk” düşüncesinde, kahya ise “At ile arabayı hak ettik ama yan millete anlatırsa, ömür boyu bu utanç bana yeter” diye zihninden geçirmekte…
Olacak ya, at bu sefer yine yola pisler. Kahyada pisliği yemenin acısı, ağa da durduk yere at ile arabayı kaybetmenin acısı var. Teklif sırası kahyaya gelir, “Ağam şu pisliği yersen at da senin, araba da senin” der. Ağa hiç düşünmez ve işe koyulur. Ağa ile kahya çiftliğe yaklaştıklarında at da araba da yine ağanın olmuş, kahya yine arabanın arkasında yürümektedir. Kahya duramaz, “Ağam giderken at da araba da senindi, ben yaya idim. Dönerken de yine aynı. İyi de biz bu pisliği niye yedik” der.
Onların hikayesi de bu günlere ibret için miras kalır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.