DOLAR 18,6415 -0.01%
EURO 19,5066 -0.08%
ALTIN 1.061,680,05
BITCOIN 317384-0,14%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Özgürlük ve terör – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
3 Haziran 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 3 Haziran 2013 Pazartesi 03:00:00
  “Herkes fikrini özgürce söylebilmelidir ama, ifade özgürlüğü terör demek değildir” En sonda söyleyeceğimizi ilk başta söyleyip, sonra konuyu açmaya başlayalım isterseniz.
Bir kaç gündür Türkiye’yi meşgul eden eylemler sonrasında İstanbul’un halini ekranlardan gördük. Yakılan araçlar, ters çevrilen polis otoları, zarar gören iş yerleri hangi fikri ifadenin eseridir acaba?
Afyonkarahisar’da da eylemler sonrasında yaşananları da izledik. Şehrin sokaklarında kargaşayı hakim kılmak, polise saldırmak, gece-gündüz demeden insanların günlük yaşamına tecavüz etmek ifade özgürlüğü ile demokrasi ile bağdaşabilir mi?
İstanbul Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçları kurtarma çabası, ne yazık ki ifade özgürlüğünden çıkıp terör gösterilerine dönüştü. Doğaya sahip çıkma çabasıyla başlayıp, AK Parti karşıtı tüm grupların birleşmesiyle süren protestolar çığırından çıkınca işin boyutu değişmiştir. Ortaya çıkan manzara bir hak arama çabasından öte, bir terörü sergilemektedir. Ülkesine, memleketine sahip çıkmaya çalışanların, demokrasiye inançlarını, özgürlük mücadelelerini makul düzeyde ifade etmeye çalışanların, tepkilerini dile getirmeye çalışanların iyi niyetleri, güzel çabaları azgınların azgınlığına kurban edilmiştir ne yazık ki.
Terör İstanbul’da yüksek dozda seyrederken, Afyonkarahisar’da dozunu ne mutlu ki fazla yükseltemedi.
Genel manada olaylara hakim olan polisin bazı noktalarda gereksiz yere orantısız güç kullanması da başka bir tepki konusudur. Diğer kentlerdekinden az olmakla birlikte Afyonkarahisar’da da yer yer orantısız güç kullanılmıştır. Bu durum da tepkileri artırmıştır. Orantısız güç yerine, Akil insanlar heyetindeki tutumun benzeri sergilenip, Türkiye gündemine yine olumlu bir şekilde gelmek mümkün iken, maalesef bu yöntem tercih edilmemiştir.
Tüm bu manzaralar sonrasında yabancı basında Arap ve Afrika ülkelerini felaketlere sürükleyen “Arap baharı” özlemini yansıtarak “Türk baharı başlıyor” benzetmeleri ayrı bir tereddüt noktası olmuştur. ABD ve AB’den gelen eylemlere destek açıklamaları üzerinde iyi düşünülmelidir. Beklentinin farklı olduğu iyi okunmalıdır. Eylemlerin başrolünde BDP’lileri, bölücü oluşumları görenler bir kez daha irkilmişlerdir.
Türkiye’nin kargaşa ortamından keyif alanları gördükçe bu eylemlerin amacından saptığı, makul taleplerin çığırından çıktığı anlaşılmıştır.
Türkiye böylesi bir kargaşa ortamına düşmüşken, kargaşanın ana sebebi olan konu hakkında mahkeme tarafından “Durdurma” kararı verildiği açıklandı. Bu karar tüm sıkıntıların temelinde adalet eksikliği olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Madem bu tartışmalı uygulama durdurulacaktı, bunca kargaşaya meydan verilmeden, hızla hüküm verilemez miydi? Bizce asıl tartışılması gereken konu bu olmalıydı…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.