DOLAR 18,5845 0.06%
EURO 18,3286 -1.22%
ALTIN 1.018,06-1,19
BITCOIN 371533-0,09%
Afyonkarahisar
15°

PARÇALI BULUTLU

18:48

AKŞAM'A KALAN SÜRE

SİYASİ PARTİLERİN SESLİ ENSTRÜMANLARI

ABONE OL
3 Eylül 2019 13:18
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz hafta içinde Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı’nın AKP’ye üye olduğu haberleri basında yer aldı. Öncelikle sayın Kumartaşlı’yı siyaset kurumuna gösterdiği ilgiden dolayı tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum. Hangi partiye üye olduğu da sadece ve sadece kendisini ilgilendirir. Zaten uzun zamandan beri AKP ile kol kola yürüyordu.
Bir kaç kez basın huzurunda bu konuda eleştirilerde bulunmuş ve teklifte de bulunmuştum. 14.06.2018 tarihli basın açıklamasında “Sayın Kumartaşlı başında bulunduğu Derneği Kamu Yararıma çalışan Dernekler statüsünden AKP Yararına Çalışan Dernekler statüsüne geçirmeyi başarmıştır. Sayın Kumartaşlı başında bulunduğunu kurumu yeterince politize etmiş, her türlü siyasi görüşe sahip olan üyelerini yeterince üzmüştür. Acilen istifa etmesini ve gerçek anlamda siyasete atılmasını bekliyoruz”  demiştim.
Bir başka açıklamada da “Hemen bulunduğunuz makamı kendi kişisel emelleriniz için kullanmayı bırakıp istifa edin, AKP saflarına katılın. Bu ülkenin temiz, saf, vatanı için evladını, eşini, babasını kurban veren vatandaşlarımızla bizim aramıza girmeye çalışmayın” diye seslenmiştim.
Bugün itibariyle sayın Kumartaşlı önerimizin birinci kısmını yerine getirmiş durumda. Ancak sayın Kumartaşlı AKP üyesi olduğuna göre siyasi etik gereği, o yüce derneğin başkanlığını da kısa sürede bırakması, Şehit ve Gazilerimizi temsilen bulunduğu makamı boşaltması ve bu süre içerisinde siyasi polemik yaratan açıklamalardan, kendisini ve bulunduğu kurumu taraf gösterecek açıklamalardan kaçınması gerekir diye düşünüyorum
Sivil Toplum Örgütleri kuruluş gerekçelerinden ayrılmadan, üyelerinin haklı taleplerini iktidara ve toplum kesimlerine ulaştırmak ve bunun için çaba göstermekle sorumludur. Ancak bunu yaparken hiçbir partinin himayesinde olmamalıdırlar. Çünkü, STK’lar siyasetin vesayetine girdiği an Sivil Toplum olma özelliğini kaybetmiş olurlar.
Bu ülke “Bir kereden bir şey olmaz” diyenlerle bir yerlere varamaz, gelişemez. Üçüncü dünya ülkesi olmaktan çıkıp gelişmiş ülkeler arasına girmek istiyorsak hayatın her alanında ahlak ve etik kurallarını, toplumsal kurallarını uygulamalıyız.
Son Söz; “Sivil Toplum Örgütü yöneticileri durduk yere siyasi partilerin sesli enstrümanı olmamalıdır!”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.