DOLAR 18,6262 -0.06%
EURO 19,3185 -0.6%
ALTIN 1.047,25-0,43
BITCOIN 301448-2,06%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TAHIYYETÜ’L MESCİD NAMAZI – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
11 Şubat 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 11 Şubat 2014 Salı 02:00:00
  Tahiyye; selam vermek demektir. Tahiyyetü’l mescid, mescidi yani camiyi selamlamak demektir. Kuranı kerimde mescitlere “Allah’ın Evleri” denilmiştir. Bir eve giren kimsenin, önce ev sahibini selamlaması kadar tabi bir şey olamaz. Bu halde Allah’ın Evine girenin de Onu selamlaması gerekir. Selamlamanın en mükemmel ve en güzel şekli namazla olur. Camiye giren kimsenin Tahiyyetü’l Mescid kılmak suretiyle Allah Teâlâ’yı bir nevi selamlamış, ona bağlılığını saygısını ve kulluğunu sunmuş olur. Bir mescide sadece ziyaret için veya öğretmek veya öğrenmek gibi bir maksatla giren kimse orada nafile olarak iki rekât namaz kılar. Dileyen daha fazla kılabilir. Mescide günde birkaç defa bu şekilde girilse, bir defasında böyle namaz kılınması yeterlidir.
Tahiyyetü’l Mescid namazı, mescide girildiğinde daha oturmadan kılınmalıdır. Faziletli olan da budur. Oturulduktan sonra da kılınır. Bazıları; oturmadan kılınırsa eda, oturduktan sonra kılınırsa kaza olur, demişlerdir.
Ebû Katade -radıyallahu anh- ‘den rivayet edildiğine göre; Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Sizden her kim mescide girerse iki rekât namaz kılmadan oturmasın” (Buhari, Salatü’l-Müsâfirîn, 11)
Şafiî mezhebine göre mescide ne zaman girilirse girilsin bu namazın kılınması müstehaptır. Hanefîler’e ve Mâlikîler’e göre ise kerahet vakitlerinde mescide giren kimsenin bu namazı kılması mekruhtur. Kişi bunun yerine tesbih ve tehlîlde bulunarak ve salâvat getirerek mescidi selâmlamış olur. Normal vakitlerde mescide girdiği halde tahiyyetü’l-mescid kilamayan kimsenin, bunun yerine dört defa “Sübhânellahi ve’l-hamdü lillâhi velâ ilahe illallâhü vallâhü ekber” demesi menduptur.
Cuma Namazından Önce Tahıyyet’ül Mescid Namazı Kılmak
Tam zeval anına rastlayan bir namaz farz veya vacip ise, bozulur. Eğer nâfile ise, mekruh olmuş olur. Yalnız İmam Ebu Yusuf’tan gelen bir rivayete göre, Cuma günü zeval vaktinde nafile namaz kılınması caizdir ve kerahati yoktur. (Ö.Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Mekruh Vakitler, sayfa: 215)
Vehbe Zuhayli, İslâm Fıkhı Ansiklpoedisinde Cuma gününde güneşin tepe noktasında olduğu zamanda namaz kılmanın mekruh olup olmadığı ile ilgili şu bilgileri verir:
“Cuma günü güneşin tepe noktasında bulunduğu istiva vaktinde namaz kılmak mekruh değildir. Çünkü bu husus, Beyhakî’nin Ebu Sâid el-Hudrî ile Ebu Hureyre’den rivayet ettiği şu hadiste istisna edilmiştir:
“Resûlullah (a.s.) Cuma gününün dışında gündüzün ortasında namaz kılmayı yasaklamıştır.” Ebu Dâvud’un Katâde’den rivayet ettiği şu haberde de şöyle denilmektedir:
“Hz. Peygamber (a.s.) Cuma günü dışında gündüzün ortasında namaz kılmayı kerih görmüştür ve şöyle buyurmuştur: Cuma günü dışında cehennem alevlendirilir.” (Bu hadisi beş hadis imamı rivayet etmiş olup Tirmizi ile İnni Hıbban sahih demişlerdir. Şafiî, Ahmed, Darekutnî, İbni Huzeyme ve Hâkim de tahric etmiştirler.) Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi: 406)
Bu durumda Cuma namazını kılmak üzere camiye giden kimsenin nafile bir namaz olan Tahıyyet’ül Mescid namazını kılması mekruh değil, caizdir
Cuma vakti hatip hutbedeyken mescide giren kimsenin Hanefî ve Mâlikîler’e göre Tahiyyetü’l-Mescid namazını kılması mekruhtur. Şâfıîler’e ve Hanbelîler’e göre ise uzatmamak ve iki rek’atı geçmemek şartıyla bu durumda tahiyyetü’l-mescid kılınır.
Mescide günde birden fazla girilmesi halinde bir kere tahiyyetü’l-mescid kılmak yeterlidir. Mescide girildikten sonra tahiyyetü’l-mescid kılmadan oturulursa, Hanefî ve Mâlikîler’e göre bu namaz, yine de kılınabilir; ancak oturmadan önce kılmak daha faziletlidir. Şâfıîler’e göre ise eğer kişi kasten oturmuşsa bu namaz sakıt olur. Bir mescide, herhangi bir namazı kılmak için veya farz kılmak ve imama uymak niyetiyle girmek ve oturmadan o namaza başlamak da tahiyyetü’l-mescid yerine geçer.
Kur’an Okunurken Tahıyyetül
Mescid Namazı Kılınır mı?
Kur’an okunurken kişinin zorunlu olmadıkça başka bir işle meşgul olmayıp Kur’an’ı dinlemesi gerekir. Nitekim “Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki merhamet olunasınız” (A’raf, 7/204) mealindeki ayeti-kerimede mü’minlere, Kur’an okunurken onun dinlenilmesi emredilmektedir. Ancak Kur’an dinlemek farz-ı kifaye olduğundan dinleyen birileri varsa, tahiyyetu’l-mescid namazı kılmak caizdir (İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, I, 546).

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.