DOLAR 18,6480 0.03%
EURO 19,6888 -0.04%
ALTIN 1.078,010,59
BITCOIN 3197630,40%
Afyonkarahisar

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TÜRK’ÜN YENİ KIZIL ELMASI ROMA

ABONE OL
2 Haziran 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 2 Haziran 2013 Pazar 03:00:00
  Sevgili Peygamberimizin hedef gösterdiği ve fethini müjdelediği İstanbul,un Türkler tarafından fetholunmasından sonra, Artık Türk’ün yeni Kızıl Elması “Roma”dır.
İstanbul’un fethinden sonra Türk milleti için Kızıl elma Roma’ya, St.Pierre’nin kubbesine taşınır. Burası Katolik dünyasının kalbidir. Türklerin hedefi artık Roma’dır. Zira Fatih döneminde yapılan Otranto (İtalya) seferinin sebebi de budur. Roma Kızıl elmasının düşürülmesidir. Atilla’dan sonra Roma’yı düşürmek Osmanlı Türklerinin büyük hedefleri arasındadır. Ne yazık ki bu Kızıl Elmayı koparmağa Fatih’in ömrü yetmeyecektir.
Fatihin Zehirlenmesi
İstanbul’u fethederek ehl-i salibin son kal’asını yıkan, Hz. Peygamberin övgüsüne nail olan Fatih Sultan Mehmed’i ortadan kaldırabilmek için Venediklilerin on dört defa suikast girişiminde bulunduğu bilinmektedir. Venedikliler bu on dört suikast girişiminde de başarılı olamamışlar, ancak on beşincisinde bu büyük Türk hakanını bir Yahudi’ye zehirlettirerek öldürtmüşlerdir.
Maestro Jacopa adlı Venedikli bir Yahudi, sözde Müslüman olarak “Yakup” adını almış, daha sonra paşa unvanını da alarak “Yakup Paşa” olan bu Yahudi dönmesi bu dönemde Fatih’in özel hekimliği mevkiine kadar yükselmiştir. Venedikliler bu dönme Yakup Paşa ile iki yüz elli bin düka altın karşılığında Fatih’i zehirlemesi için anlaşmışlardır.
Cennetmekân Fatih Sultan Mehmed Han, 27 Nisan 1481 günü, emrindeki üç yüz bin kişilik bir ordu ile İtalya üzerine yürümek maksadıyla İstanbul’dan hareket etmiştir. İşte o gün Yakup Paşa adlı bu Yahudi dönmesi Fatih’i zehirlemeye başlamıştır. Yahudi hekimin zehirin miktarını giderek artırması sonucunda, Fatih’in ciğerleri parçalanmaya başlamıştır. Daha sonra padişah kan kusmaya başlamış ve 3 Mayıs 1481 Perşembe günü, Üsküdar’la Gebze arasındaki Hünkar Çayırı (Maltepe) denen yerde vefat etmiştir. Padişaha suikast yapıldığı hemen duyulmuş ve Yahudi dönmesi Yakup Paşa altınlarına kavuşamadan askerler tarafından paramparça edilmiştir.
Fatih’in vefat haberi üzerine Avrupa’da büyük şenlikler yapılmış ve papanın emriyle kiliselerde üç gün boyunca çanlar çalınmıştır.
“Avni” mahlasıyla şiirler yazan ve yazdığı şiirleri küçük bir divanda toplayan Fatih, zamanın usta şairleri arasında gösterilir. Aşağıdaki şiir O’nun din ve dünya görüşünü göstermesi açısından dikkate değerdir.
“İmtisal-i “câhidü fillah” olupdur; niyyetüm
Din-i İslâm’ın mücerred gayretidür gayretüm.
Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i ricâlullah ile
Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm
Enbiyâ vü evliyâya istinâdüm var benim
Lûtf-i Hakk’dandur hemân ümmîd-i Feth ü nusretüm
Nefs ü mâl ile no’la kalsam cihanda ictihad
Hamdü-lillah var gazâya sâd hezârân rağbetüm
İy Muhammed mu’cizât-ı Ahmed-i Muhtâr ile
Umarım gaalib ola a’dâ-yı dîne devletüm.
(Niyetim Allah yolunda cihad etmektir. Bütün gayretim sadece İslâm içindir.
Niyetim, Allah’ın inâyeti, mâneviyat erlerinin himmeti ile, dinsizleri baştan başa kahr eylemektir.
Ben, Peygamberlere ve evliyalara dayanırım. Fetih ve başarı ümidim, sadece Allah’ın lütfüne bağlıdır.
Dünyada nefsim için çalışsam ve mal çokluğu ile güç kazansam ne önemi var. Allah’a hamdolsun, benim rağbetim gazayadır.
Ey Muhammed (s.a.v.) umarım ki, senin mucizelerinle, davletim din düşmanlarına galip gelecektir.)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.