DOLAR 16,9763 0.76%
EURO 17,4178 -0.8%
ALTIN 962,07-1,59
BITCOIN 334174-0,13%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

MÜSLÜMAN MALINI ALLAH YOLUNDA HARCARKEN MÜNAFIK DİNİNİ MAL YOLUNDA HARCAR

ABONE OL
26 Temmuz 2017 12:13
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 26 Temmuz 2017 Çarşamba 12:13:56
 

Kur’an-ı Kerim’de birçok ayeti kerimede zekât verilmesi emredilmiş, hakkıyla zekâtı verenler övülmüş ve kıyamet gününde büyük mükâfatlara nail olacakları müjdelenmiştir. Zekât verme emrinin hemen namazın ardından, namazla birlikte emredilmesi  önemi açısından ayrıca dikkate değerdir.
Yüce Allah, “Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar” (Bakara/3) dedikten sonra yine Bakara suresi 110 ve 261. âyetlerde şöyle buyrulmaktadır: “Namazı gereği gibi kılın. Zekâtı verin ve hayır işlerden nefisleriniz için önden her ne gönderirseniz, Allah katında onun sevabını bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görücü ve karşılığını vericidir.” (Bakara/110)
Yüce kitabımızda müşriklerin ve münafıkların özellikleri anlatılırken onların zekât vermediklerine ve cimri olduklarına dikkat çekilir:
“…Yazıklar olsun o müşriklere ki, onlar zekât vermezler ve ahireti de inkâr ederler ” (Fussilet suresi 6-7)
Arapçada İnfak, Münafık sözcükleri aynı kökten gelirler. Münafık infak etmeyen insan demektir.. Münafıkların ortak özellikleri çok cimri olmalarıdır. (bak. Tevbe, 75-76) Müslüman malını Allah yolunda harcarken, münafık dinini, imanını mal biriktirme yolunda harcar.
Sevgili peygamberimiz bir gün etrafındaki ashabına: “Altı konuda bana söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil olayım” buyurduklarında; Ashap: “Ey Allah’ın Resulü onlar nelerdir? Dediler.
Resulü Ekrem Efendimiz: “Namaz, zekât ve emanete riayet, nefsi zinadan, mideyi haramdan, dili kötü sözlerden korumaktır” cevabını verdiler. (Feyz’ül Kadir C: 2 Sayfa: 95 (Et-tergib ve’t terhib C:1, sayfa: 246)
Sevgili Peygamber Efendimizin bu hadisi şerifi Hacı Bektâşi Veli’nin: “Eline, diline, beline sahip ol!” sözlerinde kendisini bulmuştur.
Yüce Allah, namaz kılan ve zekâtını veren kulları için ebedi mutluluk yurdu olan cennetler hazırladığını beyan ederek, şöyle buyurmaktadır: “İnanıp yararlı işler işleyenlerin, namaz kılıp zekât verenlerin Rabb’ leri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”(Bakara/277)
Zekât: bir nevi Allah’a ödünç vermedir. Verilen bu sadakanın karşılığını Allah kat kat verecektir. Nitekim bir Ayeti Kerimede şöyle buyrulmaktadır;
“Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz Allah onu size kat, kat öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, Halim’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir)” (Tegabun: 67/17)
“(Ey ibadet edenler!) İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. (önceki Hıristiyanlar doğuya, Medine ve civarındakiler ise kuzeybatıya düşen Beyt-i Makids’e yüzlerini dönerek, Müslümanlarda önce Beyt-i Makdis’e dönerek inadet ediyorlardı. Burada gerek böyle gerekse namazda selam verirken yüzü doğu ve batıya dönerek selam vermek kastedilmektedir.) Fakat iyi ve erdemli (muttaki) kişi; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, Kitab’a (Kur’an’a) ve peygamberlere inanıp malı(nı), sevgisine rağmen (Allah rızası için) akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda/sokakta kalmışlara, dilenenlere ve boyunduruk altında bulunanlara (kurtulmaları için) veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, ahitleştiği zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşın şiddetlendiği anda sabredendir. İşte (imanlarında, yaptığı iyilik ve tatta) doğru olanlar onlardır. Ve takvaya erenler de onlardır.” (Bakara 2/177)
Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimiz ise, zekât konusunda şöyle buyuruyor: “Mallarınızı zekâtla koruyun. Hastalıklarınızı sadaka ile tedavi edin. Bela dalgalarına dua ve tazarru- Allah’a yalvarma ve yakarma- ile karşı koyun.”
Zekât: “Belayı önler ve ömrü uzatır.” ;”Suyun ateşi söndürdüğü gibi günahların azabını söndürür.” (Riyaz’ül Salihin Hadis no 1525)
İbni Ebi Ca’d: “Sadaka yetmiş kötülük kapısını kapatır.”diyor
Hz. Lokman, oğluna: “Oğlum! Bir hata işlediğinde hemen akabinde sadaka ver.” (Lokman: (a.s)) tavsiyesinde bulunmuştur.
Zekât, Allah’ın rızasını kazanmanın, dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmenin yoludur. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerimde; Allah yolunda yapılan her iyi ve güzel davranışın karşılığını vereceğini belirterek şöyle buyurmaktadır.
“Allah müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır.”(Tövbe,9/111) Zekât, Allah’ın verdiği nimetlere şükrün ifadesidir.*
“Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamayacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır.” (Bakara/267)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.