DOLAR 16,6100 -0.18%
EURO 17,3487 -0.28%
ALTIN 971,47-0,13
BITCOIN 337525-0,39%
Afyonkarahisar
22°

AÇIK

03:27

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Biz” olmak – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
18 Şubat 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 18 Şubat 2013 Pazartesi 02:00:00
  Kibirleniriz bazen. Küçük dağların yaradılışından kendimize pay çıkarırız.
Oysa sahip olduklarımızda çevremizin de hem payı, hem hakkı var.
Bunu ne kadar idrak edebilirsek, o kadar mutlu olacağız.
“Benlik” duygusu, sonu gelmez hırsların da habercisi. Sahip olmanın sonu yok. Ne kadar çok malımız-mülkümüz olursa olsun, bir fazlası mutlaka mevcut. Bu durum, insan hırsı için de geçerli. “Bir fazlası” mutlaka mevcut.
Asıl mutluluk ise, malı-mülkü “put” hâline getirmeden, paylaşabilmek. Paylaştıkça bereketlenir zira her şey.
Hatta sadece mal-mülk değil, paylaşılan her şey bereketlenir.
Mutluluk, neşe, sevgi, tebessüm…
Paylaştıkça, paylaşımcılığı artırdıkça güzelleşir hayat.
Peki “olmayan” ne yapsın?
Zaten cömertliğin bir kısmı da “olunca paylaşmak, olmayınca şükretmek” değil mi?
Atasözlerimize bile yansımış: Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
“Benlik” sevdamızdan kurtuldukça “biz” olabiliyoruz. “Biz” deyip geçmeyin. “Biz” olmak zordur.
Metne geçmeyen kuralları vardır “biz” olmanın. Ekmeği paylaşmak, suyu yudumlamaktır “biz” olmak. Birlikte yemek, birlikte içmek değil sadece, zorlukları da birlikte aşmak vardır “biz”in içinde. Son parasını, ihtiyacı olana vermek, onun gülümsemesiyle sevinebilmektir.
“Kendine yapılmasını istemediği bir hareketi, başkasına yapmamak” olarak tanımlanabilir “biz” olmak.
Ya da olumlu bir tanım kullanalım: Kendi için istediğini, sevdikleri ve tüm insanlar için de istemektir.
İnsan, kendi kadar yanındakini, arkasındakini, sağındakini, solundakini de düşündüğü zaman “biz” olmaya yönelir.
Düşenin dostu, mazlumun ah’ı olmaktır “biz”lik davası.
Gerçekten “biz” oluyorsak, son dönemlerin moda kavramı “ötekileştirme”yi de uzak tutarız kendimizden. Çünkü “biz”de, herkesi kendimizden görürüz.
Bugün toplumumuzun temel sorunu “biz” olma davasındaki eksikliğimiz. Anlaşmazlıklarımızın çoğu “ben”lik iddiamızdan. Başarısızlıklarımızın çoğu da öyle.
“Biz” oldukça güçleneceğiz oysa, bilmem farkında mıyız_
“Biz” oldukça özgürleşecek ruhumuz, sağlamlaşacak yuvamız.
İnternette son zamanlarda yaygınlaşan bir hikâye var. O yazıyı aktarmak isterim:
“Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir, ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır.
Onlara, ‘Haydi, şimdi başla! Birinci olan alacak!’
O an bütün çocuklar elele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler;
-Biz ‘ubuntu’ yaptık: Yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir?
Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.”
“Ubuntu”nun anlamı ise şöyleymiş: Ben, biz olduğumuz zaman ‘ben’im…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.