DOLAR 16,7027 0.33%
EURO 17,5233 0.37%
ALTIN 972,13-0,06
BITCOIN 334383-1,16%
Afyonkarahisar
22°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Cambaza mı bakıyoruz? – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
28 Kasım 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 28 Kasım 2011 Pazartesi 02:00:00
  Türkiye özellikle müslüman komşuları ile büyük problemler yaşarken, neredeyse savaşa tutuşacakken biz 80 yıl önce yaşadığımız “Tunceli-Dersim” olaylarıyla ilgili gündeme saplanıp kaldık ne yazık ki…
Hafta sonu televizyon kanallarına, gazete sayfalarına baktığımızda hemen hemen her köşede “Dersim” tartışmaları vardı. Herkes kendine göre biz mazlum, bir zalim anlatmaya çalışı-yordu. Birileri bir tarafı zalim-eşkiya olarak adde-derken, diğerleri öbür tarafı zalim-eşkiya olarak niteli-yordu.
Tüm bunlar yapılırken, tarafı önemli değil, hepsi de bu milletin öz varlığı olan, bu toprakların bir değeri olan isimler, kurumlar yerden yere vuruluyor, karşılıklı görüşler birbirinden mevzi kazanmanın mücadelesini veriyordu.
Bu tartışmaların arasına serpiştirilen haberler ya da haber bültenlerine baktığınızda ise Türkiye’nin komşularıyla yaşadığı sıkıntılar, savaş rüzgarları kendini gösteriyordu.
Tarihle yüzleşme, kendiyle hesaplaşma kılıfları ile Türkiye’nin “cambaza bak” oyununa kurban gittiği seyrediyoruz sanki hep birlikte. Biz “Yeni Dersim savaşları”nı seyrederken öte tarafta olanlar kimsenin umurunda değil maalesef.
Dünya kaynıyor, bu kaynamada en büyük kabarcıklar bizim çevremizden çıkıyor. Bundan 4-5 yıl önce azınlıkta kalan fakat tutarlı yaklaşımları ile dikkat çeken ilgililer, “Bir ucu Kafkasya’da, diğer ucu Kuzey Afrika’da olan coğrafyada önümüzdeki yıllarda büyük değişimler olacak. Bu değişimlerin son ve en zorlu kaleleri Türkiye ile İran olacak. Önce diğer ülkelerde dönüşüm sağlandıktan sonra tüm güçle bu iki ülkeye, Türkiye ve İran’a yüklenilecek” diyorlardı. Aradan çok uzun zaman geçmedi. Belki bir yıl kadar bir zaman sapması oldu. Bugün onların söyledikleri tablonun aynısı söz konusu coğrafyada hakim. Önyargısız bir gözle olup biteni izleyebilenler bunun farkına varıyorlar. Suriye sonrası güç merkezlerin odaklarının Türkiye ile İran’a çevrileceği ayan beyan ilan ediliyor.
Biz ne yapıyoruz? 80 sene önce hep birlikte yaşadığımız acılardan bugün yeni acılar çıkartmayı başarıyoruz kendimize. Düne kadar kahraman dediklerimize bugün hain diyoruz, masumca öldürüldüğünü söylediklerimizin ismi üzerinden yeni masumların kanı üzerine hesap yapıyoruz.
Madem tarihimizle yüzleşeceğiz, geçmişimizle hesaplaşacağız. Buna neden İzmir’den çıkıp Polatlı’ya kadar gelenler ile onların arkasındaki güçlerden başlamıyoruz. Neden Mısır’dan Hatay’a kadar Müslüman ordusunu kovalayanları, onlara destek olanlara hesap soramıyoruz. Doğu Anadolu’da “Moskof” zulmünü hatırlamıyoruz, Ermeni çetelerini, onların önünde duranları unutuyoruz? KKTC’de, Batı Trakya’da, Güneydoğu Anadolu’da görülecek hesaplarımız durup duruyor.
Tüm bu hesaplarımızı gördük de bugün sağ elin sol ele olan hesabına mı kaldık? Neden kendi kendimizin canını yakıp duruyoruz? Kabuk bağlayan yaralarımızı kanatacağız diye uğraşırken, kellemizi kesenleri, toprağımızı işgal edenleri, ırzımıza geçenleri, bebeklerimizi katledenleri bugün şeref misafiri olarak ağırlıyoruz?
Geçmişimizle yüzleşeceksek, birilerinden hesap soracaksak eğer, biz de hesap sorulmasını istiyoruz. Şair’in “Galip et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın” dediği orduya arkadan saldıranların, o ordunun askerlerinin geride bıraktığı kadınına, kızına, toprağına, onuruna göz dikenlerden hesap sorulmasını bekliyoruz.
Göz önündeki tartışmaların ardından, bu kavga gündeminin sonrasında yaşanacakları, biz cambaza bakarken, bugünden yarın için alınan kararların akıbetini merakla bekliyoruz.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.